Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Bazı gerçekler.
Gönderen : Mehmet Doğramacı
Tarih : 11/30/2016 12:38:47 AM


.


Efendim yine bir miktar ara verdiğim için bağışlayınız.Sizin muhabbetinize mazhar olmak bizler için ilahi bir lutuf.Hakkını vermeye gayret edeceğiz inşallah...Yine bizim ve dostlarımızın aklına gelen bazı hususları paylaşmak istiyorum...


Gönül okyanusunuzdan bizim kıyılarımıza vuracaklardan nasipleriniriz inşallah...


1-Bazı Hak Ehli zevatta açığa çıkan Celal hali nasıl açıklanabilir?..Tüm varlığı bir gören,hoş gören,sırları fark eden bu insanların umulmadık anlarda çok dehşet biçimde gerilmeleri sizce nasıl izah edilir?...Sanırız bu Celal bizim bildigimiz sıradan bir asabiyet ve sinir hali olmasa gerek!


En derin şükran, minnet, hürmet ve muhabbetlerimle....



Mehmet DOĞRAMACI.


--------------------------------------------------------------------------------


Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :


Sayın Mehmet Doğramacı,


Efendim, sizin mailinize kavuşmanın heyecanı, sevinci ve mutluluğu içimi ışıkla, nurla doldurdu. Allah sizden razı olsun. Allah, bir gününüzü bin etsin. Gelelim sorunuza:


Siz de takdir edersiniz ki tıpta bütün sorunlar yaraya tendürdiyot basmakla iyileşmez. Yerine göre operasyon da yapılır. Gerçek Hak ehilleri duruma göre hareket ederler. Öyle durumlar vardır ki çok ani, çok acele operasyonlar gerekebilir. Peygamberimiz, gelmiş geçmiş, gelecek insanlar içinde sevgisi, saygısı, edebi, zarafeti, inceliği herkesten fazla olan idi. Ama gün olmuştur bazı harplerde kılıcını çekmiş, ordunun en başında aslanlar gibi savaşmıştır. Günümüzün gerçek tasavvufa bigane insanları sanıyorlar ki Hak yolundaki insanlar şartlar ne olursa olsun yumuşacık, ipek gibi hareket ederler. Yok öyle şey. Onlar görevlerini yapabilmek için o yarım yamalak insanların sandıklarının aksine celallenirlerdi. Biliyorsunuz psikiyatrik vak’alarda bir şok tedavisi yapılıyor. Hastanın elini kolunu, ayaklarını sımsıkı bağlayıp, yüksek dozajda elektrik veriyorlar. O elektriğe muhatap olan hasta yatağında lastik top gibi sıçrıyor. O doktor belki o hastanenin en hassas, en ince ruhlu, en kibar insanı. Sineği bile incitmekten ödü kopan, ama tıbben gerekiyorsa, buna mecbursa hastasına da şok tedavisi yapmaktan uzak kalamaz. Eğer acır, aşırı şefkatli davranır, kıyamazsa görevini yapmamış olur. Gerek hukuk nazarında, gerek Allah’ın önünde suçlu duruma düşer, yargılanır. Böyle canım, cicimle, ah kuzum, vah kuzumla bütün hastalıkların iyileşeceğini sananlar gaflet, dalelet ve cehalet içindedirler. Günümüzde “evliya müfettişleri” var. Bunlar akılları ersin ermesin çocukluğundan itibaren bütün hayatını Allah yoluna harcamış insanları kırmaktan, incitmekten, üzmekten hiç mi hiç sakınmıyorlar. Kıldıkları üç beş namazla, okudukları yarım yamalak bir kaç kitapla kendilerini mana yolunda üstad sanıyorlar. Ve sonra hiç utanmadan, sıkılmadan yarın hesabını vereceklerini düşünmeden o Allah dostlarını insafsızca yargılıyorlar. Bazan daha ileri gidiyorlar, yargısız infazda bulunuyorlar. Onlar hüküm gününü düşünmeyecek kadar herşeyden habersiz, zavallı insanlar. Muhterem efendim, rahmetli Münir Derman Hazretleri de böyle zaman zaman insafsızca yargılanmış, O’nun mübarek kalbi incitilmişti. Merak ediyorum, yarın o kimseler bunun hesabını nasıl verecekler.


Sayın Doğramacı, bu konuda söyleyeceklerim şimdilik bu kadar.


Selam, saygı ve sevgi ile.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Aziz Ruhlarına Fatihalarla...


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]