Sayın “Gönül Dostu”,
13.5.2009 tarihli mailinizi aldım.
Kıymetli yavrum,
1- Bir kimsenin hanım arkadaşına veya nişanlısına “düdük” diye hitabetmesi hayatta yapılabilecek en büyük kabalık, eşeklik, hayvanlık, şerefsizlik, rezilliktir. Bir kimsenin bunu kabullenmesi, televizyonda milyonlara duyurması ise hafsalanın alamayacağı bir gaflettir, delalettir. Kendi özüne ihanettir. Bunları duymak bile beni öyle üzüyor, öyle incitiyor ki. Bir insanın sevdiği kadına sert bir sesle hitabetmesini bile aklım, hafsalam almıyor. Kırk dört yıl evli kaldım. Bu kırk dört yıl içinde bir kere bile eşimin önünde ayak ayak üstüne atıp oturmadım. Bir kere bile ondan su istemeye kıyamadım. Ona hep hergün artan bir dozajda sevgiyle, saygıyla, edeple, ihtiramla muammele ettim. Çağın en muhteşem evliliğini biz yaşadık. Böyle kaba sözleri, kaba hareketleri işitmek beni öyle üzüyor, öyle incitiyor ki adeta dünyam yıkılıyor. Ne olur birbirimize hep edeple, saygıyla muammele edelim, birbirimizi kırmayalım. Şu dünya üzerinde hepimiz geçici misafirleriz. Hiçbirimiz yarın sabaha çıkacağımızı bilmiyoruz. Sevgiyle yaşayalım, sevgiyle girelim toprağa.
2-Bu kadar kaba, bu kadar çirkin, bu kadar adi bir hitap bir kadını memnun ediyorsa bana göre o kadın bir ruh hastasıdır. Acilen tedavisi gerekir.
3- Böyle bir ilişki evliliğe giderse kısa sürede o evlilik kavga, gürültü, hakaret ve kötü sözle nihayet bulur.
4- Arkadaşlık ilişkileri saygıyla, edeple, incelikle başlamalı, ve bir ömür boyu gittikçe artan bir dozajda güzelliklere, yüceliklere doğru yol almalıdır. Necip Fazıl Kısakürek “Bir Adam Yaratmak” adlı eserinde “Kadınla erkek arasında öyle hassas bir cazibe muhiti var ki en olmayacak sebeplerle bir anda renk gibi uçar, duman gibi dağılır. Ve artık hiçbir gayret ve fedakarlık onu geriye iade edemez.” diyor. Sade kullandığımız kelimelere değil onları nasıl kullandığımıza da dikkat etmeliyiz. Bazan sert bir ses tonu bütün güzellikleri bir anda yıkabilir. Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak Hz. Musa’yı firavunu Hakka davetle görevlendirir. Ve “Ya Musa, firavunla konuşurken yumuşak ve tatlı söyle” Buyurur. Firavunla konuşurken bile yumuşak ve tatlı bir sesle konuşmamız emrediliyorken bir dostumuzla, arkadaşımızla, sevgilimizle konuşurken daha da hassas, daha da dikkatli olmamız gerekmez mi?
5- Ortada değer yargısı kalmadı ki. Herşeyimizi elimizden aldılar, çaldılar. Dilimizi, dinimizi, örf, adetimizi, yaşama üslubumuzu, beşeri münasebetlerimizi hatta aşkımız çaldılar, tahrip ettiler. Böyle bir toplumda duyan, düşünen, acı çeken, ıstırap çeken insanların kendilerini yeniden inşa etmeleri gerekiyor.
6- Hayata anlam veren en önemli şey aşktır. Aşksız insanların Allah’a, Peygambere aşkla bağlanmayan insanların bir hayvandan farkı nedir?
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Hayatı güzelleştiren unsurlar saygıdır, edeptir, inceliktir, zarafettir Yazan "Gönül Dostu"
Cvp: Hayatı güzelleştiren unsurlar saygıdır, edeptir, inceliktir, zarafettir Yazan Sabri Tandoğan