.
Hakka ne zaman göçeceğimizi biliyor muyuz? Biz, Allah’ın ve Peygamberin emrettiği yoldan gidip biraz kendimize çeki düzen vermemiz gerekirken bize hiç mi hiç faydası olmayacak şeylerle acaba niye uğraşıyoruz?
Biz acaba daha adam gibi namaz kılabiliyor muyuz? Abdest alabiliyor muyuz? Hangi birimiz çıkıp da ben bu Ramazanın bir tek gününü Allah’ın istediği, Peygamberin söylediği şekilde orucumu tutarak geçirebildim diyebiliriz. Acaba biz telefonumuz çaldığı zaman tatlı ve yumuşak bir sesle “buyurun efendim” diyebiliyor muyuz? Sofraya oturduğumuz zaman bir Müslümana yakışır şekilde edeple, incelikle, zarafetle yemeğimizi yiyebiliyor muyuz? Acaba biz adam gibi taharetlenmesini biliyor muyuz? Daha alfabenin ilk harfinde olan bir çocuğa yüksek matematikten bahsederseniz o gariban ne anlar bundan. Daha bu misalleri yüzlerce, binlerce çoğaltabiliriz. Ne olur birbirimiz kandırmayalım.
Yarın Allah’ın huzuruna çıkıp da hayatımızın hesabını vereceğimiz zaman ne cevap veririz? Aman yavrum, dikkatli olalım. Şu şunu demiş, bu bunu yazmış bize ne? Sana beş yaşındayken annemin bana vasiyet ettiği sözü yazıyorum. Artık karar senin.
“Oğlum, Allah’ın ve Peygamberin inan dediklerinden başka hiçbir şeye, hiç kimseye inanma.”
Sevgili yavrum, ne demek istediğimi herhalde anlıyorsun.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Rahmet ve Şefaat Gani Gani Onun ve Hakka Göçen Yakınlarının Üstlerine Olsun.