|
Konu : Hatırlanmak güzel şey.
Gönderen :
Edip Demir
Tarih :
7/4/2016 12:32:36 AM
.
Öncelikle sevgi ve saygılarımı sunar, ellerinizden öperim.
Benim 10 aydır konuştuğum bir kız arkadaşım var. 14 Şubat Sevgililer Günü. Ben böyle bir takım özel günlere inanmıyorum.Sevginin ve dostluğun özel günü olmaz. Bunların sevgiyi maddileştirdiğine inanıyorum. Kız arkadaşıma bu yüzden hediye almayacağımı, hediyenin illa maddi bir şey olması gerekmediğini,seni seviyorum demenin bile hediye olduğunu söyledim. Hediye almaya karşı değilim, elbette insan sevdiğine hediye alacak. Ama insanların sadece özel bir günde hediye almaya şartlandırılmasına karşıyım. Kız arkadaşım hediye göndermezsen iş yerinde bütün arkadaşlarıma rezil olurum, mutlaka bir şey al dedi. Şimdi o rezil olmasın diye hediye göndereceğim. Siz insanların böyle özel günlerde hediye vermeye şartlandırılmasına nasıl bakıyorsunuz?
--------------------------------------------------------------------------------
Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :
Kıymetli yavrum, böyle günlerde ille bir hediye alınmasına ben de en az senin kadar karşıyım. Bunlar, materyalist bir dünyada kalpleri taş kesilen insanların daha çok ticari amaçlarla çıkarttıkları çirkin oyunlar. Buraya kadar hemfikiriz. Ama, bir de madalyonun öbür yönü var. Anneler gününde birşey almazsanız anneniz çevresine karşı, sevgililer gününde en az bir çiçek göndermezseniz sevgiliniz muhitine karşı gerçekten zor duruma düşüyor. Çünkü bazı şer kuvvetler insanlara öyle nüfuz ediyorlar ki (o şer kuvvetlerden neleri kastettiğimi tabi anlıyorsunuz) birçok insan içinden gelmese de, inanmasa da, tasvip etmese de kendini bu etkileşimden kurtaramıyor. Danıştay’da çalıştığım yıllarda aynı dairede beraber üyelik yaptığımız Fahamettin Altun Bey vardı. Bize Samsun valiliğinden gelmişti. Artvinliydi. Çok zeki, çok esprili bir insandı. Allah rahmet eylesin, nur içine yatsın. Bazı esprileri hala aklımdadır. Derdi ki “Sadece müslüman olmak yetmez, müslüman görünmek de lazım”. Bu söz, üzerinde uzun uzun durmayı gerektirecek kadar incelikler taşıyor. Siz de lütfen hemen kabul veya reddetmeyin, ama üzerinde düşünün. Ben de diyorum ki hiç olmazsa bir çiçekle kız arkadaşınızın gönlünü hoş edin. İnsan gönlü sebebi ne olursa olsun her zaman “yelpazelenmeye” muhtaç. Hepimizin ama istisnasız hepimizin zaman zaman güzel sözler işitmeye, minicik de olsa hatırlandığımızı anlamamız için hediyeler almaya ihtiyacımız var. Bunlar bizi hayata bağlayan, yaşantımıza renk katan minicik nüanslar. Aman dikkatli olalım. Mesela benim ilke kararım var, ben zırnık hediye göndermem diyebilirsiniz. Ama ne olur biliyor musunuz, bu minicik olay iki sevgili arasında bir sürtüşmeye, bir kırgınlığa yolaçabilir. Niye sebebiyet verelim? Necip Fazıl, Bir Adam Yaratmak piyesinde şöyle der: “Kadınla erkek arasında öyle hassas bir cazibe muhiti var ki en olmayacak sebeplerle bir anda renk gibi uçar, duman gibi dağılır. Artık hiçbir gayret ve fedakarlık onu geriye iade edemez”. Aman yavrum dikkatli olalım. Ben merhum eşim Rana Hanım’la kırkdört yıl evli kaldım. Bir kere birbirimizi kırmadık, incitmedik. Birtek gün birbirimize dargın kalmadık. Her vesileyle sevgimiz daha da büyüdü, yüceldi. Bu nedenlerle aman dikkatli olalım.
Sevgili yavrum, diyeceklerim bu kadar. Yeni maillerini bekler, selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Aziz Ruhlarına Fatihalarla
|