Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : İnsan ne ekerse onu biçer, buğday ekip arpa biçen hiç görülmemiştir.
Gönderen : "Gönül Pınarı"
Tarih : 12/2/2015 9:37:07 PM


.


Merhaba sevgili gönül dostlarım.


“Dünya ahiretin tarlasıdır. Ne ekersek onu biçeceğiz. Kuranı Kerim’de daima bir ünsiyet ve beraberlik içinde olanlar dünya hayatında da ahiret hayatında da kazançlı çıkar. Burada ne ekmişse orada onu biçecektir. Herkes yaşadığı gibi ölecektir. Öldüğü gibi Kabirden kalkacak kalktığı gibi ölecek, Allahın huzuruna varacaktır.” Buyurur Rahmetli Sabri Hocam. Rabbim güzel Allah'ım yüzümüzün akıyla huzura gitmemizi nasip etsin cümlemize âmin. Burada bizim idrakimizi açıversin, idrak olmaz ise iyiyi çirkini nasıl seçeceğiz. Yine Hocam bizim nefse uymamamızı hep ruhumuzla rahmaniyet tarafımızla beraber olup iyilikler güzelliklerle günlerimizi geçirmemizi buyuruyor. Kuranı Keriym’imizde daima ünsiyet içinde olmamızı böyle olan insanın iki cihanda kazançlı çıkacağını buyuruyor. Demek ki ünsiyetten uzaklaştık mı zarara gireceğiz Allah korusun. Sabri Babam kimlerle ünsiyet edeceğimizi Hakka göçmeden bir gün evvel ne güzel açıkladı ne kadar şükretsek azdır. İşte kimlerle ünsiyet edip kazançlı olacağımızı ve bizlere iki cihanda aziz mutlu olacağımızı haber veriyor çok şükür.


 


Burada bu güzel kelamları okuyunca yirmi dört yıl öncesine gittim. Köyümüzden başka yakın komşu köye gelin gittim. Eşim şehirde çalışıyordu biz aciz de kayın validemlerle beraber kaldım bir yıl. O güzel köyde sevgiyi buldum, kalabalık bir köydü insanlar birbirine oturmaya gider gelirlerdi. Bir kaynaşma bir sıcaklık vardı. Kendi köyümüzde bu kadar samimiyet yoktu. Herkes bir komşunun oğlu askere gitti mi Allah sağlıkla kavuştursun diye bahaneyle o komşunun evine giderdi. Yine oğlunu yeni evlendiren komşuya hayırlı olsun diye bahaneyle giderlerdi. Çaylar ikram olur mısırlar patlatılırdı misafirlere bağda bahçede meyveler yetişti mi taze taze ikram olurdu. İnsanlar çok sıcakkanlıydı kısa zamanda yaşlıları gençleri herkesi sevdim. Suyu çeşmeden getirirdim kapını önünde yaşlı nineler otururdu onlara buz gibi su verirdim bana dua ederlerdi. O sıcaklığı hiç mi hiç unutamadım belki bir dönüş noktamdı, sevgiyi paylaşmayı orada daha çok buldum. Sevmeyi sevilmeyi orada öğrendim sevgiyle karanlığın ışık olduğunu sabrı şükrü öğrendim. Sonrası mı hep sevdim yaşamayı, hayatı insanları. Allah yirmi yaşımda sevgiyi paylaşmayla tanıştırdı belki daha öncede vardı ama orada idrakim açıldı. Sevginin sonu Allaha gider, sevgi hayatın özü sevgiyi çıkar geriye sıfır kalır. Sevgiden uzak kalan ünsiyetten de uzak kalır diye düşündüm. Diyeceğiz ki öyle bir zamana geldik herkes kapısını gönlünü örtüyor böyle durumda nasıl sokulalım? Cevap: Biz niyet edelim Rabbimin kâinatı çok geniş, bizim gönlümüz genişse bir kapıyı kapatır öbür kapıyı açar bu da nasip işi olsa gerek.


 


Basamak basamak gidiyor bu hayatın cilveleri, çok gizli bir hayat, onu göremeyen bazen kaybediyor Allah korusun. Bu da görmekle alakalı olsa gerek. Mahallede yaşlı bir Hatice teyze var kapısı herkese açık, giden gelenleri çok oluyor. Sürekli görüyordum kadının maaşı da yok, ev kendinin yaşlılık maaşı belediye yardımı o kadar. Konu komşu destekliyor. Bugün kısa da olsa ziyaret ettim Hatice teyze çok mütevazı yüzü güleç bir hanım, sürekli dinledim bütün vücudumla bana şu kelamları söyledi hiç ayrım yapma Allahın yarattığı kulları hepsini bir tut dedi. Sabri Babamdan bahsettim, bizim Hocamız da hep bu kelamları bana ödev verdi. Her gördüğünü Hızır her geceni kadir bil şu öğrendiklerini yaşa yeter dedi dedim. Canım Hocamızı hatırlamadığımız yer ve an yok. Çok şükür. Hatice teyzeye çok mütevazısın yoksa buraya giremezdim dedim. Hatice teyze şu sözleri söyledi yavrum karıncanın bile yolunu kesmeyeceksin. Öyle oldu mu hiç bir zerre sana zarar veremez dedi hiç arı sokmaz köpek zarar vermez senin sevdiğini onlar hemen hisseder dedi. Böyle güzellikle ayrıldık demek ki hayvanlar bile yakınlığı sıcaklığı sevgiyi anlıyor. Sevgi hayatın özü o özden ayrılmayan hakla hakikatle olan ne gururlanır ne de büyüklenir, hep yer gibi toprak gibi mütevazı olur, böyle kimseyi kim sevmez. Gönül Sohbetleri kitaplarımızda okuruz “Dağ ne kadar yüce olsa yol onun üstünden aşar.” İşte bu güzel cümle insanı bütün bir hayatı içine alır. İşte Sabri Babam öyle inceliklere dokunmuş ki okuyanı derin derin düşüncelere daldırır bir dalgıç gibi. Sonrasını düşünürsün, yine ödevime geliyorum sükût olsun sana tevhit. İmdadıma bu kelamlar Hızır gibi yetişiyor ne zaman çıkmaza girsem sükût cevabımı veriyor.


 


Canım Hocam daha ömrümüzün sonuna kadar kelamların bütün kâinata ışık tutacak bugün yarın öbürsü gün ama muhakkak bu tohumlar yeşerecek umutsuz değiliz toprağımıza göre mahsul alacağız inşAllah, şimdi aldığımız gibi. HAYAT ÇOK GÜZEL YAŞAMAK GÜZEL YOLUMUZ GÜZEL DÜŞLERİMİZ HAYALLERİMİZ GÜZEL ÇOK ŞÜKÜR SABRİ BABA’MIN SAYESİNDE, ALLAH SONSUZ KEZ RAZI OLSUN, YATTIĞI YER NURU ALANUR OLSUN ÂMİN.


 


Küçücük şiirimle noktalamak istedim.


Gecenin sakinliğinde gönülle baş başa.


Huzurda huzurla kala İlerleyen vakitlerde seyre dala.


Gecenin sakinliğinde yıldızlarla kalarak


Arkadaş dost olarak.


Ay ışığında kervana katılarak.


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]