Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Merdiven Metodu.
Gönderen : Çiçek
Tarih : 9/6/2016 10:50:07 AM


.


 



Saygıdeğer Hocam,insanları tanıma konusunda sorunum var, iyiyi kötüyü birbirinden ayıramıyorum ayrıca herkesin iyi olduğunu düşünürek hareket edip yakınlık gösteriyorum. Sizce ne yapabilirim bana yardımcı olursanız sevinirim Allaha emanet olun.





Çiçek







--------------------------------------------------------------------------------





Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :





Sayın Çiçek Hanım,





Kıymetli yavrum, insanları tanımak bir aşk meselesidir. Çok küçük yaştan itibaren insanları tanımaya çalıştım. Bugün yaşlı bir insanım, hala bu aşkım devam ediyor. Her gün tanıdığım, gördüğüm herkesten bir şey öğrenmeye çalışıyorum. Mesela bir taksiye bindiğim zaman şöförün yanına otururum, ona sorular sorarak bir şeyler öğrenmeye çalışırım. Diyeceksin ki şimdi ben ne yapayım? O zaman sana merdiven metodunu tavsiye ederim. Dünyada ilk defa benim ortaya attığım bir merdiven metodu var. Bir insanla tanıştığın zaman ona merdiven metodunu uygula. Yani merdivenin ilk basamağı “merhaba”dır. İkinci basamak “nasılsın”dır. Öyle insanlar gördüm ki ona merhaba diyeceksin, ama nasılsın demeyeceksin. Mübareğin ağzı bir açıldı mı bir daha kapatmak mümkün olmaz. Nene gerek, böylelerine nasılsın demeyeceksin. Merhaba yeter.





Değerli yavrum, basamaklar ilerledikçe verdiğin hükümler de değişir. Mesela sözünde durmamak. Orada duracaksın. Bil ki o arkadaşın sözünde durmayan bir insandır. Ve böyle basamaklar ilerledikçe verdiğin hükümlerde değişir. Biz ne yapıyoruz, ilk tanıştığımız insana bütün aile sırlarımızı anlatıyoruz. Geçenlerde gazetede okudum. Bir hanım kuaföre gidiyor. Saçlarını yaptırırken yanına bir hanım oturuyor. Merhabadan sonra kadın bir açılıyor, bir açılıyor, kocasının çapkınlıklarını anlatmaya başlıyor. Onu dinleyen kadın gizlice bir dinleme aleti çıkarıyor, kadının bütün söylediklerini teybine alıyor. Meğer adam milletvekiliymiş. Kadın da gazeteciymiş. Ertesi gün gazetede adamın bütün çapkınlıkları bir bir ortaya dökülüyor. Partisi adamı partiden kovuyor. Adam da mahkemeye müracaat ediyor, karısını boşuyor. İşte bir boşboğazlığın hazin sonuçları. Birisi yuvasından oluyor, birisi işinden. İşte böyle yavrum. Ben de sana merdiven metodunu tavsiye ediyorum.





Nasıl bir merdiven basamak basamak çıkılırsa ilişkilerimiz de öyle olmalı. İnsanlarla ilişkilerimizi merdiven metoduna göre kurmalıyız. Hayatta öyle çirkef, öyle çamur insanlar var ki onlara sadece selam vereceğiz ama nasılsın demeyeceğiz. Çünkü nasılsın dediğimiz zaman bazılarının ağzı kenef gibi açılıyor. Şimdi biraz da gözlerimizi ve ses tonumuzu kullanmayı öğrenebilsek. Birinin bize kötü söz söyleyeceğini, hakaret edeceğini hissettiğimiz zaman ona öyle bakacağız ki anasından doğduğuna pişman olacak. Bakışlarımızla onu paramparça yapacağız.





Bundan elli yıl önce bir film seyretmiştim. Orijinal ismi “Ağ”dı. Bu film dört saat sürüyordu. Dört saat içinde çok kısa beş cümle vardı. Onun dışında herkes duygularını, düşüncelerini, sevgilerini, saygılarını, kinlerini, nefretlerini bakışlarıyla anlatıyorlardı. Kelimelere gerek kalmıyordu. Hayatımda seyrettiğim en güzel filmdi. Beş kere gittim. Doyamadım. Değerli yavrum, işi son ana bırakmamalı. Gerek iş hayatında, gerek sosyal hayatımızda davranışlarımızı öyle ayarlamalıyız ki hiçbir it oğlu it, hiçbir şırfıntı bize dil uzatmak cesaretini kendinde görememeli. Bakışlarımızla ona “Ulan şerefsiz, seni mahvederim. Çiğnerim.” diyebilmeliyiz. Bütün mesele hayatta merdiven metoduna göre kendimizi ayarlayabilmekte.





Selam, sevgi ve saygı ile.










Sabri Tandoğan Efendi Hz.


Aziz Ruhlarına Fatihalarla...

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]