.
Merhaba sevgili gönül dostlarım.
Sabri Hocam rahmetli: “Dünya hayatında yaşama sanatını yaşamayan ahirette de yaşayamaz. Ama hep hayır için iyilik için kalbimiz çarpmaz ise o cıvıl cıvıl neşeyi nasıl bulacağız” der. Ne kadar güzel özümüze yaklaşmamızı kendimize çevremize Allah’ımıza yaklaşmanın sırlarını veriyor. Değerli büyüğümüz Sabri Babam yine içimizde titreşim yaptı yine düşüncelere daldım, gün boyu kafamda gönlümde bu güzel sözcükler vardı yüreğime yer etmişti. Pazar sabahı erken saat dokuz buçuk sıraları işime gidiyordum. Karşımda on adım uzaktan mahalle bakkalımızın oğlu Batuhan’la Zeynep bana doğru geldiler. Önce Batuhan selam verdi ardından Zeynep yavrum selam verdi, sevgiyle selamlarını aldım ikisi de ilkokul ikiye gidiye gidiyor. Batuhan’ın hiç kabanı yoktu sırtında neden giymedin kabanını üşürsün yavrum dedim, bak Zeynep ne güzel eflatun kabanını giymiş dedim. Batuhan üşümüyorum teyze dedi onlara anlattım kışın kışlık kazaklarımızı giyerek kendimizi koruyacağız değilse hasta oluruz dedim. Ve ikisinin de yanaklarından öptüm ama onların sıcaklığı bütün vücudumu sevinçle, mutlulukla doldurdu. Gün boyu bu durum içimi ışıttı çok şükür güzel mahallemde.
Sabri Babama ziyarete gittiğimde sormuştum Babacığım çocuklarla genç kızlarla yaşlılarla çok iyi anlaşıyorum. Ama kırk beş yaşlarında filan olanlarla pek güzellikleri paylaşamıyorum. Bunun hikmeti nedir? Sabri Hocam “Yavrum alzheimer hastalığı var ya, o yaşlarda başlıyor” dedi. Bu durum çok düşündürdü, demek ki biz güzel insanlar cıvıl cıvıl neşeyi bulmak için her yeni gün hayata yeni doğmak her an her dakika dikkatle şefkatle kime iyiliğimiz hayrımız dokunur diye düşüneceğiz.
Bir hafta öncesiydi mahallede oturan bir hanım kardeşimiz ekmek almış, belediye ekmeği evine gidiyor, rahatsız bir oğlu var onunla yaşıyor eşi yok. Ablaya seslendim abla biraz odun biriktirmiştim soba yakıyorsun bunları götür evin yakın nasıl olsa yakarsın dedim. Hanım kardeşim oldu alayım dedi komşuların eski mobilyalarının odunlarını biriktirmiştim. Yalnız hanım ekmek poşetiyle birlikte şalını apartmanı bahçe duvarına asmış geldi yanıma beraber çuvala koyarken odunları. Hanımın şalını yoldan geçen birisi almış şalı yok hanım nasıl üzüldü dikkatle hanımı izledim ve üzülme abla bir daha eşyalarını yanından bırakma sana hizmet ediyor. Bizim Hocamız yavrum bütün eşyaların canı var derdi dedim. Hanım dikkatle dinledi ama aklı hep şalındaydı. Hani iğnesini düşüren yere bakarmış derler onun gibi etrafa soruyordu. Düşünürken ne yapmam lazım diye düşündüm. Hacta şal almıştım, kışlık hiç kullanmamıştım hatıra olsun diye saklıyordum, onu getirdim hanım kardeşime verdim, üzülme bunu güle güle kullan hem güzel yerlerden geldi dedim. Gözlerinin içi güldü ikimiz de birbirimize teşekkür ettik. Sevgiyle ayrıldık, çok şükür sonra yine düşündüm biz bir güzelliği yaşarsak o zaman asil hatıra o kalıyor o zaman içimiz cıvıl cıvıl neşe doluyor. Sabri Hocamın tabiriyle hepimizin gücüne göre yapabileceğimiz hayırlar var. Yeter ki Allah’ım bizi hayırlara vesile kıl diyelim biz bu hayat okulunda güzel yaşayalım ki ahirete de güzelliklerle gidelim. Sevgilerle gidelim, sevgiliye kavuşalım. Başka türlü küçücük şeyleri kafamıza takarak bir yere varamayız. Biz gönlümüzü iyiye güzele doğruya açalım. Kendi adıma söylüyorum, kendim de öğrenmeye çalışıyorum. Sevgiler ekelim, sevgiler biçelim, dargın kırgın bir tek kul kalmasın, gelin huzur içinde Hak’ka göçelim. Biz de güzel şairlerimiz gibi seslenelim.
Taş attılar gülümsedin,
Dervişin biri bir gül attı, inledin
Bağrımı delmeye taş yetmez dedin
Halden anlayanın bir gülü yeter.
Biz de böyle diyelim inşAllah. Sabri Babama yakınlarına selam olsun yattığı yer nuru alla nur olsun amin.