Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Veren el alan elden üstündür.
Gönderen : Sabri Babadan Selam
Tarih : 12/26/2016 11:24:17 PM


.


Kıymetli yavrum,


İsviçre’de ekonomi doktorası yapıp dönen bir okurum, geçen gün ziyaretime geldi. Çeşitli konularda izlenimlerini anlattı. Bir husus var ki, sizlere anlatmak ihtiyacını duydum.


Bu okurumun oturduğu apartmanın karşı dairesinde, dört kişilik bir aile var. Anne, baba, kız evlât, erkek evlât. İkisi de öğrenci. Bu aile İngiltere’den gelmiş. Düzen var, nizam var, sulh, sükûn var diye, İsviçre’ye yerleşmek istiyorlar. Bir süre sonra, İsviçre vatandaşı olmak için resmî makamlara müracaat ediyorlar. Gelen cevap olumsuz. İki çocuğunuz öğrenci, bunlar kalabilirler; ama siz en kısa zamanda İsviçre’yi terk edin diyor­lar. Size müsaade etmiyoruz. Sebebini soruyorlar. Gelen cevap çok ilginç, bir o kadar da düşündürücü.


Size çeşitli vakıflardan mektuplar geldi, soruların birine bile cevap vermeden üç-beş kuruş yardım etmeden hemen çöpe attınız. Gün oldu kimsesiz hastalara yardım vakfından, gün oldu fakir öğrencileri okutma vakfından mektuplar geldi. Sizden sembolik de olsa bir yardım bekliyorlardı; ama siz ufak bir ilgi bile göstermeden gelen tüm mektupları çöpe attınız. Oysa, bunların hepsi bilgisayara kaydediliyordu. Siz herhalde, kimin haberi olur dediniz. Attınız. Bu kadar duygusuz, merhametsiz, şefkâtten uzak insanların, İsviçre topraklarında yaşamasına mü­saade edemeyiz. Lütfen en kısa zamanda terk edin ülkemizi...


Genç arkadaşımın anlattığı bu olay, beni günlerce düşün­dürdü. Her şeye omuz silken, burun kıvıran, bana ne diyen kimselerin, ne kadar insanlıktan uzaklaştıklarını gösteren ibret verici bir olay. Oysa atalarımızın vakıfları ciddi olarak ince­lenecek olursa, neler neler karşımıza çıkmaz. Onlar; sadece insanları, muhtaçları, yoksulları, hastaları değil, akla hayale gel­meyecek incelikleri düşünmüşlerdi. Acaba dünyada kuşları bile düşünerek, onlar için vakıf kuran başka hangi millet vardır? Ma­hallenin kedileri, köpekleri, kışın soğukta oturanlar, tabak kıran hizmetçi kızlar bile bu gönül adamlarının kurdukları vakıflardan nasiplerini almışlardır. İstanbul’da Yeni Cami’nin temizliği için kırk kişiyi görevlendiren insanlar ne kadar duygulu, ne kadar inançlarına bağlı, ne kadar mübârek insanlardı. Dört kişi, Yeni Cami’nin merdivenlerini pırıl pırıl yapmakla görevliydi. Merdiven­leri ayna haline getireceklerdi. Dört kişi, ezan okunmadan önce halıları gülsuyu ile ovalayacaklardı. Cemaat kapıdan girerken, o mis gibi gül suyunun serinletici ferahlığını ta içlerinde duya­caklardı.


Akla gelen her konuda insana, hayvana, bitkiye, cemâdata yardım için, ecdadımız nice güzel, erişilmez vakıflar kurmuşlar, içlerinde duydukları Muhammedî aşkı nokta nokta bütün varlığa dağıtmışlardı.


Bugün de yine güzel, faydalı, hayırlı nice vakıflar kurul­makta, insanlara hizmet için en güzel insan emeklerini, maddi ve mânevi varlıklarını ortaya koymaktadırlar.


Şu içinde yaşadığımız, adına hayat dediğimiz, yaşamak dediğimiz patırtı, gürültü içinde bizler de imkânlarımız, gücümüz nispetinde bu güzelliklere katılsak daha iyi olmaz mı?


Selam, saygı ve sevgi ile.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Aziz Ruhlarına Fatihalarla...


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]