.
Merhaba Sevgili Gönül Dostlarım.
Kardeşlerimiz Efendi Hz. Sabri Babama soruyor: “Efendim insan kendi problemini çözebilir mi?” Sabri Babam: “Mum dibine ışık vermez. Hiçbir insan kendi problemlerini kendi çözemez. En büyük doktor bile kendi hastalığını iyileştiremez. Hiçbir insan kendi manevi hastalıklarına şifa bulamaz. İnsanın zehirini yine insan alıyor. İnsan kendi düğümünü kendi çözemiyor. Bu toplantılar, bir Aşk toplantısı... Peygamber aşkından bir kıvılcım verebilirsem, ne mutlu bana...” Buyuruyor Efendi Hz. Sabri Babamız. Hiçbir insanın kendi problemini çözemeyeceğini ve en büyük doktorun bile kedi hastalığına şifa bulamıyacağını söylüyor. Değerli Büyüğümüz, demek ki bütün insanların birbirine ihtiyacı var. Doğru ya bazen hasta bile olmasan evden çıkıyorsun tanıdık tanımadık insanlara selam veriyoruz, içimize hemen bir enerji sevgi dolduruyoruz. Allah’ın selamı üzerinize olsun diyoruz ve aleykümselam. Seninde üzerine olsun diyerek dua ediyoruz. Ne kadar büyük bir lutuf çok şükür. Hiçbir insanın kendi kendine manevi hastalıklarına şifa bulamayacağını bildiriyor. Sabri Babamız doğru ya, biz güzel insanda nefis hemen yakın. Zayıf bir tarafını yakalamaya çalışıyor Allah korusun. Ama Allah aşkıyla dolu bir kardeşine derdini açıyorsun. Yine inlemeye başladım ne yapayım? işte o kardeşimiz hemen ilaç oluyor. Saygıyla incelikle sevgiyle mütevazılığıyla seni tedavi ediyor. Çaktırmadan usulca çok şükür şifan geliyor inlemeyi kesiyorsun, yani tedavi oluyorsun. Aynen bir ağrı kesici ilaç gibi ağrın diniyor sükut ediyorsun. Diyeceksiniz ki böyle insanları nasıl bulalım? Buluruz efendim biz hasta olursak doktoru da buluruz. Efendi Hz. Sabri Babam konferanslarında kitaplarında söylüyor. Öyle güzel gençlerimiz yetişiyor ki onları görür gibi oluyorum diye söylüyor. İşte biz de samimi bir Aşk ateşi varsa içimizde o hemen bir pınar buluyor. O pınar senin halinden biliyor. Ne zaman susadın daraldın. Hiç çekinme gecenin bir yarısı da olsa beni ara diyor çok şükür. İşte insanın zehirini insan alır diye boşa demiyor değerli Büyüğümüz. Bizim ilacımız bizde, biz ne aradığımızı bilirsek bizim aradığımızı bizim ilacımızı Rabbim karşımıza çıkarıyor. Anlayamıyorsun bile, izliyorsun sükut ediyorsun mutlu oluyorsun. En iyisi mi bırak kendini denize, çırpınma, o seni aradığına götürür. Eğer çırpınırsan yüzme bilmeden orasını sen düşün. Aynen onun gibi oluyor. Yaşamak ne kadar güzel. Teslim olmak, azmetmek, çalışmak… Ne zamana kadar, son nefese kadar... Değerli büyüğümüz gibi, o son nefese kadar bizlere yol gösterdi. Yattığı yerden bizlere nerede duracağımızı nerede yürüyeceğimizi söyledi. Ve her şeyi de Allah’tan beklememizi bizlerin kendimizin de kendimize yardım etmemizi söyledi. Canım Hocam iyi ki dünyaya gelmişiz iyi ki böyle tatlı Büyüğümüze talebe olmuşuz. Bundan başka bir mutluluk olur mu? Yavrum içinde kalsın demiştin ama yine de çıkıyor, paylaşmayı seven bir taleben işte. Değerli Büyüğümüzün güzel insanlar yetiştirdiğine gurur duyuyorum. Huzurluyum. Yine insan kendi düğümünü kendi çözemiyor. Bu toplantılar bir aşk toplantısı... Peygamber aşkından bir kıvılcım diyen Büyüğümüz, sizin o kıvılcımı verdiğinize inanıyorum. Gücümüze kabımıza göre her insanda olduğuna inanıyorum. Yeter ki nefis denilen çocuğa uymayalım.
Kendi adıma söylüyorum. O NEFİS ÇOCUĞUNUN SÖZÜNÜ TUTMADIĞIMIZ ZAMAN KURTULUŞA ERERİZ. ALLAH’IN İZNİYLE İNŞALLAH. EFENDİ HZ. SABRİ BABAMA YAKINLARINA SELAM OLSUN.YATTIĞI YER NURLA DOLSUN AMİN.