Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : "Zan ile yakiyn hâsıl olmaz."
Gönderen : "Mayıs"
Tarih : 8/29/2015 10:58:36 AM


Sevgili Gönül Dotlarımı saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak isterim.


Sabri Babamla üç hafta kadar önce yaptığımız telefon görüşmemizde kendisine Beethowen'ın yaşam öyküsünü anlatan bir eser okuduğumu söyleyince, çok heyecanlanmışlar ve ilk görüşmemizde bana biraz anlatırsın demişlerdi.


Kısmet değilmiş. Görüştük ama Beethowendan bahsetmedik. Ancak ben telefonda ünlü müzisyeni ne kadar yanlış tanıdığımdan bahsettim. Beethowen'ı yapı olarak münzevi, insanlarla bir arada bulunmaktan hoşlanmayan, biraz da yabani biri olarak düşünürdüm hep. Öyle ZANNEDERDİM. Oysa bu büyük sanatçı, bir dostuna yazdığı mektupta insanlarla ne kadar çok beraber olmak istediğini, cıvıl cıvıl ortamlardan çok hoşlandığını, lakin duyma probleminin onu ıssızlığa mahkum ettiğini yazmış. Yani benim zannımın tam tersi bir durum söz konusuymuş.


Sabri Babam, bu sözlerim üzerine hayatımızın hep zanlar içinde geçtiğini, oysa Osmanlı'daki Mecelle Kanunu'nun ilk maddesindeki gibi Zan ile yakiynin hasıl olamayacağını belirttiler. Yani zan ile gerçeklik bir arada olamaz diye devam ettiler. Bir olaydan yüzde yüz emin olmadığım takdirde yorum yapmamamı öğütlediler. Zorla bir yorum yaptırmak isteyenin de istediği kadar bekleyebileceğini, bizim sessizce durmamızın yeterli olacağını da lütfedip belirttiler. Hayırlara vesile olması ümidiyle...


 Sabri Babamızla aramda geçen bu telefon görüşmesini kaleme almak istedim. Ne de olsa "Söz uçar, yazı kalır."


Allah'a emanet olun kıymetli Dostlar...


Babacığım mekanınız cennet olsun. Çok sevdiğiniz, adı geçtiğinde gözlerinizin aşkla çakmak çakmak olduğu Peygamber Efendimiz'e komşu olunuz inşaAllah.


Mayıs


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]