Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : En önemli sorun, kendini ifade edebilmek.
Gönderen : Sabahat
Tarih : 7/14/2016 11:08:38 AM


.


Sayın hocam iyi günler,


Çok ileri düzeyde olmasa da zihinsel engelli on beş yaşında bir çocuğum var. Normal bir çocuğa kıyasla nelere daha çok dikkat etmeliyim? Bu konuda yol gösterici olabilir misiniz? Ayrıca değişik faaliyetlerde bulunmasını istiyorum, onu nasıl yönlendirebilirim?


Hürmetle ellerinizden öperim. Sağolun, varolun.


İyi günler.


Sabahat






Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :


Sayın Sabahat Hanım,


Kıymetli yavrum, bütün mesele insanlara kendilerini ifade edecekleri bir pencere açabilmek. Buna hepimizin, yeryüzündeki bütün insanların tereddütsüz ihtiyaçları var. Bu, muayyen bir şahsın değil, yeryüzündeki tek istisna olmadan bütün insanların ihtiyacını duydukları bir durum, kendini ifade edebilmek, anlatabilmek. Bunun bir değil, binlerce, onbinlerce yolu var. Asıl mesele o şahsa ait, o şahsın kişisel yapısıyla ilgili istekleri, özlemleri, bekleyişleriyle ilgili bir pencere açabilmek. Bu, şu veya bu şekilde gerçekleştiği zaman o şahıs mutlulukların en güzelini yaşayacaktır. Uzun yıllar önceydi. O günlerin İtalyan sinemasının Anna Magnani isimli meşhur bir yıldızı vardı. Bir gün bir gazetede onunla yapılmış bir röportajı okudum. Gazeteci soruyordu, “Efendim, eğer film yıldızı olmasaydınız ne olurdunuz?” Cevap müthişti, beni uzun uzun düşündürdü. “Ben”, dedi, “film yıldızı olmasaydım dağda eşkiya olurdum”. Onu okuduğum anı hiç unutamam. Demek ki içinde duyduğu müthiş enerjiyi, devce duyguları ancak filmlerde aldığı rollerle kanalize edebiliyordu. Değişik roller, değişik karakterler. Onları en güzel canlandırabilmek için yapılan çalışmalar ile içindeki duyguları ancak dışa vurabiliyordu. Birçok insanın içinde duyduğu sonsuz sıkıntı, büyük karanlık, bir uçurum psikolojisi aslında onların duygularını, düşüncelerini ifade edememelerinden doğuyordu.



İngiltere’de geziyordum. Londra’daki meşhur Hyde Park’a gittim. Parkta bir kürsü vardı. İsteyen o kürsüye çıkıp duygularını, düşüncelerini hiç çekinmeden rahatça ifade edebiliyordu. Belki de bu İngiliz centilmenliğinin yapıcı unsurunu oluşturuyordu. İnsanlar anlattıkça, kendilerini ifade ettikçe rahatlıyor, ferahlıyorlardı. Ben, bazılarının alay konusu yaptığı bu durumu İngiliz kültürünün en ince nüanslarından biri olarak görürüm. Hiç şüphe olmasın, buna hepimizin ihtiyacı var. Sayın Sabahat hanım, siz de hayat tecrübenizle yavrunuza kendisini iafde edebileceği bir pencere açın. Sonra onu destekleyin. Hor görmeden, küçük görmeden, hele hele hiçbir şekilde alay etmeden o yavrumuza kendini ifade etmek imkanlarını bağışlayın. Sonuçta ikiniz de mutlu olacaksınız.


Selam, sevgi ve saygı ile.


Sabri Tandoğan


Aziz Ruhlarına Fatihalarla


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]