Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Tefekkür gözü ile bakana bütün kainat cennet olur
Gönderen : "Gönül Pınarı"
Tarih : 11/4/2015 11:10:17 AM


 


Merhaba sevgili gönül dostlarım.


 


“İnsanoğlu hayatta ne verirse onun karşılığını alır buyuruyor” Rahmetli hocam. Cenabı Hak Kuranı Kerim’de “Biz sana şah damarımızdan yakınız” Buyuruyor. Ne bekliyoruz... “Yunus seni deli eden şey yine sendedir sende diye sesleniyor. İçimizi arıtmadan güzelleştirmeden nasıl Allaha ulaşabiliriz. Padişah gelmez saraya hane mamur olmadan... Sabır şükür kanaat zırhına bürünmeden edep saygı içinde yaşamadan mümkün müdür mutlu huzurlu olmak.” Buyuruyor kitaplarımızda Hocam.


 


Bizim düşüncemiz ne ise biz o oluyoruz. Bizim kalbimizde zerre kadar kin nefret olmaz ise o kalp temiz olur. Komşumun oğlu Efe ilk okula başladı. Akşamleyin sordum okulun nasıl gidiyor Efe yavrum. Efe, Çok güzel gidiyor dedi, annesi ah biraz da ders çalışsa iyi olacak dedi. Annesine biraz ders çalışırsınız biraz oynarsınız dedim. Efenin sözünü çok sevdim biz de bir güzel hayat okulundayız. Her an bize de ödevler geliyor kelamlar geliyor Haktan. Kalbimizde Allah sevgisi bütün zerrelerin sevgisi olur ise kafamızda hep hayır güzel düşünceler var ise, ağzımızdan hep hayırlı bir kelam çıkar ise, vücudumuz bütün göz olur ise Allah’ın nice güzelliklerini görürüz. Kafamızın içinde sadece güzel seslere yer verir isek kendi adıma söylüyorum o zaman biz de Efe yavrum gibi hayat çok güzel insanlar güzel bütün kainat güzelliklerle dolu deriz. Bizim de hep güzellikler çarşaf gibi önümüze açılır. O zaman sadece güzellikleri düşünür güzellikleri seyrederiz. Her şey bizim elimizde menfilere takılmadan onları bir kenara bırakıp “Allah ne der Peygamber Efendimiz bu durumda nasıl davranırdı dediğimizde her şey güzel olacak bizim içimizi güzelleştiren temizleyen düşüncemiz olumlu düşünme oluyor bizim hayatımıza renk güzellik veren bunlar oluyor.


 


Bir zaman iş yerimde yüksek matematik insan vardı . Biraz çözülmesi zor olan gönül sohbetlerimizde bir söz okumuştum onu orada hep zikir yapardım. Hak bildiğin yolda yalnız gideceksin. Yedi yıl o zikirle çalıştım sabır çok güzel ama işimi de bırakmadım insanları çocukları çam ağaçlarını dut ağacını çiçekleri çok severdim. Her ağacın dibini sular iken Ayetel Kürsü okur idim. Bizimle uğraşan insanı aklıma bile getirmez işimi tutardım. Bizim olumsuz gibi karşımıza çıkan problemlerden Allah’a sığınır isek Rabbime kaçmasını becerir isek o durumlar bizi temizliyor arıtıyor. Kahır zannettiğimiz şeyler bize bir lutuf oluyor. Görebilir fark edebilir isek. Sabrı şükrü yaşıyoruz, bir taraftan başka türlü biz aciz insan kolay kolay olgunlaşamıyor. Bu hayat okulunun kanunları böyle derdi hocam. Bayramdan önceleriydi Allah nasip etti Eskişehir’e gittim köyde bahçemizde incir ağacı vardı o kadar çok meyvesi vardı ki. Yanlız her gün annem sekiz on tane bulur olmuşlarını getirirdi. Yoksa kuşlar yerdi hepsi birden olmadığı çok dikatımı çekti. Her gün tefekkür ediyordum tam kapımızın önündeydi. O incirin içi bembeyaz süttü olmamışların Olmuşların içi bal gibiydi. Annem olmuşları toplar gelen misafirlere ikram ederdi günlük toplardı olmuşları. Bu yaşadığım durum çok şey anlattı bana aklıma geldikçe düşünürüm o güzelliği. İncir sabrettiği için yemiş olmuş derdi eskilerimiz. İşte burada bize sabrı gösteriyor meyveler bile. O zaman kime kızmaya hakkımız var biz burada ebedi bir öğrenciysek bazen oyunla bazen aşkla dersimize sevgiyle çalışmak. Bize düşen Rabbime teslim olmak, kafamızın içini boşaltmak olumsuz düşüncelerden. Sabırla kalbimizdeki Hak sevgisiyle yaşamak. Başka türlü bu okul kolay olmaz. Hocamın bana verdiği anahtarı aşkla yaşamak: “Yavrum Allah’la ol bırak yavrum Allah’tan uzaklaşanları, sen Allah’la ol.” İşte bu güzel anahtara aşkla sarıldım on yıldır. Ve hocama söz verdim bu ödevime son nefese kadar çakışacağıma. İşte bu güzel anahtarın yanında bir de sevgi olur ise bütün kapılar açılır. Sevgi olmayan hayat kattiyen yaşanılmaz, insanın ömründe sevgiyle yapılmayan hiç bir şeyin güzel olacağını düşünemiyorum. Bizim ekmeğimiz suyumuz her şeyimiz özümüz sevgi diyorum. Rabbim bizi sevgisinden yaratmış ve sadece güzellikleri görsün diye. Bu hayat sahnesine göndermiş güzellikleri seyreden gören burada cenneti ni burada yaşar. İki yol var ya olumlu rahmaniyet yolunu seç yada nefsaniyet tarafını. Huzurunu düşünen kendini seven müsbete sarılır teslim olur yükten kurtulur.


 


Manisa’dan geliyordum akşam dokuz gibi bindim otobüse. Şoför gece üç sıraları mola verdi bir yerde dedi bir daha mola vermiyeceğiz ihtiyacı olan gitsin. Gittik bir hanımın çocuğu vardı gitmek istemedi dedim bak mola yapmayacaklar bir daha. Çocuğunu bana ver şöyle bir yürü gel, ayakların açılsın. Hanım verdi çocuğu gitti geldi. Ve erken saatte Eskişehir’e geldik yollarda eylenilmedi. Bu yaşadığım durum çok şey anlattı bana. Yolcu insan şunla bunla vakit geçirmez faydalı nedir onu düşünür. Olan olması gerekendi der yoluna devam eder aşkla.


 


Biz de bir yolcuyuz her an yeni doğuyoruz her dakikamız bir inci kıymetini bilir isek. İnşaallah allah yardımcımız olsun. AMİN. Hocama yakınlarına selam olsun.


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]