Eş seçiminde bizim dahlimiz yok mu? Ben şöyle düşünüyorum. Yüce Allah karşımıza alternatif çıkarıyor ama sonuçta biz evet diyoruz birisini seçiyoruz. Seçtikten sonra kaderimiz oluşuyor. Ama arkadaşlar kaderden kaçılmaz diyorlar. Evlilik kader midir?
Hürmet ve hayır dualarımla...
--------------------------------------------------------------------------------
Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :
Sayın “Bir Talebe”,
Kıymetli yavrum,
Evlilik meselesine gelelim. Bunu sadece kaderle izah etmek bana doğru gelmiyor. Ben, seksen yaşındayım. Benim çocukluğumda bu kadar boşanma yoktu. Çünkü o zaman evlilikten evvel iki taraf da olayı ince ince düşünürler, soruşturma yaparlar, gönüllerine danışırlar, öyle karar verirlerdi. Şimdi modern insanlar derhal karar veriyorlar. Delikanlı plajda bikinili bir kız görüyor, cinsel yönden tahrik oluyor, hiçbir kültürü, hiçbir görgüsü, hiçbir araştırması olmadığı için salak herif kendini aşık oldum sanıyor. Gidiyor, hıyarca kıza evlilik teklif ediyor. Soruyorum, bunun neresi kader? Bu, eşeklikten başka bir şey değil. Bugünkü insanlar yaptıkları manyaklıkları kaderin sırtına yükleyerek işin içinden sıyrılıyorlar. Olmaz öyle şey.
Kardeşim, Allah sana akıl vermiş, idrak vermiş, muhakeme vermiş. Otur, düşün, kafanı kullan, araştırma yap, büyüklerine sor, sonra bir karar ver. Baştan insan “Ben sana hayran, sen cama tırman” derse sonunda pek tabii kıçının üstüne oturur. Ondan sonra da hayasızca sırıtır, ne yapalım, kader böyleymiş der. Benim görüşüm böyle. İsteyen kızsın, isteyen küfretsin. Bu böyle. Bir dereceye kadar olayda kaderin de rolü olabilir. Ama bir yerden sonra kafayı kullanmak gerekiyor. Biz, her şeyi kadere yükleye yükleye bu hallere düştük. Şu İslam Âleminin haline bak... Herbiri ayrı bir âlem. Ne Allah aşkı var, ne Peygamber aşkı, ne insana saygı. Bir kördöğüşüdür, gidiyor. Her bir ülke ayrı bir pislik içinde. Ordaki insanlar da hayatta her şeyi kadere yükleye yükleye böyle rezil oldular. Üniversiteler açılıyor. Acaba kaç talebe ilk günden itibaren çalışmaya başladı? Acaba kaç üniversite hocası ciddi bilimsel çalışmalar, araştırmalar yapıyor. İşte UNESCO’nun ilan ettiği rakam. Dünyada bilimsel araştırma yapan ilk 500 üniversitenin içinde ne yazık ki bir tane Türk üniversitesi yok. O, çalımlarından, cakalarından yanlarına yaklaşılmayan üniversiteler, sizlerden ne haber? Afrika ülkelerinden bile girenler var. Ama bizden yok. İşte tembelliğin, miskinliğin, uyuşukluğun acı sonucu...
Çok değerli insan, bu konuda diyeceklerim bu kadar. Artık karar senin.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Aziz Ruhlarına Fatihalarla...
Himmetleri Üzerimize Olsun.