Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : İnsan ilişkilerinde merdiven metoduna göre hareket eden pişman olmaz.
Gönderen : Müzeyyen
Tarih : 8/14/2016 9:47:20 AM


.


Selamün aleyküm kıymetli kardeşlerim..


Bu gün uzun bir aradan sonra  Cuma  toplantısında  arkadaşlarla beraberdik ,toplantımızı  çam ağaçlarıyla çevrili açık havada yaptık. Rabbim'den bir konu istedim bu gün akrabalık konusunu çıkardı  karşıma, kısa da olsa onu işledim. Değerli Derya kardeşimin yazısını okuyunca çoğul olarak sormuşlar . Allah razı olsun siz cevap vermişsiniz fakat başka bir vecheyle  fakir de bir iki kelam etmek ister, affınıza sığınarak müsadenizle..




Malumaliniz akrabayla alakasını kesenden ALLAH'ın rahmeti kesilir.


Efendimiz -sallallahû aleyhi vesellem - şöyle buyururlar :


" Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını gözetin. Akrabalık bağlarını devam ettirmekten daha süratli sevabı verilen bir amel yoktur. Zulümden sakının. Zulümden daha süratli  cezası verilen bir günah yoktur. Anne , babaya isyan etmekten sakının . Şüphesiz cennetin yolu bin yıllık mesafeden duyulur.


Ancak anne ,babasına karşı gelenler, akrabalık bağını kesenler, yaşlı olduğu halde zina edenler ve komşusuna büyüklük taslamak için  süslü elbiseler giyenler vallahi asla cennetin kokusunu bile duymazlar. "


Allah dostları, günahkarları kanadı kırık bir kuş gibi  hasta kabul edip, diğer insanlardan daha çok şefkat  ve  merhamet ederler. Akrabamız da belki bize sıkıntı veriyor onunla  ruhumuz bir türlü  uyuşmuyor olabilir.  O bilmiyor hasta, böyle yapması gayet doğal bu ruh haliyle başka bir davranış beklemem tevhide ters ,onuda yaralı ve hasta kabul etmek yaptıklarından incinmemeye çalışmak gerek . Bizi kırıyorsa daha seyrek görüşelim fakat bağları tamamen koparmayalım...Bayramda,seyranda  " ,düğün de, cenaze de  " Yaradandan ötürü hoş görelim " belki bizde ona tahammüll ederek  davranışlarımız ,törpüleniyor kırılmamayı öğreniyoruzdur.




İnsanları kendimize benzetme ve bizim gibi olma savaşı vermek yerine , Onun karakterini anlayıp , çözüp  ona göre davranmaya çalışalım. İncelik ve güzellikten zevk almayan, anlamayan , bunlara kapalı olanlardan bu davranışları beklersek hayal kırıklığı yaşar üzülürüz. O başka bir dünyada yaşıyor  kendimiz ince ve zarif davaranır bunu ondan görmezsek  o zaman Onun tabiatı fıtratı benden çok farklı , Ondan bu davaranışı beklemeye hakkım yok. Diye bir düşüncede olursak onu eksik, kusurlu , kaba olarak görmez  Ona yine hürmet ve saygıyla bakarız...


O benim dinlediğim sohbetleri dinleseydi, benim okuduğum kitapları okusaydı,  benim bildiğim şeyleri bilseydi elbette benden daha iyi biri olurdu. O bilmiyor bilmeyenden de bilmediği şeyleri bekleme gibi bir hoşgörüsüzlükte bulunmam Ona bir zulüm olur. 


Onun tabiatı böyle , başka bir davranış ve fıtratından dolayı , Ondan  beklediğim  incelikler onda yok ; Peygamberimiz (sav)  kimsenin fıtratını değiştirmeye kalkmadı.  tabiatla savaşan Allah'la savaşmış olur.


Mesela vefasız inceliği olmayan birinden vefa beklersek, Mesajlarımıza gönderdiğimiz watsap yazılarımıza karşılık vermezse üzülürüz.. En iyisi Ondan vefa beklememek , kimseden bir karşılık ve teşekkür beklememek .. bizi mutlu eder. Allah'ın kimi ne zaman yüceltip kimi ne zaman alçaltacağı belli olmaz. Mülk Onundur...




Şairin dediği gibi "karşındakine değer verdiğin kadar insansın "


Bizlerde kusurluyuz akrabalarımızda kusurlu hepsini ayrıştırırsak o zaman çevremizde kimse kalmaz... Önemli olan biz onlara örnek olmalıyız. Allah kader dahilinde onları karşımıza, çıkardı  oyuncu olarak bize verdiyse verdiğin akrabaları istemiyoruz dersek  " Allah'tan razı olmamış oluruz "


Hayat zaten çok kısa hazret-i Mevlanamız :


" Küsmek darılmak için sebepler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayınız " buyurmuşlardır.


Bir güzel huyu mutlaka vardır güzelliklerini görelim sevgiyle bakalım sevgiyle bakan her şeyi kusursuz görürümüş.




Geçen sene fakiri ziyarete gelen sevdiğim bir kardeşim kayınvalidesinden epeyce dertliydi. Bir türlü sevmiyordu mecburen aynı evde oturuyorlardı. Her sene ayrılalılım diyorlar bir türlü ayrılamıyorlardı. 


" - ablacığım bu sene de geçti ; yine ayrılamadık " dedi çok üzgündü.


 Sabret canım kardeşim hayatta mutlaka bir şeylerle imtihan olacağız senin nasibine kayınvaliden düşmüş . O olmasa çocuğunun bir  hastalığı olsa daha mı iyi sen yokken çocuklarına bakıyor. İşe gederken gözün arkada kalmıyor.  Doğru zaman gelince ayrılrsınız da inşaAllah ....Zaman daha  gelmemiştir  sen sabretmeye devem et  Canım Kardeşim ! dedim.. ( Bir süre sonra kayınvalidesi başka bir eve taşındı. Şimdi kendi annesiyle imtihan oluyor. )


Sevecek bir yönünü bul oradan sev, sevmediğin için sana o çirkin geliyor . Demiştim.


" - Canım ablam sevecek bir yönü yok ki neyini seveyim ! " diyordu.


Eve gidince fakiri aradı " ben buldum kayınvalideyin güzel bir yönünü dedim ; Çok iyi bir babaanne " diye ilave ettim...


Sonra kendisi  " - Ablacığım ben de buldum " dedi.


Yeter ki vicdan aynasından bakalım...




Bir süre önce evimize negatif elektrikli bir akraba ziyarete geleceğini  bildirmişti. Bu haberi alınca pek hoşnut olmadım. Programım oldukça yoğundu ona ayıracak pek vaktimde yoktu.


Sonra baktım rüzgardan defterimden bir sayfa açılmış orada şöyle yazıyor :




" - Ey ademoğlu ! Benim katımda ki nimet ve müjdelere ancak hoşunuza gitmeyen şeylere karşı Benim Rızam için sabrederek ulaşabilirsiniz . "


Bu bize zıt bir insan olur, bir hastalık olur, dert ve sıkıntı olur..Sıkıntılar , hastalıklar karakterimizle hiç mi hiç uyuşmayan insanlar  ;  sabır ve tahammül gösterdiğimizde , Allah'tan bize dostluk davetiyesi olabilir. İnsanı en fazla mesafe aldıran kalbini cilalayan , şey zor bir insana sabır göstermek hoş görmekmiş.. Malesef nefsimizden ötürü sabır gösteremiyoruz. Nefsimizi bir tarafa bıraksak ezsak " O zaman herkes ,kardeş, herkes güzel, herkes, latif , güzel olmayan yok ..




Hazret-i Mevlânâmız  :


Mana yolunda edeb, her edepsizin edepsizliğine  sabretmektir.


Edeb ya Hu ! sözü edebsize değil sanadır. O zaten edeb bilmiyor usül ,erkan bilmiyor sen de O edebsize uyma ..." buyuruyor.


Bel ki Allah seni o edebsizle karşılaştırıp ,senin edebini test ediyor olamaz mı ?


Bizler ;


Davranışlarımızın gelişip olgunlaşması için başka insanlara ihtiyacımız var. Biri bizi zorlayacak ki edebimiz , sabrımız olgunlaşsın kemale ersin... Ortaya çıksın...


Ne yazık ki toplum olarak çevremde görüyor ve çok üzülüyorum basit sebeplerden kardeş kardeşe küs . Benim öyle kardeşim yok Onu sildim hayatımda yeri yok diyor. Onu asla affetmeyeceğim diyor Onu cezalandırırken aslında affetmeyerek ruhunda ne kadar büyük bir yük taşıyıp kalbini kin ve nefretle doldurarak asıl zararı kendine verdiğinden habersiz,  nefsinden ötürü bir türlü görmüyor.. Allah sana O hakkı vermiyor. Nefsine göre değil ALLAH'ın rızasına göre davranmak zorundasın...




Sürekli insanlarla ,akrabalarla meşgul olmak, vaktini heba etmek ,bu da doğru değil.. Müslüman her ilişkisinde dengelidir. Çok yakın 


akrabalara seyrekte olsa tahammül göstermekle , okuyup, öğrendiklerinizin, dinlediğiniz sohbetlerin sadakası sayınız efendim...


Müslüman en hakir ve kötü kendi nefsini görürse o zaman herkes güzel gelir. Olumsuz bir şey görse de O bilmiyor yazık ! demeli...Geçip gitmeli ... Dalaşmaktansa dolaşmak iyidir...


Şerli ve belalı biriyse ve bize zarar veriyorsa , çocuğumuzun davranışını ve karakterini bozuyorsa o zaman düğünde, bayramda, cenazede görmekle yetinmelidir..


Bizim haftalık Kur'an toplantılarımıza katılan sevdiğimiz bir ablamız var ,kardeşiyle küslerdi, barışın diyordum . Bu hanım alkolik eşinden ayrılmış oğluyla beraber yaşıyorlar. Eşi içince sapıtıyormuş ikisini de öldürmeye kalkmış kaç kere en son evden kaçmışlar canlarını zor kurtarmışlar.  Kadıncağızın kafasına silah tutup ateşliyor , silah patlamıyor pencereye tutunca patlıyor. Kadına kızıyor ne şerbetlisin diye. Sonradan öğrendim ki , kardeşi oğlunu içkiye alıştırmaya çalışıyor, çalıştığın yerden kasadan para al patron ne bilecek diyormuş. Çocuğu annesinden habersiz nişanlıyor. Bunları öğrenince barış diyemedim artık . Ona dua et kinlenme , onu küçük görme onun için istiğfar et diyorum ancak..


Allahualem, bissevap.


Gelecek akrabamızdan bahsetmiştim, önce istememiştim, sonra o yazıyı okuyunca istiğfar ettim..Af diledim..




Akrabamız eve  girer girmez yine  negatif   sözler söyleyerek girdi..Fakat sonra çok mutlu oldum..İyiyi güzeli sevmek kolay önemli olan bize zıt ve kötülük edeni sevebilmek... Kur'anda kötülüğü iyilikle savarlar  diye kaç yerde methi sena edilirler..


bu büyük bir nasiptir  kötülüğe karşı iyi olmak iyilik yapmak her kese kısmet olmaz der Fussilet suresinde ki ayette..


Yazı yazmek gibi bir niyetim yoktu inanın Tecelliyat böyle zuhur etti..Sevgili Derya kardeşime kucak dolusu sevgi ve selâmlarımı sunarım... Kardeşlerim bana yol gösterin diye çoğul yazdığı için haddi aşarak cevap yazdım...Affediniz ...Vesselam...


Hani mülke benim diyen,


Köşk sarayı beğenmeyen,


Şimdi bir evde yatarlar


Taşlar olmuş üstünleri


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]