Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : İman edip salih ameller işleyenlere muhteşem örnek: İmam Zeynelabidin Hz.
Gönderen : Müzeyyen
Tarih : 11/18/2016 4:22:14 PM


.


Selamün aleyküm kardeşlerim bu yazımı bir süre önce muharrem ayında sizlere göndermiştim unutuldu her halde yayınlanmadı... ehlibeyti anarak bereketlenelim...


 




Gönderen: müzeyyen --- <reed_rosee@.....com>
Gönderildi: 22 Ekim 2016 Cumartesi 07:37
Kime:
standogan@gonulsohbetleri.net
Konu:


 


Allah'ın rahmeti, saadeti , inayeti tüm inanan kardeşlerimin üzerine olsun...


"Nimetleriyle sizi beslediği için ALLAH'ı sevin . Beni de ALLAH sizi sevsin diye sevin. Ehli beytimi de Beni sevdiğiniz için sevin. " ( Hazret-i Muhammed S:A:V )


Muharrem ayı deyince ilk önce aklımıza elim ve vehim bir hadise olan " Kerbela " katliamı gelir çoğumuzun aklına.


Kaç yıl öncesiydi cuma sohbetinde Kerbelayı anlatayım demiştim. Araştırırken kanım dondu, gözyaşlarımı tutamadım. Böyle bir vahşet nasıl olabilirdi. Sırf makam ve dünya sevgisi için Peygamberimizin gülleri altı aylık bebekten ,üç yaşında ki masumdan gençlere kadar bir peygamber ailesinin doğranıp kılıçtan geçirilmesi ne acı bir şeydi.


Daha sonra  " AŞKIN ŞEHİDİ  " kitabını da ağlayarak okudum.. Hazret-i ZeynelAbidin hazretleri ise ilahi takdirle bu elim hadiseden eceli henüz gelmediği ve ehlibeyt soyu devam etmesi için kurtulmuştu... Kerbela olayı acı bir şekilde cereyan ettiğinde  o gün O çok hastaydı. Hazret-i Hüseyin (R.A ) onun savaşa girmesin e müsaade etmedi . Sen daha sonra şehit olup bize kavuşacaksın Ehli Beyt seninle devam edecek buyurmuştu.


ZEYNELABİDİN HAZRETLERİ


Tabinin büyüklerinden on iki imamın dördüncüsü, ismi Ali bin Ebi Talib'dir. Künyesi Ebû Muhammed ve Ebû 'l Hasandır.


Lakabı Seccad ve ZeynelAbidindir. Annesi Acem padişahının kızı Şehr-i Banu Gazele'dir. 666( H.46 ) Medine'yi Münevvere'de doğdu.


İmam-ı Zühri  " Ondan daha üstün fıkıh alimi görmedim "  demiştir.  Tasavvufta ki yüksek halleri ilimde ki ,yüksek derecesi  methedilmiştir.


Gece de bin rekat namaz kıldığı ve buna ölünceye kadar devam ettiği bildirilmiştir.


Her abdest aldığında yüzü sararır ve vücudu titrerdi.


Sebebini sorduklarında :


" Kimin huzuruna duracağımı biliyor musunuz ? buyururdu.


Bir gece ibadetlerini tamamlamak için kalktığında ;  Gaybdan bir ses " Sen Zeynelâbidîn'sin ( Yani ibadet edenlerin süsüsün ) Dedi. Böylece bu gece boyu süren vecd dolu secdeleriyle  kendisine atfedilen , " Seccâd ve Zeynel âbidin"  lakabı olarak kaldı...


Zeynelâbidin Hazretlerini ellerini kelepçeli olarak Medine'ye götürüyorlardı. Hazret-i Zuhri Onu bu halde görünce çok ağladı ve keder dolu sinesinden şu sözler döküldü ; "  Keşke şimdi Sizin yerinizde benim ellerim kelepçeli olsaydı " dedi.


Zeynelâbidin Hazretleri ona dedi ki,  " Ya Zûhrî ! bu bize hiç zor gelmez . İstediğim zaman el ve ayaklarımda ki kelepçeleri açarım "  Çok hafif bir silkin me ile elinde ki kelepçeleri ve ayağında ki kayışları açtı ve sonrasında buyurdu ki ; " Bunlar kulların cezasıdır ve kolaydır. İstediğimiz zaman açabiliriz. Esas zor olan ALLAHÛ TEÂLANIN azabıdır. Ve arkasından eline kelepçeyi eyeğına kayışı tekrar geçirdi.


Bu nasıl bir tevekkül , teslimiyet, rıza hali ve Nasıl bir Allah korkusuydu hayran olmamak elde değil.


Birisi aleyhinde konuşmuştu , yanına gitti onunla biraz sohbet ettikten sonra buyurdu ki : 


" Hakkımda bazı şeyler söylediğini işittim. Dediklerin doğruysa ALAHÛ Tealâ'dan mağfiret dilerim. Beni affetsin!  Dediklerin eğer iftiraysa da Allah seni affetsin... Allah'ın rahmeti, bereketi, üzerine olsun..."


Yine bir gün nadanın birisi kendisine kötü bir şekilde konuşmuştu. O ise bu duruma tebessüm ederek " Ne iyi oldu bunları söylediğin Ben nefsime " Ne Kötüsün ! der dururum  o beni dinlemiyordu.


Zeynelâbidin Hazretlerinin bir gün misafirleri vardı. Kölesi sofrayı getirirken sofra kölenin elinden kaydı ve  yuvarlanarak düştü.  merdivenin altında oynayan küçük çocuğunun üzerine hızla çarptı, küçük  çocuk oracıkta  vefat etti.


Köle bu durum karşısında çok korktu tir tir titremeye başladı.


Zeynelabidin Hazretleri kölenin bu hali karşısında sükûnetini muhafaza ederek " sen hiç korkma seni affettim ! Ve Allah rızası için azad ettim " buyurdular . Böylece  üstün bir ahlak ve yüce bir gönüle sahip olduklarını gösterdiler.


Medineli Müslümanlar sabah kalktıklarında kapıları önüne bırakılmış bir çuval erzakla karşılaşıyorlardı. Sanki gizli bir el neye ihtiyaçları varsa biliyor gizlice kapılarına hissettirmeden bırakıyordu.


 Günler geçerken, bu böylece devam edip gidiyordu sağ elin verdiğini sol elin farketmemesi duyarlılığıyla kimse bu çuvalları koyanı göremiyordu ,bilemiyordu...


Bir sabah kalktıklarında şaşkınlık içinde bocalayıp kaldılar. Her zaman aksatılmadan konulan erzak çuvalları o gün konulmamıştı. Herkes birbirine soruyordu ve olayın esrarını çözemiyorlardı.


Derken sır kapısı aralanmıştı ; Medine semalarında acı dolu yürek yakan bir sâlâ sesi yankılandı.


Vefat eden Zeynelâbidin Hazretlerinden başkası değildi.


Sonra naşı gasl edilirken üç halifede de görüldüğü gibi sırtı yaralı ve nasır içindeydi. Onu çok iyi bilen , bir yakınına sordular sebebini .


 O da şöyle buyurdu ;  " O her akşam sırtına yüklediği çuvalları ihtiyaç sahiplerinin kapısına hissettirmeden bırakıyordu. bu yaralar işte o sebebledir " buyurdular.


Zeynellâbidin Hazretlerinin bir devesi vardı. Allah sevdiği itaatli kullarına kainatı musahhar edermiş misali  devede yolda kuma ,vurmadan gider üzerindekini hiç incitmez. Taşıdığı değerli yüce insanın kıymetini bilerek adımlarını imtina ile atardı. Zeynelâbidin Hazretleri vefat edince devesi kabri üzerine gelip göğsünü yere koyup acı içinde derin derin inledi.


Hiç kimse bu deveyi kaldıramıyor bir milim , yerinden oynatamıyordu.


Oğlu Muhammed Bakır (R.A ) insanlara ithafen :


" Kalkması için boşuna uğraşmayın kaldıramazsınız. Bu deve burada böylece ölecek " buyurdu ve deve üç gün sonra ayrılığa dayanamayarak inleyerek vefat etti.


Osman bin hayyam tarafından zehirlenerek şehit edildi. Başka bir  yerde ise zalim sultan Abdülmelik tarafından zehirlendi diye okumuştum. En doğrusunu ALLAH bilir...


"İman edip salih ameller işleyenler için Rahman gönüllerde bir sevgi yaratacaktır." ( Meryem 96 )


Yunus ver canını Hak yoluna Can vermeden Canan bulunmaz...


Şefaatleri üzerimize olsun...


Yüce  ruhaniyetlerine Selamların en güzeliyle Selâm olsun...


Ruhuna üç ihlas bir Fatiha..


Vesselâm


Müzeyyen Cihangiroğlu


 


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]