Sabri Tandoğan Efendi Hz: Birincisi Resulullah Efendimiz, “Allah’ım Beni bir an, bir andan da kısa bir zaman nefsime bırakma” buyuruyor. Bu Hadisle birlikte düşünmek gerekiyor. Şeytan, her an insanı şaşırtmak için bekliyor. O iş aralarında kalan zamanda da eğer insan boş kalırsa araya şeytan karışabiliyor.
İkinci olarak, iki iş arasında kalan zaman çok kıymetli oluyor. Bu zaman dilimi iyi değerlendirilirse daha verimli sonuçlar alınıyor. Meselâ ben bugün Türkiye’nin her konuda kendini yetiştirmiş nadir insanlarından birisiyim. Edebiyat, resim, müzik, felsefe... sanatın çeşitli kollarında o alanın kendini en iyi yetiştirmiş kişileriyle oturup rahatlıkla konuşup, tartışabilirim. Bütün bunları gençliğimden beri zamanı çok iyi değerlendirmeme borçluyum.
− Efendim, meselâ şunu farkediyorum bazan, bazı işleri tamamlamak için ancak az bir süre varsa, o iş o sürede yetiştirilebiliyor. Ama zaman bolsa, aynı iş, o bol zamana yayılarak yapılıyor. İşler sıkışık değilse iki iş arasında dinleneyim derken zaman bir işe yaramadan boşa geçiyor. Eğer bu hususa dikkat eder, başka bir işe hemen başlayabilirse insan, umduğundan çok daha fazla işi tamamlayabiliyor kısa sürede.
Sabri Tandoğan Efendi Hz: − Öyle yavrum. Zaman içinde zaman, mekân içinde mekân olduğunu da unutmamak lâzım. Bir gün, bir velî zatın sohbetinde idik. Bir gurup az bir zaman sonra bir vasıtaya yetişeceklerini söyleyip kalkmak için izin istediler. O zat, “Efendim, biraz daha oturun” diye rica etti. Onlar da sohbete devam ettiler. Bir hayli zaman sonra müsaade edildi, kalktılar. Binmeleri gereken vasıtaya da yetişmişlerdi.
− Mekân içinde mekânı nasıl açıklamak lâzım?
Sabri Tandoğan Efendi Hz: − Yavrum bazı evler görüyorsun, onca insan yaşadığı halde içeride çok ferah bir hava oluyor. Sanki ev çok genişmiş gibi geliyor insana. Mânevi olarak bu da mümkün.
Üçüncü olarak da insan sürekli aynı işle meşgul olduğunda bıkabilir, yorulabilir. O nedenle bir işten yorulduğunda boş kalarak dinlenmek yerine hemen bir başka işe geçilirse, bu hem insanı daha çok dinlendirir, hem de ortaya yeni sonuçlar çıkar. Meselâ rahmetli annem ev işlerinden yorulduğu zaman kanepeye uzanır, eline bir kitap alır, okurdu. Einstein da meselâ bilimsel çalışmalarından yorulunca piyanosunun başına geçer, bir süre çaldıktan sonra dinlenmiş olarak yeniden çalışmalarına dönermiş.
Sabri Tandoğan Efendi Hz
Aziz Ruhlarına Fatihalarla...