Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Sayın Nesim Bey’den aldığımız sunum
Gönderen : Nesim
Tarih : 5/11/2009 6:06:16 AM


 


Çevrene bak;


Acısı, üzüntüsü olmayan var mı?


Dünya halidir bu .


Tatlısı az, acısı fazladır.


Sevinci az, üzüntüsü çoktur.


Çevrene bak;


Babalara , annelere


Kardeşlere, dostlara


Evlere, işyerlerine bak.


Çoğunun acılarına yürek dayanmaz.


Çoğu evde bir inilti,


Bir çığlık, bir feryat.


Her gözden bir yaş akar.


Fakat her şeye rağmen


Nice felaketlere sabredenler var.


Acıyı yüreklerine akıtanlar var.


Bir lokma ekmeği bulamayan,


Hayatın ağır yükünü,


Cılız bedenleriyle taşımaya çalışanlar var.


 


Çevrene bak;


Yalnız sen değilsin,


Sıkıntı, üzüntü ve acıyla kıvranan.


Yalnız sen değilsin,


Dünya cenderesinde ezilen.


Yalnız sen değilsin,


Umduğunu bulamayan.


Belki başkasına oranla,


Senin gülmen gerek.


Haline şükredip sevinmen gerek.


 


 


Çevrene bak;


Nice hasta var;


Yıllarca yatağında kıvranan,


Acı ve sızı ile inleyen.


Nice yoksul var;


Karınlarını doyuracak bir gıdayla


Evine dönmeyi hayal eden.


Nice kimsesiz, yaşlı var;


Konuşacak, halini soracak,


Yüzüne gülümseyecek birini gözleyen.


Ceza evlerinde nice hükümlü var;


Yıllardır güneş görmemiş,


Hücresinin dışına çıkmamış.


Nice anne baba var;


Genç yaşta çocuklarını,


Ciğerparelerini kaybetmiş.


Nice evler, saraylar var;


Neşe ve sevinç cıvıltılarıyla yaşarken,


Bir anda harabeye dönmüş.


 


Çevrene bak;


Hayatın artısı ile eksisi,


Müspeti ile menfisi,


Tatlısı ile acısı,


Sevinci ile üzüntüsü


Hep bir arada


Acı olmayınca tatlının değeri olmaz.


Kötülük görülmeyince iyiliğin değeri bilinmez.


Yaşlılık olmazsa gençliğin,


Hastalık olmazsa sağlığın,


Yoksulluk olmazsa varlığın değeri anlaşılmaz.


O halde hayatı olduğu gibi kabul et.


Ve onunla barışık ol.


Sahip olduğun şeylere şükret.


Çevrenle yakın ol, onları mutlu et.


Gerektiğinde bağışla, affet.


Bazen de görmezden gel. 


İmkansızın peşinden koşma.


Çünkü dünya,


Her şeyi ele geçirmenin yurdu değildir.


 


İnsanlığın Efendisi son İlahi Elçi bile


Taşlandı,mübarek yüzü ve başı yaralandı...


Öz yurdundan çıkarıldı.


En yakınları öldürüldü.


Gıda bulamadı, ağaç yapraklarını yedi.


Açlıktan karnına taş bağladı.


Elçiliği inkâr edildi.


Şair, sihirbaz, yalancı dendi.


Tarihe mal olmuş tüm büyükler,


Benzeri acılar çekmedi mi?


Hz.Zekeriya öldürüldü.


Hz.Yahya boğazlandı.


Hz.Musa yurdundan kovuldu.


Hz.İbrahim ateşe atıldı.


Fakat hiç biri,


Derdini büyütmedi.


Hayattan vazgeçmedi.


Ümidini kesmedi.


Yaşama umudunu kırmadı.


 


Ve unutma ki;


Bu dünya,


Herkes için olduğu gibi,


Senin için de geçicidir.


Zira asıl hayat ileridedir !


 


 


Selam, sevgi ve saygılarımla


Nesim

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]