Sayın Şahin Bey,
8.5.2009 tarihli mailinizi aldım.
Kıymetli yavrum, lütfedip gönderdiğiniz mail bizi öyle mutlu etti ki Allah sizden razı olsun. Kadir kıymet bilmek ne güzel bir olay. Üstelik bizim harikulâde güzel bir atasözümüz var: “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” diye. Geothe’nin masasındaki o mürekkep lekesi bütün insanlar için ne güzel bir örnek. Bugün acaba yeryüzünde bizim kadar tarihine ilgisiz, kayıtsız, hatta zaman zaman düşman olan ikinci bir millet var mı? Bize vatan şairi diye öğretilen Tevfik Fikret’i, Abdülhamit’e suikast yapan bir Ermeni komitacıya alkışlar düzen bir kimseyi, tutmuşuz göklere çıkartmışız. “Bir Lahza-i Teahhür” şiirinde (Bir anlık gecikme), Fikret, “Ey şanlı avcı, attın ama vurmadın” diyor. Yarabbi, bu kadar şuursuzluk ancak bizim aydın geçinenlerimizde olabilir. Bunun dünyada bir eşi yoktur. Osmanlı tarihinin en muhteşem padişahlarından biri olan Sultan Abdülhamit’e bu düşmanlık niçin? Bırakın Türk tarihçilerini, Batı tarihçilerini okuyun. Hepsi Abdülhamit’e hayran. Bir Fransız tarihçisi Abdülhamit’i ondokuzuncu yüzyılın en büyük zekası diye gösteriyor. Ama bizim sözümona çağdaş, ilerici, devrimci geçinen beyinsizlerimiz hala ona küfrediyorlar. Bunlar rezil, aşağılık, şempanzeler.
Tarihine saygı göstermeyen insanların geleceği de olamaz. Bu nedenle yazdığınız güzel mail için size çok teşekkür ediyor, saygılarımızı sunuyoruz.
Sabri Tandoğan