.
Hayırlı günler Dostlar,
Çok sevdiğim bir ablam var geçen yaz tanışmıştık alkolik, içtiği zaman silahla oğluna ve kendisine ateş eden bir eşten kaçarak mahallemize ana oğul sığınmışlardı...neye ihtiyaç duysalar Allah sonsuz rahmetiyle onlara gönderiyor... Oğlu da çalışıp beraber hayat mücadelesi veriyorlar... Oğluna hep çok güvendiğini söylüyordu içimden bunun doğru olmadığını söylemek istiyordum kırarım diye söyleyemiyordum.. Bir gün ağlayarak geldi çok güvendiğim oğlum arkamdan neler çevirmiş diyordu. Kendisine ağlama bu olay bütün hayırdır dedim. Mevlânâ Hazretlerinin sözlerini aktardım ..
" Dostun sana düşmanlık eder, hasedini kinini gösterir dışarıya aksettirirse, senden yüz çevirdiği için feryat etme . Kendini değersiz ve bilgisiz bir hale düşürme. Allah'a şükret ve yoksullara ekmek ver ki onun çuvalında eskimedin, yıpranmadın.. Baki ve doğru bir dost bulmak için çuvalından çabuk kurtuldun...Ne nazlı ve vefalı sevgilidir ki O ölümünden sonra bile dostluğu bir katken üç kat olur, bağlılığında ki kuvvet üç kat artar. O dost ya padişahtır(ALLAH) en yüce bir Sultandır yahut ta padişahın makbulü olan şefaati kabul edilen bir Allah dostudur. Düzenbaz, iki yüzlü, riyakar, dosttan kurtuldun ölmeden onun düzenini gördün.
Eğer şu cihanda halkın sana yaptıkları cefaları bilsen, sence bu gizli bir altın hazinesi sayılır.
bir zaman gelecek ki " insan kardeşinden kaçacak çocuklar anne ve babasından " o anda her dost düşman olacak... Çünkü onlar senin putundu yoluna mani oluyordu... Yüzünü nakkaştan çevirmiştin nakşa tutulmuştun Allah onlardan gelen bu cefalarla kalbine giren putları temizler ( Allah'ın önünde neyi seviyorsak o putumuzdur) çünkü o nakışlar seni Haktan ve hakikatten oyalıyordu sana yolunda engeldi... Şimdi dostların ve sevdiklerin seninle zıtlaşırlar ve senden yüz çevirip sana düşmanlığa kalkışırlarsa sevin ve de ki ;İşte günün aydın oldu. Yarın olacak şey bu günden oldu. Bu hal kıyamet gününde olacaktı şimdiden oldu... Günümün tamamını o vefasızlarla geçirmeden, kalan ömrümü geçirmeden ne olduklarımı anladım..Eğer bu hal olmasaydı özürlü bir kumaş alacaktın. Şükürler olsun ki kumaşın özürlü olduğunu önceden Rabbin gösterdi sana.Elinde ki sermaye çıkmadan anlamış oldun...Yoksa yine okumayışın ayıbı ortaya dökülecekti...Mal da gidecekti ömürde...Şükürler olsun ki altının sahte olduğu ömrünü onun yüzünde bitirmeden ortaya çıktı...Boş yere vefasızlarla ömrünü zayi edecektin..
Sen mezarda " Yarabbi beni tek bırakma" diye feryat edeceksin. Ey cefası bile vefalıların ahdinden güzel olan en yüce dost...Vefalı olan gönüllerin bal gibi vefaları da Sendendir." Bunlardan biraz aktarınca değerli ablam ağlamayı bıraktı sevindi..Güvenmesi gerekenin daim sonsuz ve diri olan Allah olduğunu anlamış oldu.. Çünkü oğulda evlenince değişir, kızda, kardeşte, bize düşense her daim dünyaya geliş hikmetimizi kavramak ve burasının bir misafirhane olduğunu unutmamaktır...Ve kalben yalnızca Allah'la olmak ve her olayda onunla bağlantı kurmaktır.. yorulmak yok ...darılmak yok ... ümitsizlik yok..
" Mümin cennete girene kadar hayra doymaz ."
Yunus sen bu dünyaya niye geldin,
Gece gündüz Hakkı zikretsin dilin
Evliyaya uğramaz ise yolun,
Göçtü kervan kaldık dağlar başında..
Müzeyyen Cihangiroğlu