.
SABRİ BABADAN MANA SOHBETLERİ- HAYAT DERSLERİ
Çarşamba Sohbetleri (06 02 2002)
Eşyayı eşya olarak görmemek gerekiyor. ”Allahım bana eşyanın hakikatini göster" Hadis-i Şerifinden uzağız. Önemli olan eşyayı eşya olarak görmemek..Onların da kendilerine göre bir duyarlığı var. Çevremizdeki bütün eşya, hesap gününde, tanıklık edecek, dile gelecek. Eşyayla dost olalım, sevgili olalım, arkadaş olalım. Onlarda Allah’ın tecellisini görelim. Zaman zaman gardrobumuzun kapağını açsak, elbiselerimizi okşasak, sevsek, onlara ilanı aşk etsek.. Bütün eşya, bizi kuşatan, bize yardım eden, akrabalarımız, dostlarımız... Peygamberimiz (S.A.V.) son hutbesini verirken, kürsüden inerken, kürsü feryad etmiş, ağlamış... Öyle eşya var ki..Onun hassasiyeti değme insanda yoktur.
”Güzel sanatların en yücesi, en muhteşemi, hat sanatıdır. Hat Sanatı insanı Allaha götüren bir köprüdür. Çok güzel hat eserleri karşısında, abdest alarak, huşuyla, edeple, saygıyla bakacak olursak..birdenbire çevremiz değişiveriyor. O anda bizi bir başka manevi aleme götürüyorlar. Hat Sanatı ile yazılmış bir levhaya bakmak bile ibadettir.”
“Manevi hayatta yaş önemli değildir. İnsan vardır on altı yaşında kamil, arif, olgun olmuştur.”
“Her şeyin bir vakti, saati vardır. Kainatın en büyük insanı Peygamberimiz. Allahın habibi, kırk yaşına gelmeden, kendisine Peygamberlik görevi verilmedi.”
“Evlilikte, ilk beraberlikten önce kılınan iki rekat namazda, aklın, hafsalanın alamayacağı bir incelik vardır.”
“Bir kez yaşanır bir güzellik, bin kez yinelenir. Bir güzelliği bir kez görmekle yetinmeyelim. Onu kendimize mal edelim. Bu bir güzel tablo olur, bir çiçek, bir ağaç olur. Gökyüzü, bulut olur. Sevdiğimiz insanla geçen bir an olur. Bir büyük veliyi ziyaret edişimiz olur. Bin kez, onbin kez onu hep tekrar tekrar hafızanın dehlizlerinden çıkarıp, yeniden yaşıyabilmek, son derece önemli birşey. Bir güzelliği hemen görüp geçmemek lazım. Onu içimize sindirelim.”
“Her zerrede Allahın ayrı bir tecellisi, tezahürü var. Her zerreye saygı ile bakınca, hayat sonsuz bir zenginlik kazanıyor.”
“İnsan, yedisinde neyse, yetmişinde de odur. Ağaç yaş iken eğilir. Çocuk eğitimi çok küçük yaşlarda başlamalı. Gergedan, yavrusunu 3 günlükken eğitmeye başlıyor. Çocuk eğitimi hamilelikte başlamalı.”
“İnsanın iki yönü var. Maddi ve manevi.. Maddi yönümüz vücudumuz. Kalpte bir organımız. Kalbin bir de manevi yönü var. Kalp insan vücudunda, duygunun, imanın, hassasiyetin merkezi. Onun da merkezi, "Fuat" denilen bir nokta. Nur-u Muhammedi sırrı, o noktada gizli. Her kalpte Allah yazısı vardır. O nurun ortaya çıkması için, belli bir ortam ve şartlar gereklidir. Nur-u Muhammedi her çocuğun kalbinde var. Onun ortaya çıkması için birinci şart, o çocuğun helal rızıkla beslenmesi ve yaşadığı ortamda, saygı, sevgi, şükür, kanaat, edep, incelik, zarafet, sabır duygularının yaşanması lazım. Bu duyguların yaşanmadığı ortamda, Nur-u Muhammedi tecelli edemiyor. Temel, helal rızıktır. Her doğan çocuk, İslam fıtratı üzere doğar.”
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Aziz Ruhlarına Fatihalarla
Bugün Hakka Vuslat Günüdür, Himmetleri Üzerimize Olsun