Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Ne ekersen onu biçersin
Gönderen : Fatmagül
Tarih : 1/24/2007 9:16:47 AM


Selam ,sevgi ve saygıların en sonsuzu ile merhabalar... Düşüncelerin,fikirlerin,sorunların rahatça paylaşıldığı bu ortamı yarattığınız için sonsuz teşekkürler... Sizin sohbetlerinizde, hep böyle paylaşıma açık... Karşınızdaki insanlara söz hakkı vererek,kendini ifade etmesine imkan veriyorsunuz. Bu insanın gelişmesi,sorunlarını ortaya koyabilmesi,yanlışlarını görebilmesi için önemli bir fırsat...Allah sizden de, tüm emeği geçenlerden de razı olsun.. Efendim,pazar günü Meltem TV.deki sohbetiniz beni çok etkiledi. Allah razı olsun. Dilinize ,gönlünüze sağlık. Kimsenin söylemeye cesaret edemediği gerçekleri ne güzel haykırdınız. Acısını içimizde duyduğumuz,bizlerin de duygu ve düşüncelerine tercüman oldunuz. Allah razı olsun. Ülkemizi borçtan kurtarmak için, öneriniz ışığında bir kampanya açılırsa, ben de kulağımdaki küpeyi, boynumdaki kolyeyi vermeye hazırım. Efendim, siz ülkemizin yüz akısınız. Ferdin, ailenin, toplumun yarasına en doğru teşhisi koyuyor; Ve en doğru tedavi yöntemi ve yolunu gösteriyorsunuz.İnşallah,akl-ı selim sahibi, sağ duyulu insanlar,bu tespitlerinizi göz önünde tutarak reçetenizi uygular... toplum olarakta,birey olarakta,aile olarakta düze çıkarız... İçinde bulunduğumuz hicri yeni yılın ilk ayı olan Muharrem ayındayız.. Cümlemize mübarek olsun. İnşallah yeni yılda, iyiliğe, güzelliğe, doğruluğa atılacak adımlarla hayatımızda tertemiz sayfalar açılır. Yüce Allah (cc) insanlığa rahmet olsun diye gönderdiği peygamberine vahiy yolu ile son kutsal kitabını indiriyor... Bunu ,önce yakınlarına ,sonra çevresine,sonra tüm alemlere yaymasını emrediyor...Yüce Peygamberimiz, bu emir doğrultusunda hareket ediyor. Ama küçük menfaatlerini,kibirlerini, gururlarını aşamayanlar, inanmayanlar tarafından her türlü kötülüğe,iftiraya maruz kalıyor. Ona inanan mü'minler de aynı zülmü yaşıyor. Hatta bir çok Mü'min işkence görüyor. Allah'ın emriyle,işkence gören müminlerin göç etmesi peygamberimiz tarafından bildiriliyor. İlk göç kafilesi Habeşistan'a gidiyor. Oranın hükümdarı,Necaşi tarafından hoş karşılanıyor,inançlarının gereğini rahatça yerine getiriyorlar. Daha sonra Peygamberimiz,göç edecek olanlara Medine'yi istikamet gösteriyor.Müşriklerin zulmü arttıkça artıyor. Peygamberimize suikast düzenlendiği gün ,Allah ona da hicret etmesini emrediyor. Devesi ve can yoldaşı,Hz.Ebubekir ile birlikte mucizelerle dolu ,uzun bir yolculuktan sonra Allah'ın yardımı ile, sağ salim Medine'ye ulaşıyorlar... Medine halkı ve oraya göç eden müslümanlar, Peygamberimizi büyük bir coşku ile karşılıyorlar... Daha sonra, Ensar, (yardımcı)diye anılacak olan Medine halkı ile,Mekkeli müslümanlar,kardeş gibi yaşıyor.. Ekmeğini ,evini,barkını bölüşüyor.İslamiyet gelişiyor,büyüyor... Peygamberimizin Medineye hicret ettiği günü,başlangıç kabul ederek ; "Resulullah'ın gelişinden 1 ay ,2 ay sonra" diye, o günü hicri tarih olarak kullanmaya başlıyorlar. Hakk ile; Zulme,inkara,yalan dolana karşı verilen mücadele uğruna topraklarından sürülen müslümanların,inançlarını yaşamak,ibadetlerini özgürce yapmak. Yaşamak,gelişmek, Hak'kı söylemek, hayatını doğru dürüst, aşkla yaşamak uğruna yapılan "Hicret"olayı insanlık kültür tarihinin en önemli olaylarından biridir. Hakikatin; batıla,İnancın;inkara,doğrunun;yalana karşı durduğu bir mücadeledir. İslam, Allah'ın insanlığı kemale ulaştırdığı son aşamadır. Allah'ın gönderdiği ,diğer dinler ve peygamberler,bu aşamanın ilk merhaleleri, ilk basamaklarıdır. İnsanlık kültürünün en üst basamağıdır islamiyet. Gerçek manada yaşandığında insanlar,olgunlukta, en üst seviyeye gelecek; toplum olarakta,en uygar,medeni seviyeye yükselecektir. Bunun en güzel örneğini "saadet devri" denilen Peygamber Efendimizin yaşadığı devir gösteriyor.Dil,din ,ırk ayırımı göstermeksizin; Tüm insanlara kucak açan islami anlayış; İnsanları,huzura, mutluluğa götürecek,kardeşlik, dostluk içinde yaşamayı sağlıyacak tek yoldur. Komşusu aç iken tok yatamayan, kul Hakkı için inanılmayacak hassasiyet gösteren müslüman için ,kazaya veya zulme uğrayan kim olursa olsun, dili, dini, ırkı önemli değildir. Kendi canına yandığı gibi ona da yanar.Çünkü biz, kimseyi canımızdan ayırt etmemişiz.Açmışız kollarımızı kocamaan sevgimizle bütün dünyayı kucaklamışız... Kucaklayacağız.. Mevlana gibi, Yunus gibi.. Mevlana Hazretleri Mesnevisini farsça yazmış... Amacı tüm insanlara hitap etmek.Onlara da derman olmak. 72 MİLLETE BİR GÖZ İLE BAKMAYAN ŞER'AN EVLİYA OLSA HAKİKATTE ASİDİR. Diyen bir inanca sahibiz. Allah'ın kulluğa layık gördüğü için herkes,sevmeye,sevilmeye layıktır. Bizim inancımıza göre. Biz Çanakkale'de,savaş sırasında inleyen bir düşman askerini;ölümü göze alarak,düşman siperine taşıyan Mehmetçiklerin torunlarıyız. Bizim mayamızda, kalleşlik, arkadan vurma yoktur. Bizim toprağımızda yaşayan herkes canımız ciğerimizdir. Böyle olduğumuz için bize diş bileyen, her fırsatta kinlerini kusanlar,birgün kendi kinleri,nefretleri içinde boğulacak; Biz tüm dünya'ya sevginin, dostluğun, paylaşmanın çiçeklerini sunmaya devam edeceğiz... Saygıların,sevgi ve selamların hiç bitmeyecek olanı ile;Sizi ve tüm gönül dostlarını kucaklıyorum. Fatmagül


Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :

Ne ekersen onu biçersin Yazan Fatmagül
Cvp: Ne ekersen onu biçersin Yazan Sabri Tandoğan

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]