.
Muhterem hocam,
Altın dakikalarımız biraz önce bu haftalık son buldu. Bugün eve geldiğimde şöyle düşündüm. Ne kadar kıymetli bir lütüf içerisindeyiz ve de çok şanslıyız çünkü " cumartesi gök sofrasına gidiyorum " demeliyiz. Yüce Allah'ın sadece bu lütfu için bile hiçbir şeyden şikayet etmeye hakkımız yok. Aksi nankörlük olur geliyor bendenize. Yüce bir gönülden dinleniyoruz, Hak yola çevriliyoruz, gülüyoruz, ağlıyoruz, yiyor içiyoruz, dersler çıkarıyoruz ve kocaman bir aile oluyoruz. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için oluyoruz. Elhamdülillah. Ordan çıkıp da hayata karışınca daha iyi anlıyorsunuz içinde bulunduğunuz nimeti. Çıkışta yeni açılan alışveriş merkezine bir uğrayalım dedik. Akın akın insanlar girip çıkıyorlar. Dükkan dükkan ...kıyafet kıyafet.. bak bak.. saatler geçer. Geçen sohbette söylediğiniz " Allah'ın yarattığı en kıymetli varlık insan, insan için de en kıymetli şey zaman " sözünüz geldi aklıma. Arkadaşıma ne olur hemen çıkalım dedim. Bütün katları gezecek kadar müsrif olmayalım. Ve çıktık. Metroda arkadaşımla sohbet ederken yarın ne böreği yapsam diye konuşurken bizi dinleyen yanımızdaki hanıma soralım dedik. İkimizi de çok mutlu eden bir tarif verdi. Şaşırdık. Hemen dikkat kesildik tatlı için ne yapalım diye soracaktık ki durağı gelmiş indi. Biz konuşurken sürekli bizi izleyen ve dinleyen yurdum insanı bu hanıma bakış açımız değişti. Bize faydası oldu. Her insanın bizden bir fazla bildiği veya bir üstün bir yanı vardır deyişiniz geldi aklıma. Sohbet çıkışının hemen ardındaki saatlerde bu yaşadıklarımız bir sonraki haftaya kadar zatıalinizden kapabildiklerimiz ölçüsünde devam edip gidiyor. Elhamdülillah. Bugün de çok şey öğrendim inşallah. Hepsinin toplamından da tek şey TEVHİD i hissettim. Bütün sorular veya yaşananlar hep O aziz, O yüce ve gizli el'e çıkıyordu yine. Çiçekler üşümesinler diye evin sıcak tutulmasının faturaya yansımaması O gizli el'in korumasıydı, Nasılsın? sorusuna "aslan gibiyim " dememizi istemeniz burada ki moral ve şükür ilişkisini öğretmeniz Rahmani yolda gidebilmemiz için iki altın anahtardı. Hiçbir konuda zorlama yapmamamızı önermeniz de öyleydi.. Daha niceleri.. Oraya gelen herkesten , bize hizmet eden ve bu ortmamın oluşmasına vesile olanlardan, görevlilerden Rabbim razı ol niyazında bulunuyorum. Rabbimin bir bölümünde "içinizde beni anan bir topluluk olsun" ayeti geliyor aklıma. Allah'ım, altın dakikalarımızı çoğalt ve ve bizleri de lâyık eyle niyazında bulunuyorum. Amin.
Efendim, Gönülden hürmetlerimle ellerinizden öpüyorum.
Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :
Sayın “Güneşin İlk Işıkları”,
Kıymetli yavrum, yazdığın harikulade güzel mail için ne diyebiliriz... Lisede talebeyken Yenimahalle’de oturuyorduk. Bir aşağı sokakta Güngör Tüzün isimli bir arkadaşım vardı. O da benim gibi şiir ve edebiyat tutkunu idi. Her akşam üstü buluşur, İvedik yolunda şiirler okurduk. Bir şiirini hiç unutmadım. İstersen aklımda kalan mısralarını söyleyeyim:
“Sanma çok görüyorum mutluluğu kendime
Sanma gözlerindeki ışıktan ürküyorum
Söylenilmeyecek kadar güzel de
Ondan susuyorum”
Değerli yavrum, senin mailin de öyle güzel olmuş ki ondan susuyorum...
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Aziz Ruhları Şad Olsun