|
Konu : Allah'ı anmaktan ve ilahi hakikatlerden uzaklaşmak kalbi katılaştırır.
Gönderen :
Sabri Babadan Selam
Tarih :
9/10/2015 12:37:00 PM
.
Kıymetli yavrum,
Kur’an-ı Kerim bize, mühürlü, kilitli, perdeli, kaba, kör, katı, hasta kalplerden bahsetmektedir. Mühürlü kalplerin, hakka ve hayra karşı kapıları kapanmış, insanî ve mânevî hayat ile ilgileri kesilmiştir. Kilitli kalpler, ya dünya nimetleri ile azgınlaşmış, şımarmış ya da bir gönül kırarak hak nurundan mahrum kalmışlardır. Pişmanlık duyup, tövbe edip, özür dileyip, burnu sürtülmedikçe o kilit açılmaz.
İşlenen günahlar, önyargılar, hayat ve insan hakkındaki yanlış tespitler, kalbin perdeleridir.
Efendim, ben yalnız kazanacağım paraya bakarım, hiçbir şey beni ilgilendirmez, boş ver gitsin diyenlerin, başına torba bağlayıp, yeminden başka şey düşünmeyenlerin kalpleri gittikçe kabalaşır.
Kalbin körlüğü, hilkat ve hayat tecellilerinden mahrumiyettir. Yunus, “Taş gönülden ne biter” der. Katılık, kalbin hastalıklarından biridir. Öyle katılaşır ki bazı kalpler, taş onların yanında yumuşak kalır. Böyle kalpler itaat bilmez, irşattan anlamaz, merhamet ve şefkâtin zerresinden habersizdir. Kalbin katılık hastalığı, Allah’ı hatırlamamak ve uzun bir zaman ilâhi hakikatlerle ünsiyetten mahrum kalmak neticesi gelir. Kalpler Hak nuruna dönmedikçe körelir. Kur’ân-ı Kerim okumak, ibâdet, zikir, Hak sohbeti, doğa güzellikleri kalbin en güzel gıdalarıdır. Dünya ahiretin tarlasıdır. Ne ekersek, onu biçeceğiz. Kur’an-ı Kerim’le daimi bir ünsiyet ve beraberlik içinde olanlar, dünya hayatında da, ahiret hayatında da daimi kazançlı çıkarlar. Burada ne ekmişse herkes orada onu biçecektir. Herkes, yaşadığı gibi ölecek, öldüğü gibi kabirden kalkacak, kalktığı gibi Allah’ın huzuruna varacaktır.
İnsanoğlu, çok defa kendi huyu dolayısıyla hasta oluyor, çok duygusuz bulunduğu için de, hastalığını hissetmiyor.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan
|