.
Merhaba sevgili gönül dostlarım.
Sen kendini küçük bir şey sanıyorsun. Oysa Âlem sende gizli bilmiyorsun. Bu güzel sözler bizim farkındalığımızı artırıyor, ne ararsak kendimizde olduğunu bir bilsek daha çok dikkati kendimize verip mutlu huzurlu olacağız, Rahmetli Sabri Baba’mın dediği gibi kapı kapı dolaşma bütün muratlar sende. Biz güzel insanlara her yerden kelamlar geliyor içimizin sesine bir kulak versek hayat bambaşka olacak, biz kolaylaştırırsak yaşamak da kolaylaşacak biz ne ararsak. Gizli olan güzelliklerimizi bir bilsek, içimiz ışıklarla dolacak. Güzel düşüncelerle güzel sözcüklerle güzel bakmakla kendi yaşantımızı güzelleştireceğiz. Kendi adıma söylüyorum yazdıkça farkındalığım artıyor. Biz kendimizle ne kadar yolculuk yaparsak o kadar ışığı fark edeceğiz çünkü ne ararsak biz güzel insanda var. Örneğin bir bahçemiz olsa çiçeklerle dolu ama biz pencerelerimizi örtsek perdeleri çeksek ne göreceğiz. Sadece evin içini… İşte biz ne kadar dışa bakar dikkati başkalarına çekersek içimizdeki güzelliğin farkında olamıyoruz. Allah korusun oysaki bütün güzellikler biz güzel insanlarda. Rahmetli Sabri Babam, “Dikkat bir bütündür bölünmez” derdi. İşte o dikkati kendimize çeksek kendi aynamızı temizlesek, orayı hep güzel düşüncelerle güzel kelamlarla süslesek ne gibi fetihler yakalarız. Bir kelime demeyelim, bir cümle demeyelim. En güzel cümleleri kullanalım ki içimiz de nurlarla dolsun. Güzel sözler zikir oluyor ve insana inşirah veriyor örneğin Sabri Babam’ın “Hayat seni seviyorum” demesindeki anlam bütün bir kâinatı içine alıyor. Aynen güzel olmayan sevgiden uzak bir cümle de etrafı ister istemez karamsarlığı götürüyor.
Yaşadığım bir hikâye; bir hanım kardeşimiz hep bir olay hakkında sürekli olumsuz cümlelerle konuştu ne kadar da şükretmesini söylesem de hala devam etti, şikâyet şikâyet başka bir şey değil. Ne kadar müspet konuşsam da nafile... Telefonu kapatınca nasıl rahatsız oldum kafamı kaldıramadım. Bunu fark ettim demek ki dedim biz şikâyetten şikâyet edenden de uzak duracağız ve kendimiz de şikâyet etmeyerek kendimizi koruyacağız başka çaresi yok diye düşündüm. Böyle durumlar ister istemez içimizi daraltıyor ve önce vücut etkileniyor. Biz kendimize ne kadar güvenirsek içimizdeki güce, Rabbimize olmadık şeyler olur. Rabbim “Hiçbir yere sığmam ama Mümin kulumun kalbine Sığarım.” Buyurur. Nereye baksak Hak görünür, Hak nazarıyla baktığımızda ondan başka şey yok o bizimle, biz de güzel insan olsak, onunla olsak, Hak’tan gayrı bir şey göremeyeceğiz. Ama nefsaniyet girdi mi işte o zaman iş başkalaşıyor işte o zaman kendim ettim kendim buldum kime ne deriz, Allah korusun. Madem ki Allah'ımız akıl vermiş onu hayırlı yerlere güzelliklere kullanalım kendimize dönelim ki en büyük iyiliklere, hayırlara erişelim. İnşAllah Allah Sabri Babamı güzel muratlara bir ayna yaparak etrafımıza neşe saçarak misafirliğimizi tamamlarız gayretle idrakle azimle farkındalığımızla, inşallah ne kadar fark ettik o kadar kârdayız, yaşamanın, sevgi dolu hayatın, güneşin, ayın o muhteşem zerrelerin her birinin güzelliğinin ihtişamı içinde gark oluruz küçücük şeylerle vakit geçirmeyiz.
Günler çok hızlı geçiyor, sadece öbür tarafa götürebileceğimizin düşüncesinde oluruz, sevgilerle dolarız, biz de Yunus gibi “Sevginle gireceğim toprağa, sevginle çıkacağım topraktan” deriz inşAllah Allah. Sabri Babama yakınlarına selam olsun âmin.