Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : İnsan denilen muhteşem varlıığı anlamak büyük çaba ister...
Gönderen : Hem suçlu hem güçlü
Tarih : 11/3/2016 10:14:20 AM


.



Sayın Sabri TANDOĞAN





Yaşamımız esnasında yaptıklarımız ile yapamadıklarımız arasında ki durumun nasip olması ile olmaması halinde akli irademizin rolü ne kadardır .müsaadesi olmadan bir yaprağın dalından düşmeyeceğini vaad eden Rabbimizin önünde hangi davranış ve oluşumları düşünme hali içinde olmalıyız.yalnızca olumsuz hallermi bizden kaynaklanır. mesela evdeyim canım süt istiyor bakkala gidip süt almak istiyorum fakat o an bir bardak kırılıyor onu temizlemeye başlıyor ve ardından da süt almayı unutuyorum. ikinci örnekte ise canım süt içmek istiyor fakat bakkala gitmeyi göz ardı ediyor ve unutuyorum. üçüncü örnekte ise canım süt istiyor bakkala gidiyorum ve bakkalın kapalı olduğunu görüyor, ve süt içemiyorum. bu üç örnekte de düşünce ve sonuç aynı sadece eylemler farklı. sonuç itibari ile süt içmek nasip olmuyor fakat eylemlere gelindiğinde düşüncemiz ne olmalı . Allah yar ve yardımcınız olsun efendim.








--------------------------------------------------------------------------------





Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :





Sayın "hem suçlu hem güçlü" rumuzuna,





Kıymetli yavrum,


İnsan ruhu, insanın şuur altı, insanın öz varlığı, öylesine girift, öylesine çetin, öylesine karışık bir mesele ki. İnsana sadece günlük hayatın basit hesapları içinde aklın ve mantığın daracık sınırları içinde bakacak olursak o muhteşem varlığı hiç ama hiç tanımamış, anlamamış oluruz. Büyük Yunus, bir mısraında "Hiç kimse bilmez bizi, biz ne işin içindeyiz" der. İnsanı tanımak, insanı anlamak öylesine güç, öylesine çetin bir mesele ki şair Atilla ilhan bir şiirinde "Anladığım imkânsız şey, bir insanın bir başka insanı anlaması" diyor. Ne olur, insan denen bu muhteşem varlığa, bakkal mantığıyla değil, edeple, saygıyla, tevazu ile, hayranlıkla yaklaşalım. Onu anlamaya çalışalım, hissetmeye çalışalım, sezmeye çalışalım. Ona "yaklaşmaya" çalışalım. Sizden çok rica ediyorum. İnsana, velev ki bu insan siz dahi olsanız insana sonsuz bir aşk, heyecan ve saygı ile yaklaşmaya çalışalım. Büyük Fransız bilgini ve filozofu Aleksi Carel, insan varlığı önünde tir tir titriyor ve yazdığı en muhteşem eserin adını "İnsan bu meçhul" koyuyor. İnsan bilinmezi kâinatın en muhteşem olayı. İnsan, öyle girift, öyle çok bilinmeyenli bir yaratık ki... Nasıl gerçek bir sanatsever bir sanat eserine bütün hücrelerini seferber ederek, varlığının bütün imkânlarını zorlayarak onu anlamaya, onu tanımaya çalışırsa, biz de efendim insana öyle yaklaşalım. Unutmayalım ki, hayat düz mantıktan, sathi akıldan ibaret değil. Aklında ötesinde aklı aşan başka değerler var. Acaba bu sözlerle ne istediğimi anlatabildim mi? Çünkü öteden beri bu konu beni ürpertir, heyecanlandırır, duygulandırır. Size bu anlattıklarım bir şey ifade etmiyorsa lütfen yazın, daha başka imkânlarla size ulaşmaya çalışayım. Şimdilik bu kadar. Saygılarımla.





Sabri Tandoğan Efendi Hz.


Aziz Ruhları Şad Olsun.









...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]