Kıymetli yavrum,
Günümüzde, kendi kendilerine ehli tasavvuf diyen bir garip, bir acayip yaratıklar var. Abdest almazlar, namaz kılmazlar, oruç tutmazlar, sağlıkları ve imkânları müsait olduğu halde Hacca gitmezler, ama söz tasavvuftan açılınca, lâfı da kimseye bırakmazlar. Bunlar için yaratık sözünü boşuna kullanmadım. Bu zavallılar şunu iyi bilsinler ki, kendi kendilerini aldatıyorlar bu davranışlarıyla. Ve aldanışların en kötüsü, insanın kendi kendisini aldatması değil midir? Bunlar buz üstüne yazı yazanlardan başkası değillerdir. O kafayla hiçbir yere ulaşamayacaklarını, bir gün avuçlarını yalayarak anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacak. Bekleyelim görelim.
Bir gün, bir mânâ büyüğüne sorarlar, “Efendim” derler, “Yoldan geçen bir Allah dostunu, bir velîyi nasıl anlayabiliriz?” O zat, tebessüm ederek cevap verir. “Evlâdım” der. “O zatları gördüğünüz zaman, sizde Allah düşüncesi uyanıyorsa, hükmünüzü verebilirsiniz.” Onlara hayatın her alanında rastlayabiliriz. Hani ne demişler, Allah’ın dostları, bin bir kisve, bin bir görünüş altında gizlidir, ama görene, görebilene. Allah bizleri, bütün kardeşlerimizi, böyle güzellikleri ve incelikleri görenlerden, idrâk edenlerden, yaşayanlardan eylesin.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan