Sayın Yaşar Uzun,
18.9.2006 tarihli mailinizi aldım. Ne kadar sevindiğimi anlatamam. Dost sesinizi öyle özlemiştim ki, o harikulade güzel şiir okuyuşunuz kulaklarımdan ve gönlümden gitmiyor. İnşallah en yakın zamanda o güzelliğe tekrar kavuşuruz. Sevgili dost, bu devirde insanların en çok muhtaç olduğu şey dostluk ama yalansız, riyasız, menfaatsiz, çıkarsız, ana sütü gibi tertemiz bir dostluk. Ben o dostu sizin müstesna şahsiyetinizde buldum. Ve onun hep devam etmesini diliyorum. Dikkat ederseniz son yıllarda radyolardan, televizyonladan dinlediğimiz şarkılarda hep “bir dost bulamadım, gün akşam oldu” bu duygular dile getiriliyor. Buna tek istisna olmadan hepimizin ama hepimizin herşeyden çok ihtiyacı var. Aşık Veysel,
“Dost, dost diye nicesine sarıldım,
Benim sadık yarim kara topraktır”
diyordu. O zaman biz onun en güzel örneğini verelim, biz başkalarına dost olalım, biz başkalarına sevgi dolu, saygı dolu, edep, incelik dolu yaklaşımlarla onlara hayatlarında tadamayacakları, göremeyecekleri sevgiyi gösterelim. Mana büyüklerinden biri “Çevremde ışık bulamıyorum diye niye yakınıyorsun, sen kendin ışık olsana” diyor. Evet başkaları bize göstermiyorsa biz başkalarına gösterelim, onlara sevgi dolu, saygı dolu, edep ve incelik dolu en güzel duygularla yaklaşalım. Ne kaybederiz. Hiçbir şey. Ama belki en güzel şeyleri kazanırız. En yakın zamanda yeni maillerinizi bekliyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Allah’ın selameti üzerinize olsun.
Sabri Tandoğan
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz Yazan Yaşar Uzun
Cvp: Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz Yazan Sabri Tandoğan