.
Kıymetli yavrum,
Hayat bizzat yaşanan, yaşanması gereken şahsî bir maceradır. Yaşamak bir aşktır, şiirdir. Kimse, kimse adına hayatı yaşayamaz. Bir güzellikle ürperemez. Bir güzel davranışın, bir vermenin, bir paylaşmanın güzelliğini hissedemez. Yunus “Bir siz dahi sizde bulun, benim bende bulduğumu” der. Bizler, bildiğimizi sandığımız hususları, kendi hayatımıza mal edip, kendi yaşantımız içinde aşka, heyecana, şiire, varoluşun dayanılmaz ürpertisine çeviremezsek, sadece ama sadece papağanlık yapmış oluruz. Aşk ilmin yarısıdır, derler. Ancak, bilgiler uygulandığı zaman değer kazanırlar; ancak bilgiler uygulanıp, yaşanıp, davranışa dönüştükleri zaman vardırlar. Varlıkları ispatlanmış olur. Dostlar, açık konuşalım, bu çağda hiç kimsenin, yaşamadıkları bilgileri bozuk plâk gibi tekrarlayan insanlara sevgi, saygı, hayranlık duydukları görülmemiştir. Bu çağın insanlarının bilgiye karnı tok. Davranış istiyorlar. Yoksa, onun kendi bilgisinin kendine hayrı yok, kendi söylediğini kendi uygulamıyor, geç onu, palavracının biridir o diyorlar. Bu çağın insanlarının, sözüyle değil, özüyle, parlak nutukları ile değil, güzel, samimi, içten davranışları ile örnek olacak insanlara ihtiyacı var. Sözü ile değil, fiili ile örnek olanlar insanları etkileyebilirler. Onları iyiye, doğruya, güzele götürebilirler. Onlara yepyeni bir dünyanın renk dolu, ışık dolu, şiir dolu, aşk dolu kapısını açabilirler. Ve ancak onların Yunus gibi “Sevdiğimi demez isem, sevgi derdi boğar beni” demeye hakları vardır. Evet, sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz.
Selam, saygı ve sevgi ile.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Aziz Ruhuna Fatihalarla...