Kıymetli yavrum, önemli olan Hakka göçen (dikkat edin, ölen demiyorum, onlar ölmezler, sadece mekan değiştirirler) manevi büyüklerle her an canlı bir irtibat içinde olabilmek. Biz onları görmesek de, göremesek de, onlar bizi görüyorlar. Ne olur, şu toplumun aşıladığı ön yargılardan kendimizi, kalbiminizi, özümüzü kurtaralım. Yunus Emre
“Aşıklar ölmezmiş, ölenler hayvan”
diyor. Bakın bana yazdığınız iki mail arasında o kadar uzun bir zaman var. Olmuyor işte. Siz bu suretle bana da, kendinize de yazık etmiş etmiş oluyorsunuz. Ben, yetmiş üç yaşındayım. Şurda ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum. Ama, Allah’ın lütfuyla, ihsanıyla henüz hayattayım ve ayaktayım. Needen bu insandan istifade etmiyorsunuz? O, her an (sabahlara kadar) sizin emrinizde, hizmetinizde. Bu fırsat kaçırılır mı?
Lütfen toplumun size çizdiği o dar sınırdan kaçın, kurtulun. Yahya Kemal bir şiirinde
“Açıl engine, ruh ol”
diyor. Hayat yemek, içmek, para kazanmak, gezip, tozmak, eğlenmekten ibaretse o zaman bizim hayvandan ne farkımız kalır? Onlar da aynı şeyleri yapmıyorlar mı?
İşte böyle yavrum, lütfen şu zavallı hayatın daracık sınırlarından kurtulalım. Kalbimizi iyiye, güzele, büyük ve yüce olana, sonsuz olana açalım. Sadece sevelim ve sevilelim. Şunu unutma seven, sevilir.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Allah'ın Rahmeti, Peygamber Efendimiz S.a.v.'in Şefaati Onun ve Hakka Göçen Ailesinin Üstlerine Olsun.
KÂİNATIN EFENDİSİ, ÂLEMLERE RAHMET RESULULLAH S.A.V. EFENDİMİZ ŞÖYLE BUYURDULAR:
"Ölen kimse kabrinin içinde boğulmak üzere olup da imdat isteyen kimse gibidir. Babasından yahut kardeşinden veya dostundan kendisine ulaşacak duayı beklemektedir. Nihayet dua kendisine ulaştığında, bu duanın sevabı ona dünya ve dünyada bulunan her şeyden daha kıymetli olur. Muhakkak ki, hayatta olanların ölüler için hediyeleri dua ve istiğfardır."
(Mişkatü’l- Mesabih, 1/723)