Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Sayın Nermin Hanım’dan aldığımız sunum
Gönderen : Nermin
Tarih : 7/22/2010 5:07:52 PM


 


22 07 2010


GÖNÜL SOHBETLERİ CİLT 5


Haddini Bilmek


Uzun yıllar önceydi. Sıra olimpiyat müsabakalarında haltere gelmişti. Bulgar Vasilevski üst üste rekorlar kırıyordu, çok iyi hazırlanmıştı. Olimpiyat rekorunu da kırdıktan sonra devam edecek misin, diye sordular, çok az bir kilo koydular. Üst üste o kadar rekoru kıran Vasilevski konulan o miktarı kaldıramadı. Yıkıldı. Halter bir tarafa kendi bir tarafa gitti. Bu durum beni çok etkiledi.. Yıllarca düşündürdü. Demek ki insan gücünün bir sınırı vardı ve akıllı insanlar, o güçlerinin sınırında durmasını bilen kimselerdi. Gel gör ki, o durmasını bilenler, çok az oluyor. Bü­yümenin sarhoşluğu insanları alıp götürüyor. Ekonomi kitap­larında buna büyümenin tehlikeleri deniliyor. Belki de en büyük sorun burada ortaya çıkıyor. Gücünün nereye kadar devam edeceğini bilmek. Nerede durmak gerektiğini bilmek. Ticarî ha­yatta buna nice örnekler gösterebiliriz. Bir işyeri açılıyor, tutu­luyor, beğeniliyor bir süre el üstünde tutuluyor ama nefis, bü­yümenin sarhoşluğu orada devreye giriyor. Başlıyorlar arka ar­kaya yeni şubeler açmaya, ama bir noktadan sonra hesaplı, kitaplı, plânlı gidilmediği için tökezleme başlıyor. O pıtrak gibi çoğalan şubeler birden yok oluyorlar. Tabi bu arada eldeki de gidiyor. Bu misâlleri hayatın her alanında görebilir, bulabiliriz. Bu siyasette de böyle.


 


Yıllar önceydi. Genç bir lise öğrencisiydim. Erhan Löker isimli bir avukatın yazdığı “Bir Gün Sovyet Rusya Yıkılırsa” isimli eser, kitap dünyasında bomba gibi patlamış, yıllarca eleştiri konusu olmuştu. Bazı kimseler tebessümle “Canım efendim olacak iş mi bu?” diyorlardı. Hiç koskoca Sovyet İmparatorluğu yıkılır mıydı. Ama gün geçti, devran değişti. Erhan Löker’in dediği oldu. O koca imparatorluğu kuranların heykelleri yerlerde sürüklendi. Bugüne kadar tarih bize şunu gösterdi. Dünyanın neresinde olursa olsun, zulüm hiçbir zaman payidar olmadı. Bundan sonra da olmayacak


                                       SABRİ TANDOĞAN


Çok kıymetli büyüğüm;sizi tanımış olmak ne büyük bir şeref ne yüce bir lütuf, inşallah layık olabilirim.Sarı güller gibi kokan güzel ellerinizden en içten sevgi ve saygılarımla öpüyorum.


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]