Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Mübarek diyarlardan izlenimler...
Gönderen : Müzeyyen
Tarih : 9/18/2015 12:55:42 PM


.


TEVHİDLE HAŞROLMAK KABE KARDEŞLİK MEKANIDIR   

 

Henüz mübarek diyarlardan yeni gelmenin buruk hüznüyle içimiz dopdoluyken, sonsuz güzellikteki bir rüyadan uyanmanın verdiği mahsuniyetle tekrar dünyaya dönüp kaldığınız yerden rutin işlerinize  devam etmek,  ayrılık acısına sabretmek hiç kolay değilmiş..kolay değilmiş cennete girip tekrar çıkmak ...kolay değilmiş ayrılık kokan kavuşmadan yara almadan sarsılmamak...asıl gurbet neymiş neresiymiş anlamak.   

 

Bir zamanlar okuduğum Simyacı isimli romandaki billuriyeci gibi her Müslümanın gönlü Kabe'yi, Beytullah'ı görme, Peygamber Efendimizin- sallallahu aleyhi vesellem- Ravzasına ziyarete gitme hayali ve aşkıyla dopdoludur. Yıllarca süren bu hasret özlem dolu bekleyiş iştiyak hayatınıza başka bir anlam katar. Ve nihayet yolların açıldığını hisseder olunca yüreğiniz kutlu davetin sevinciyle geçer  durur günleriniz gitmeye karar verilmiş  bir hayale erilmiştir artık. 

 

Pasaport işlemleriyle başlayan heyecanla gelmez sanılan günler geçivermiştir. Bir telaş içinde kendinizi konu, komşu, aileniz , arkadaşlarınızla terminalde uğurlanırken bulursunuz. İçinizde ki tarif edilmez mutlulukla tatlı bir heyecanla yollara revan olurken eğer hanımsanız gelen misafir trafiğinden yorgun, argın, bitkin yola düştüğünüzden ya oraları layıkı vechiyle değerlendiremezsem kadrini bilemeden geçirirsem korkularıyla yüzleşirsiniz. 

 

Sizden kendileri adına istenilen dualar, selâmlar, gönderilen hatimlerle salavatlarla yola çıkarsınız. Bir zamanlar insan çok erken  bir an önce Kabe'ye gitmeli diye düşünürdüm artık aynı şeyi düşünmüyorum insan Kabe'ye geniş bir sine, zengin bir kalp, kardeşlik şuuru zerreden küreye her şeyi aşkla kucaklayan bir Yunus'ça gönülle gitmeli ...için de kardeşlerine sevgiler götürmeli , belki yıllarca hasret ateşiyle pişmeli...pişmeli ki edebe gelmeli,  kendimde hazırlıksız gitmenin verdiği hüzünle söylüyorum bunları. Gruptakileri sanki yıllardır tanıyormuş gibi şaşırırsınız...herkes birbirine seni daha önce görmüş gibiyim diye sorar yüzler ne de tanıdıktır ta elest bezminde süre gelen bir tanışıklık bu dersiniz.  Orada insan kendindeki yüce Hakikatın ahsenül takvim  sırrını  tefekkür etmeli her an huzurda bulunduğunu Kerim olan Rabb'inin terbiyes ile  terbiye olduğunu, murakabesi ile kontrol edildiği bilincini  asla unutmamalıdır . her şey Onun mahlukudur gözünüze hor hakir görünen biri Allah'ın gizli aşık ve nazlı kullarından olabilir. Evliyaullaha göre nasıl verilen sadaka önce ALLAH'ın eline düşüyorsa başkasına yapılan sert, kırıcı ve kaba davranış da önce Allah'a gider.

 

İyi ve kötü her yaptığımız  ALLAH'ın manasına ulaşır. Hazreti Pirinde buyurduğu gibi "Şu dünya bir dağa benzer, yapıp ettiklerin sese benzer dönüp dolaşır ve sana ulaşır. Yolculuğa yoklukla, hiçlikle, içteki putları kırmak niyetiyle: "Buradaki en hakir, en zelil, en günahkar en işe yaramaz müflis kul benim "diye düşünülmelidir. Mümine hürmet, Kabe'ye hürmetten değerlidir bilinciyle herkese Allah velisiymiş, Hızırmış gibi davranılmalıdır... Uzun bekleyiş ve özleyiş sonucu artık Kabe'desinizdir Kabe'yi ilk görüşteki sevinç şükürle karışık gözyaşları heyecan şok anlatılır gibi değildir...Siz biraz atlatınca yeni gelenlerin Kabeyi gördüklerinde ki şaşkınlık, sevinçle karışık vuslat gözyaşlarıyla ıslanan yüzleri izlemenin doyumsuz ayrıcalığını yaşarsınız.Her nereye bakarsanız Allah'ın vechi ordadır ayetiyle mücehhez olan gönüllerin parıltılı huzmeleri her yanınızı kuşatır.  Tevhidi idrak mekanı olan Kabe'de La faile illâllahla terbiye olur, La mevcuda illâllahla Ondan gayrıyı görmez olur gözler. Gördüğünüz her manzara kalbinizden vurur sizi ilâhi bir cezbeyle pervaneler gibi aşk ve vecd içinde yana yakıla dönenler, iki büklüm beli elinde bastonuyla asırlık nineler, yeni doğmuş kırklı bebekler, ayakları kesik elleriyle yerde sürüne sürüne tavaf edenler. Şems-i Tebrizi Hazretlerinin sözünü ternnüm eder gibidir yürekler: "Gel dedin; geldim işte sevgili...! Sen dışında ne varsa kıyısız denizlere dökerek geldim...Dilimde dua ile, kefenimi vuslatına çeyiz bilerek geldim...Geldim, aşkın demgahında ateşleri ıslatmak için neyim varsa yok bilerek geldim..Sana geldim kabul et...! ardımda bıraktım Senden gayrı ne varsa."  

 

Diller, renkler ırklar ayrı olsa da dualar aynıdır, duygular gözyaşları aynıdır. Rahmet damlalarıyla ziynetlenen vecd içinde yalvaran ilâhi rahmetle sarmalanan ışıltılı yüzleri izlemeye doyamazsınız. Rahmetin makes bulduğu titrek yüreklerden, ah eden  aşık gönüllerden taşan füyuzat diğer gönüllere de akseder taş kalpler bile burada yumuşar. Kiminin güzel yanık  sesiyle yanınızda Kur'an okuyuşu sizi büyüler...kiminin secdede yakarış uzun uzun ağlayışını ve dualarını  Rabbiyle münacatını iç çekerek gıptayla izlersiniz.   Kimilerininse Kabe'de olduğunu unutuşuyla mahsun olur o kadar gitmek isteyip te gidemeyenler gözyaşı dökerken bir hanımın sanki ev oturmasına yada altın gününe gitmiş gibi en şerefli, en yüce ev olan Kabe'de kızının faizle krediyle aldığı evi uzun uzun meth edişini çocuklarından torunlarından damatlarından uzunca bir sohbetin içinde bulursunuz kendinizi.   Yine başka bir gün akşam namazı için beklerken arkadan bir hanımın sürekli bir şeye kızdığına ve öfkelendiğine şahit oluyorum ve duyduklarım şöyleydi ."Sürekli itilip kakılıyoruz hayvan muamelesi görüyoruz..bu nedir böyle..bir de namazda Kabe'yi biz neden göremiyoruz ?...Belli bir saat konulsa kadınlar erkekler ayrı tavaf etse daha iyi olur. Aynı şeyleri bir kaç kez tekrarladığını duyunca arkaya dönerek: "Almanya'dan mı geldiniz?" Diye sual ettim" "Evet ...nereden bildiniz ?" dedi."İçime doğdu" dedim. ""_" itilip kakılıyoruz hayvan muamelesi görüyoruz  dediniz ya, canım istemeyerek kulak misafiri oldum söylediklerinize, bu muamelelere üzülmeyiniz bu muamelelerle nefsimiz terbiye oluyor, nefis iyi muamelatla terbiye olmaz, horlanmaya sıkıntıya tahammül insanın ruhunu yüceltir, nefsini arka plana iter.İkincisi Kabe'yi görememeye gelince senin Kabe'yi göremeden mahsun ve için yanarak kıldığın bir namaz belki görerek kılandan daha çok ecir saklar içinde bilinmez. Üçüncüsü kadın erkek herkes ayrı saatte tavaf etse diyorsun ya, burası mahşerin bir provası dirilişi temsil eder...Allah ve Peygamber bir şey hakkında hüküm verdiyse ayette ki gibi bizim o şey hakkında başka fikir beyan etme hakkımz yoktur. Olumsuz şeylerde olacaktır sen güzellikleri görmeye çalış." diyerek kardeşçe konuşmaya gayret ettim arkadaşı da onayladı.   Kimini Kabe'de, Mescidi Nebevi'de grup arkadaşını çekiştirken ona öfkelenirken görür, kimini o gün çıkan yemek menüsüne takılmış kızarken, kimi yatağını rahat bulmamış ona takılmış şekil de bırakır, gece Kabe'ye gidişlerde kaldırımda kuş tüyü yatakta uyuyor gibi uyuyan bir meczuba takılır gözleriniz, şükürsüzlüğümüzü had bilmezliğimizi yüzümüze vururcasına ne de tatlı bir uykudadır.

 

Seher yeli kliması, kaldırım taşı yastığı olmuş kaygılardan azade şikayetsiz, halinden memnun  derin bir sürûr içindedir.Herkes orada tevhidde kendisine düşen rolünü oynar, kaba ve bencil insanların da orada bulunması zaruridir diğerlerini edep kazandırmak için Ayet-i Kerime'de de anlatıldığı gibi ."O takva sahipleri ki; bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, kızdıklarında öfkelerini yutarlar ve insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah da iyilik yapanları sever." Ayeti tecelli etmesi için her şey yerli yerincedir.   

 

Bir  Allah dostu şöyle der: "Mübarek beldede bulunmayı arzu ediyorum diyorsun. Önemli olan hangi belde de olursan ol, insanların en iyisi sen ol. Çünkü belde insanla izzet kazanır, insan beldeyle izzet kazanmaz. Zira makanın şerefi mekan da oturanladır, mekanda otuaranın şerefi mekanla değildir."

"Hâraret nardadır sâcda değildir.


Kerâmet hırkada ,tâcda değildir.


Her ne ararsan kendin de ara


Kûdüste, Mekke'de, Hacda degildir.  


 


Selamün Aleyküm Değerli kardeşlerim. Selametle. Müzeyyen Cihangiroğlu Bursa.   

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]