.
Merhaba sevgili gönül dostlarım.
“Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm,
Yanmada derman buldu bu gönlüm.”
Ne kadar güzel mesajlar geliyor biz insanlara bu kelamlardan. Rahmetli Efendi Hz. Sabri Babama ziyarete gittiğimde sormuştum. Babacığım Gönül Sohbetleri kitaplarımızda buyuruyorsunuz: “Yanmadan yakamazsın. Biz bir şeyleri yaşadıktan sonra mı faydasını görürüz ve ona göre bir başkasıyla paylaşırız ve anlattıklarımız ona da tesir eder” bunu mu söylemek istediniz demiştim. Değerli büyüğümüz “E öyle tabi yavrum” demişti. Bu cümleleri o kadar çok düşündüm ki anlatamam.
Bundan yirmi yıl öncesiydi. Efendi Hz. Sabri Babama telefon açtığımda Selamün Aleyküm Hocam dediğimde Aleykümselâm yavrum derdi saygıyla. Sımsıcak ses tonuyla bütün vücudunuzu kaplardı o ses. Güneşin ilk ışıkları gibiydi. Bazen de yine aradığımda selam verirdim. Sabri Babam “Merhaba yavrum” derdi. Köyde yetiştiğimden merhaba demesini bilmiyordum. Sükût edip kalıyordum. Çünkü merhaba demesini bilmiyordum. Yıllar sonra merhaba demesine başlamıştım. Ama yine de değerli Büyüğümüz gibi söyleyemiyordum. Çok uğraşıyordum ama hiç bir gün hor bakmadı hatamızı yüzümüze vurmadı. Kendisini bir kenara çekerdi bizim hizamıza inerdi. Bizimle bir olurdu. Köylüye de şehirliye de aynı yaklaşımla yaklaşırdı. O yaklaşım bizleri öyle yaklaştırdı ki anlatamam... Ve bütün zerrelere yaklaşmaya çalışıyoruz ve o sevgiyle her şeyi sevmeye çalışıyoruz. Başka çaremiz yok. Kendi adıma söylüyorum. Bizde her şeyi sevdiğimizde olaylar bize dilini çözüyor. Yoksa hep güzelliklerini gizler. Ama ne zaman sevgiyle yaklaştık. İşte o zaman sırlar çözülür yoksa sevmeden sevilmeden ne ışık olabiliriz ne de ışıtmaya yaklaşabiliriz. Örneğin çiçeklerime yazın o sıcaklarda iki gün su vermeyim hemen yaprakları değişirdi. Onlara suyunu verip gübresini verip bazen de şiir okudum mu dalları gül açardı aşkla. Bir bitki böyle olursa ya hazreti insan nasıl olur, Bir düşünmemiz lazım. Yaklaşım, yaklaşım, bir adım dahi olsa. Kime… bir kişiye olsun samimi bir yaklaşım.
Bu gün apartmana yeni komşu taşınmıştı. Akşam çöp alırken bir zile basayım, bir merhaba diyeyim, Hoş geldiniz diyeyim dedim. Zil çalınca hanım çıktı. Sevgi, şaşkınlık içinde karşıladı bir özlem içinde. Meğersem eskiden sohbetlerine katıldığım kardeşimizmiş. Nasıl sevindi görür görmez anlatamam, bir kapının ziline basmam etrafa neşe saçtı. İçimden dedim işte dedim hayatın sürprizleri. Kaç yıldır görüşmediğimiz arkadaşa dedim şimdi senin apartmanının görevlisiyim dedim. Sen benim kardeşimsin dedi. Biz kardeşiz dedi, aman Allah'ım ikram üstüne ikram… Ve şükrettim ne kadar güzeldi o söz: Biz kardeşiz. İşte kelamı Hak’tan al. Çık çıkabilirsen işin içinden. Rabbim bütün kardeşlerimizi gönül gözüyle görmemizi nasip etsin. Bir mum ışığı daha yakmayı nasip etsin. Efendi Hz. Sabri Babam gibi yedi milyar benim kardeşim demeyi Rabbim nasip etsin âmin. YAŞMAK NE KADAR GÜZEL SEVGİLERLE KARDEŞLİKLE DOSTLUKLA MUTLULUKLA. SELAMLA KELAMLA MERHABAYLA. Efendi Hz. Sabri Babama yakınlarına selam olsun. Âmin yattığı yer nur olsun.