Sevgili Babacığım, Kıymetli Dostlarım, Hepinizi özlemle kucaklıyorum. Günümüz Mübarek olsun.
Babacığım izin verirseniz aşağıdaki duayı sizlerle paylaşmak isterim.
Okunuşu:
Allahümmağfirliy hatıy etiy ve cehliy ve israfiy fiy emri; ve ma ente â’lemu bihi minniy…Allahümmağfirliy hezliy ve ciddiy ve hataiy ve amdiy ve küllü zâlike indiy.
Anlamı:
Allahım, hatalarımı, cehâletimi, emrinde haddimi aşmamı bağışla ve benden daha iyi bildiğin hatalarımı da…Allahım, lâtifeyle yaptığımı, ciddi olarak yaptığımı, bilmeyerek veya kasden yaptığım yanlış hareketlerimi de bağışla…İtiraf ediyorum ki bunların hepsi de bende mevcût!..
Bilgi:
Resulûllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ashabından Ebû Musa el Eşari Radıyallahu Anh, Efendimiz’in böyle istiğfar ettiğini bize naklediyor.
“Geçmiş ve gelecek tüm kusurlarını Allah bağışlamıştır” âyeti Kur’ân-ı Kerim’in Fetih Suresinde yer alırken; gene de Rasulullâh Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz bu şekilde istiğfara devam ediyor…Acaba niçin?.. Bunu biraz düşünmemiz gerekmez mi?
Konunun derinliklerini bir yana bırakırsak, en azından, sınırlı ve kusurlu varlıklar olarak “halifetullah” olmaya yakışmayan davranışlar içindeyiz… Ve en tabii yaşantımızı içinde dahi, yani yukarıda sayılan hallerde dahi, hakikatimizin hakkını eda edememek yüzünden nefsimize zulmetmekteyiz. Ve unutmayalım ki, sadece dünyada birtakım çalışmalar yaparak ölümötesi sonuz yaşamın sonsuz güzelliklerini elde etme imkanına sahip olabileceğiz.
Öyle ise, elden geldiğince, dünyada bırakıp gideceğimiz ve bir daha hiç aklımıza gelmeyecek şeyler için tüm beynimizi harcayacağımıza, hallerimizin ardına geçip, öze yönelelim; ve noksanlarımızı idrak edelim.
Ahmed Hulusi (Dua ve Zikir kitabından)
Sonsuz Hürmetlerimle..
Cahide