Sayın Berrin Hanım,
28.4.2011 tarihli mailinizi aldım.
1-) Değerli yavrum, bu suali hemen her gün yüzlerce insan soruyor. Fakat hiçkimse Nice ve Cannes plajlarına giderek bikinili güzelleri seyretmek için milyonlarca dolar harcayan insan müsveddelerinden söz açmıyor. Onun için kusura bakma bu tip sorular beni çok rahatsız ediyor. Nice ve Cannes plajlarına gidenlere hay hay, umreye gidenlere vay vay. Bu mu adalet, bu mu insanlık, bu mu aydın insan olmak? Bu soruyu işitmek, bu soruya muhatap olmak beni insanlık adına utandırıyor.
2-) Böylesi ... çocuklarına sadece küfredilir. Onlar hiçbir zaman adam olmazlar. İnsan olmazlar. Boşuna onlarla uğraşmayalım.
3-) Kıymetli yavrum, bir Beethoven’i, bir Chaykovski’yi, bir Geothe’yi sağlıklarında kaç kişi tanıyordu ki? İşte kutuplar da böyledir. Belki onlar yanıbaşımızdadır. Bizimle aynı apartmanda oturuyorlardır. Aynı fırının ekmeğini yiyorlardır. Ama onlar öylesine bir gizlilik içindedirler ki belki apartmana girer çıkarken yüzlerce defa görürüz de hiç farkında bile olmayız. Ne zaman biz mana yolunda yürümeye başlar, lüzumsuz sorulardan kurtulur, kendimizi aşk ile Allah yolunda yürümeye verirsek yavaş yavaş o güzel insanları görmeye, tanımaya başlarız ve bunun mutluluğunu yaşarız.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Bir siz dahi sizde bulun benim bende bulduğumu-Yunus Emre Yazan Berrin
Cvp: Bir siz dahi sizde bulun benim bende bulduğumu-Yunus Emre Yazan Sabri Tandoğan