Sevgili Üstâdım Sabri Bey ve Saygıdeğer Dostlar,
“Varlık içinde yokluk yaşamak” diye güzel bir deyim var.
Doğrusu, hayatım boyunca insanlığın varlık içinde darlığa ve yokluğa nasıl talim ettiğine hep şaşmışımdır!
Kolaylık zorluğun hemen yanına zaptürapt edilmiştir; bunun ilâhî bir kaide olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak, dünyada işler farklı yürüyor!
Hakiki zorların yanında, onlara karşılık lutfedilmiş ve mukadder kılınmış kolaylara iltifat edilen bir dünya değil dünyamız!
Bu dünya, kolayları bile zor etme azminde!! Şaşmamak imkânsız!!
Koca dünya çözümsüzlük peşinde!!
Çözmek, çözüm, çâre, derman bu dünyanın sevmediği şeyler…
Teşbihte hata olmaz, bu dünya Yecüc-Mecüc’ü sever de Zülkarneyn’i sevmez!!
Halbuki, Zülkarneyn kurtuluştur, huzurdur, barıştır, bolluktur, dermandır, kolaylıktır!!
Bu satırları Sayın Talat Öncü’nün asil çilesini okuduğum için yazıyorum.
Talat Bey’in ismine ve hikâyesine, arşivimi ayıkladıktan sonra ve birikmiş çok sayıda dergiyi elden çıkartmak istediğimde rastladım.
O şöyle tanıtıyordu kendisini…
http://www.oncu.com/kitapalinir.htm
Ardından kütüphane projesinden bahsediyordu…
http://www.oncu.com/tallib/kutuphaneprojesi1.htm
Hikâyesi de şöyleydi…
http://www.bursahakimiyet.com.tr/haberDetay.aspx?hid=800
Detaylar okunduğu zaman görülecektir ki, aslında zor olan başarılmış da geriye en kolay olan kalmış!
Bu dünya, bu memleket Talat Bey’in bu basit, bu kolay talebine süratle mukabele eder mi acaba?!
En kalbî dualarımda, Talat Bey’in de muradına ermesini ekliyorum…
Mâdemki biz, dünyanın türlü türlü işine bu yönde kafa yorabiliyor ve arızaları tespit ve teşhis edebiliyoruz; o halde bu dünyanın kötü huyundan vazgeçmesi için umut var demektir!Dünya, hep zahmet değil; rahmet de üretebilecek demektir!
Allah’a bağlanmış en kalbî ümitlerle,
Neş’elerle,
Saadetlerle,
Selam ve saygılarla,
Kardan Adam