Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Uygulanmayan bilginin de bir gün hesabı sorulacaktır.
Gönderen : Sabri Babadan Selam
Tarih : 1/6/2016 9:46:43 AM


.


Kıymetli yavrum,


Sadece, ama sadece okumakla, işitmekle, görmekle, öğ­renmekle her şeyin bittiğini sananlar, nasıl büyük bir aldanış içindeler bir bilseler... Bir bilseler ki, buzdolabında duran ye­meğin bize hiçbir faydası olamaz. Onları alıp yemedikçe, haz­metmedikçe kime ne faydası olabilir, kendimizi ne güzel alda­tıyoruz. Fikret, “İnan Halûk, ezelî bir şifâdır aldanmak” di­yordu. Herhalde aldanışların en kötüsü de, insanın kendi ken­dini aldatması olmalı. Geçenlerde bir dost anlattı; televizyonda bir program izliyormuş, ekrandaki şahıs bir büyükelçinin hanımı. Pek fiyakalı, afralı tafralı bir üslupla, “Ben, eşimin görevi ne­deniyle birçok Avrupa ülkesinde bulundum, yüzlerce yemek öğrendim. Herhalde bu konuda benim kadar bilgisi olan yoktur” demiş. Onun üzerine röportajı yapan genç kız sormuş; “Efen­dim, makarna nasıl yapılır?” Büyükelçinin hanımı şaşırmış, bo­calamış, kızarıp bozarmış, “Şey, yani” demiş, “Ben büyükelçi eşiyim, rezistansta işleri hizmetkârlar görür, yemekleri de onlar yapar. Ben hayatımda hiç mutfağa girmedim ki.” Röportajı ya­pan genç kız alaylı bir şekilde gülümsemiş, “Belli oluyor efen­dim” demiş. Orada burada atıp tutanlar, saçıp savuranlar, man­galda kül bırakmayanlar, böyle bir soru karşısında kalsalar, aca­ba ne derlerdi? Gençlik yıllarımızda çok tutulan bir şiir vardı. Zafer Hüsnü Taran’ın “Harp Poemi” şiiri. Son mısraı şöyle biti­yordu. Yıllarca dilimden düşmedi, hep düşündüm. “İşte biz böyle yaşadık kardeşim, sizden ne haber?"
Önemli olan, bu soruya cevap verebilmek. Karıncaya sormuşlar, “Nereye gidiyorsun” demişler. “Kâbe’ye” demiş. “Yahu” demişler, “Bu vücutla, bu ayakla nasıl Kâbe’ye varabilirsin?” Karınca cevap vermiş. “Ben de biliyorum varamayacağımı, ama ölürsem o yolda öleceğim, sizden ne haber? Siz ne yapıyorsunuz?” Soruyu soranlar cevap verememişler, utançla başlarını öne eğmişler. Bütün mesele, yaşadığımız sürece iyinin, güzelin, doğrunun yanında olmak. Bir karınca adımı ile de olsa, o yolda yürümek."
sSelam, sevgi ve saygı ile.


SABRİ TANDOĞAN EFENDİ HZ
AZİZ RUHU ŞAD OLSUN

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]