.
Efendim,
Nasilsiniz, Sizin ve muhterem esinizin sagligi ve afiyeti icin hep dua ediyorum.
Birkac gundur yasam tempomuz epeyce yogun. Sizleri ihmal ettigimi dusunmeyin. Sitenizi her gun ziyaret ediyor en azindan bir sesli sohbetinizi dinliyorum. Ancak maalesef yazmak icin zaman ayiramadim.
Sevgi ve saygi ile ellerinizden opuyorum
ONKODAY’IN COCUKLARI
Kibris’ta yasadigimiz yillarda , bir sabah erkenden telefonum caldi . Arayan annecigimdi: “ Bu gun Inegol’un koylerine bir hasta cocugu ve ailesini ziyarete gidecegiz. Bizdeki dolapta kizlarin oyuncaklari var izin verirseniz onlardan da gotureyim mi?” diye soruyordu . Hemen; “Aman annecigim hepsini al, kutusuyla birlikte gotur ! “ dedim. Annem kanser hastalari icin kurulmus olan bir dernekte gonullu calisiyor. . Onkoday Bursa ve cevresinde elinden geldigince hastalara yardimci olmaya calisiyor. Onlara hem hastaliklarinin tedavisi icin , maddi imkansizliklarini asmak icin, hem de manevi destek saglamak icin ugras veriyor. Calisanlarin hemen hepsi ya onkoloji hastasi ya da doktoru. Annecigim de orada cocuklardan sorumlu. Onkoday’in cocuklari ya hasta, yada hasta cocugu. Onlara, tedavi, ilac, egitim bursu, gida, giyecek gibi konularda imkanlari nisbetinde yardimci olmaya calisiyorlar. Fikriye anne’nin orada yuz kadar cocugu var.
Aksami zor bekledim hikayenin tamamini ve sonucunu ogrenebilmek icin. Aksamdan sonra aradim ve sordum. “Ne oldu, ne yaptiniz bugun?” Bir haber uzerine bir hafta once ilk kez gitmisler ayni koye. Arayip da cagiran, koyun ilkokul ogretmeni. En iyi, en caliskan ogrencisi icin aramis ogretmen. Cocukcagiz besinci sinifta ve hasta. Babasi yok, anne zihinsel engelli. Ninesi hem cocuga hem kiz kardesine hem de anneye ve yine zihinsel engelli obur kizina bakmaya calisiyor. Ev , ciplak dort duvar. Konu komsunun yardimi ile hayatlarini surdurmeye calisiyorlar. Ilk ziyarette kapiyi calmislar , nine acmis : “Siz de kimsinin ne istiyosunuz?” demis. “Dernekten geliyoruz biz nine, yardim etmek istiyoruz.” demisler. “ Secimler mi var yine partiden mi geliyonuz?” diye sormus. Oglanin hastaligini tedavi ettirmek icin geldiklerini, ihtiyaclarini ogrenmek istediklerini aciklamislar. Bastan pek akli yatmamis ninenin , fakat sonra ogretmen ve muhtar da tesdik edince sozlerini, iceri almis nine onlari. Tablonun gercek yuzunu o zaman farketmisler. Biz en kisa zamanda geri geliriz deyip , donmusler. Bir hafta onlar icin esya, buzdolabi, ocak, giyisi toplamislar, Onkoday in atelyesinde kadinlar icin elbise , salvar , sedirler icin ortuler dikmisler. ,Birkac ay yetebilecek gida maddeleri satinlamislar. Son anda annemin aklina oyuncaklar da gelmis.
Ogun koye vardiklarinda once evde bulunan artik elle bile tutulamayacak eski, kirik dokuk esyalari cikarmislar, evi temizlemisler. Sonra da yeni esyalari yerlestirip, dolaplari doldurmuslar. Cocuk icin egitim bursu hesabi actirmislar, muhtardan yesil kart yaptirmis her kontol zamani hastaneye gelip gitmesi icinde yol parasini ogretmenine teslim etmisler. Ogretmen kendisinin her zaman cocugu gotrup getirecegine soz vermis. Butun bunlar olurken oyuncak kutusunu da oturduklari divanin uzerine birakip cocuklara; “ bu da size hediye” demisler. Annem hem anlatiyor hem agliyordu: “ Cocuklar donup de cikolatalara, meyveli sutlere, meyvalara, biskuvilere bakmadilar bile. Onlar coktan titreyen elleri ile oyuncaklari kutudan aliyor , bir bir tahta sedirin uzerine diziyor , sonrada karsisina gecip buyulenmis gibi onlari seyrediyorlardi.” dedi.” Aksama kadar oyunlar kurdular etrafla hic ilgilenmediler bile. Sonra kucuk kiz yanimiza geldi. Teyzecim bu koyde kimsenin boyle oyuncaklari yok. Bunlar hepsi bizim mi , yoksa alip goturcekmisiniz? diye sordu. Hepsi sizin kizim dedim. Sevincle boynuma sarildi. Hem aglamaya basladi hem de hepimizi aglatti” dedi.
Kizlarima donup annanelerinden duydugum hikayeyi oldugu gibi anlattim. “Sizin oyuncaklariniz onlari cok seven bu kardeslerin olmus artik” dedim. Cok mutlu oldular. O zamanlar buyuk kizim ikinci siniftaydi , kucugu ise birde…. Ertesi gun sabah kizlarin okul cantasinin her zamankinden daha agir oldugunu farkettim . Icinde ne oldugunu sordum: “ Hikaye kitaplarimiz var , bugun lazim da!” diye cevapladilar.
Okuldan geldiklerinde yuzlerindeki muzip ifadeden bana soyleyecekleri birseyler oldugu belli idi. “ Annecim bu gun hikaye kitaplarimizi okula goturduk. Arkadaslarimiza kiralamaya karar verdik. Her kez bir haftaligina bizden kitap kiralayip okuyacak. Bizde para kazanicaz. Sonrada bu paralari biriktirip Onkodayin cocuklarina gondericez.” Dediler. “ Ama nasil olur, ogretmeniniz ne dedi?” diye sordum. “ Ogretmenimiz bu fikri cok begendi birtanede kendisi kiraladi.” diye cevapladilar. Dusunmus tasinmislar para biriktirmek icin bu careyi bulmuslar. Onlar da kendi paralari ile cocuklara yardim etmek istemislerdi. Ben de hemen bir tane kitap kiraladim. Sonra babasi, daha sonra da komsular. Ertesi gun can dostum, arkadasim, Nejlacigim geldi; “ Duydum burda kitap kiralaniyormus. Cocuk kitaplarini cok ozlemistim, bu firsati kacirmayayim dedim . “ diye…… Ufakliklarin kitap kiralama kampanyasi cevremizde boylece buyuyerek bir sure devam etti ……. Sonunda biriktirdikleri parayi aldilar, Turkiye de annanelerine buyuk bir sevincle ulastirdilar. Kendi isimlerine kesilmis bagis makbuzunu hala albumlerinde hatira olarak sakliyorlar.
Dubai’ye tasindigimiz ilk yil , kizlar okula baslayali dort bes ay olmustu. Yeni yeni Ingilizce ogreniyorlardi. Bir kompozisyon yarismasi yapilmis. Konu ”Maddi yardima ihtiyac duyan kardesler icin nasil bir yardim projesi dusunursunuz?” Buyuk kizim Kibris’ta yaptiklari kitap kiralama kampanyasini yazmaya calismis. Sonuc hem onu hem bizi cok mutlu etti. Yazdigi yazi, yarismada ikincilik odulu almisti. Yardimlasma ve sevgi duygulari burda da kazanmisti. iste! ….
Fikriye anne hala Bursa ‘da, Onkoday’in cocuklariyla beraber ve mutlu….. Kizlar ise Onkoday daki kardeslerini cok seviyorlar. Bursa’ya gittigimizde, yazin duzenlenen kermeslerde kendi yaptiklari el islerini (bazen de benim yaptiklarimi) kendi elleriyle satiyorlar. Onkoday’in cocuklari ile birlikte cesitli aktivitelere katiliyorlar. Bir de annanelerinden yeni Onkoday hikeleri dinlemeyi cok seviyorlar…..
Ozden CICEK
Creative Wood Painting Lady
Dubai
www.ozdencicek.com
--------------------------------------------------------------------------------
Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :
Sayın Özden Çiçek,
Yine her zamanki gibi büyük bir özlemle, saygıyla, edeple okudum. Yine gözlerim yaşardı. Ne düşündüm biliyor musunuz? Keşke dedim elimde bir imkan olsa da Özden Çiçek Hanım'ın bu mailini yeryüzündeki 7 Milyar insandan her birine ayrı ayrı gönderebilsem. Paylaşmanın güzelliğini hiç kimse bu kadar güzel anlatamadı. O yazar Hanım boşuna "Paylaşmak ki o en güzel" dememiş. Kendim ve dostlarım adına size en yakın, en sıcak duygularımı iletiyor, selam, sevgi ve saygıların hiç bitmeyecek olanını sunuyorum.
Benim için ve özellikle eşim için hayır dualarınızı bekliyorum...
Sabri Tandoğan
Onun ve Hakka Göçen Ailesinin Aziz Ruhları Şad Olsun.