Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Tekamülün, olgunlaşmanın başka yolu yok.
Gönderen : Sabri Babadan Mektup
Tarih : 14.11.2017 07:00:46


.


SABRİ BABADAN MEKTUP VAR
TEKAMÜLÜN, OLGUNLAŞMANIN BAŞKA YOLU YOK!
Kıymetli yavrum,
Karşılaştığımız her sorunun, her müşkülün, aslında bizim yetişmemiz, olgunlaşmamız, tekâmül etmemiz için önümüze çı­kan bir egzersiz, bir ders olduğunu, hatta bir fırsat olduğunu bilebilsek, öğrenebilsek. Şaziye Anne ta baştan itibaren bütün bu inceliklerin farkındaydı. Bilincindeydi. Yunus gibi “Hak’tan gelen şerbeti içtik Elhamdülillah” diyordu. Dünyanın en güzel unundan, yağından yapılan bir böreğin, fırında çıtır çıtır kızar­madıkça, pişmedikçe ne kıymeti olurdu ki... İnsanlar da böy­leydi. Bazen üst üste gelen olayların, çilelerin, ıstırapların bir anlamı, bir mesajı olmalıydı. Ve bunlar bizim pişmemiz, yetiş­memiz, olgunlaşmamız için bir vesileden başka neydi ki...



Her tekâmül basamağındaki sınavlar muhakkak verilmeliydi. Biz çözümden kaçtıkça, kendi kafamıza göre bahaneler uydu­rup sıvıştıkça, o sorunlar tekrar tekrar karşımıza çıkacaktı. Ta ki çözüme ulaşıncaya kadar... Tekâmülün başka bir yolu, yöntemi yoktu. Hep böyle olmuş, bundan sonra da böyle olacaktı. Ancak Şaziye Anne gibi olanlar ve o yolda yürüyenler Yunus gibi “Bir çeşmeden akan su acı, tatlı olmaya” diyecekler, tam bir tesli­miyet, inanç ve aşkla O’ndan gelen her şeyin bir anlamı, bir güzelliği vardır diyecekler, olayları kabullenecekler, sonra onu en güzel çözüme ulaştırmak için olanca güçleriyle ellerinden geleni yapacaklardı. Hamlıktan olgunluğa giden yol, pişmekten geçiyordu.


Şaziye Anne, çok acı çekti. Istıraplar, çileler içinde kavruldu. Yandı ama tütmedi. Derdini kimselere söylemedi. Direndi. Yi­ğitçe, kahramanca direndi. Necip Fazıl’ın şiirindeki gibi,


“Diyordun, üst üste geldikçe acı


Bir azap isterim bundan da beter”der gibiydi hali...


Gençliğinin en güzel yılları onun için “Yusuf’un kuyusu” oldu. Sabır, “hilesi olmayanın hilesi” der gibiydi. Huzura, mut­luluğa, güzelliğe ve vuslata giden yolun kapısının sabırdan geç­tiğini biliyordu. Ancak o kuyudan geçen Yusuf’lar Mısır’a sultan oluyorlardı. Şaziye Anne ve o yolda olanların sabrı, ekşi yüzlü, sıkıcı, usandırıcı, diş sıktırıcı bir sabır değildi. Onların sabrı, se­rin, ferahlatıcı bir şerbet gibiydi. “Bir çeşmeden akan su acı, tatlı olmaya” kavline ezelden gönül vermişlerdi. O’ndan gelen her şey iyiydi, güzeldi, asil ve yüceydi. Bizim iyiliğimiz içindi. Müba­rekti. Her halleriyle “sevmek, devam eden en güzel huyum” der gibiydiler.
Selam, saygı ve sevgi ile.
Sabri Tandoğan
Aziz Ruhları Şad Olsun.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]