Merhaba Sabri amca;
Sizi çok özledim. Birkaç gündür bayağı hastayım; ateşim çok yükseldi; doktora gittik; bademciklerim çok kötü olmuş; ilaç verdi doktor birkaç tane; rapor verdi bir de; işe gidemedim tabii! Birkaç kez aradılar işten işle ilgili. O kız çok suratlı konuştu benimle telefonda. Çok kötüniyetli insanlarla çalışıyorum işyerinde Sabri amca. O insanların samimiyetsizliklerini hissettiğim için de onların yanında aşırı negatif elektrik alıyorum onlardan. Bir tek o resim yapan çocuk iyi bir çocuk, iyiniyetli, o da benim gibi yumuşak huylu; zaten o da zorlanıyor aynı sebeplerden o insanlarla aynı ortamda çalışıyor olmaktan. Ama ne yazık ki burdan çıkıp başka işe girsem yine karşılaşacağımı biliyorum böyle insanlarla. Hayat böyle ne yazık ki. İşlerim aysonu olduğu için çoktur şimdi; o nedenle yarın işe gitmeyi düşünüyorum; hem kimse de olmayacağı için şirkette rahat rahat işimi yaparım ve toparlarım diye düşünüyorum. İnşallah 21 Kasımdaki konferansınıza gelmek istiyorum Allah'tan bir mani çıkmazsa; sizi de okadar özledim ki! İnşallah görüşmek kısmet olur. Sabah kahvaltımı yapıp ilaçlarımı içtim, uzandım biraz ve şimdi size mail yazıyorum; karşımda da pencereden ağaçların güzelliğini seyrediyorum biryandan, hafif hafif yağan yağmur damlaları eşliğinde. Etraf okadar sakin ve sessiz görünüyorki! Karşımda yemyeşil upuzun ağaçlardan başka hiçbirşey görmüyorum uzandığım yerde şuan; o kadar dinlendiriyor ve rahatlatıyor ki beni yeşil! Keşke insanın hayatında karşılaştığı herşey böyle yeşilliklerle dolu olsa! Ama olmuyor tabii. Hayatın amacı bu! Herşey yemyeşil olsa biz nasıl tekamul edeceğiz; öyle değil mi Sabri amca! Hayatta bir sürü imtihan çıkacak karşımıza öyle değil mi! Önemli olan; karşımıza çıkan her imtihanı en güzel şekilde verebilmek, onlardan ders alabilmek! Karşımıza yeşil de çıkacak, beyaz da, siyah da. İnşallah hayatımızdaki yeşillerin kıymetini bilip şükretmeyi; siyahlardan da ders alıp tekamul edebilmeyi Allah nasip eder.
Sevgi ve saygıyla ellerinizden öpüyorum Sabri amca.