Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Herkesin okuması gereken bir mail.
Gönderen : Nesim
Tarih : 2/5/2018 8:54:21 PM


.


Selamun Aleyküm



Uşak’ın ileri gelenlerinden Osman Efendi bir sabah müthiş bir başağrısıyla uyanır. İlaç alır geçmez. Bir iki gün bekler, ağrı devam eder. Doktor çağırılır. Doktor muayene eder, ağrı kesiciler verir, lakin Osman Efendinin başağrısı artarak sürer. Üstüne üstlük başağrısının üstüne gözleri de yaşarmaya başlar. Osman Efendi çok zengindir. Ağrıyı kesene büyük paralar önerilir. Doktorlar ağrıyı kesemedikleri gibi sebebini de bulamazlar. Derken hasta İstanbul'a götürülür. Değişen hiçbir şey olmaz. Ağrı giderek artmaktadır.


Artık hayat çekilmez hale gelmiştir. Ağrı kesici iğnelerle zar zor ayakta duran Osman Efendi bu defa da apar topar yurtdışına götürülür. O devirde İsviçre moda, Zürih'e gidilir. Haftalarca hastanelerde kalınır, onlarca profösör konsültasyon yapar, testler tekrarlanır.Sonuçta Osman Efendiye teşhis konulamaz. Artık yerinden kalkamayan Osman Efendiye ağrı kesici iğneler verilir ve 60'ını geçen bu adamın memleketine dönüp son günlerini evinde geçirmesi önerilir. Osman Efendi bitkin, aile perişandır. Kader denilir ve beklemeye başlarlar.


Bir gün belki keyfi yerine gelir diye Osman Efendinin eski berberi eve çağırılır.Berber Mehmet, yataktan kalkamayan Osman Efendiyi traş ederken, adamcağız derdini ona da anlatır ve ölümü beklediğini söyler.Berber Mehmet bir an düşünür. "Beyim" der, "Sakın sizin burnunuzda kıl dönmesi olmasın?" Bir bakar, "Hah işte...Kıl dönmüş." der Osman Efendinin şaşkın bakışlarına aldırmaksızın cımbızı soktuğu gibi kılı çıkarır ama Osman Efendinin canı çok fena yanar. Bağırıp çağırmaya başlar ve Mehmet Efendiyi hemen evden dışarı atarlar. Osman Efendinin kanayan burnuna pansuman yapılır, kolonyalar koklatılır ve yaşlı adamı tekrar yatağına yatırırlar. Ertesi sabah Osman Efendi aylardır ilk defa rahat bir uykudan uyanır.Gözlerinin yaşarması geçmiştir. Başağrısından ise eser kalmamıştır. Dönen kılın sinire yürüyüp inanılmaz ıstıraplara neden olduğunu doktorlar ancak o zaman keşfederler. Çözümün bu kadar basit olabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Sapasağlam ayağa kalkan Osman Efendi, Berber Mehmet'i çağırır ve ona bir servet bağışlar.



Bu hikayeden çıkarılacak dersler:


1) Her konuda Berber Mehmet Efendilerin fikirleri vardır, onları dinlemek gerekir.


2) Bazen büyük sorunların çözümleri çok basit olabilir.


3) Burnundan kıl aldırmayanların ileride başı çok ağrıyabilir.




Selam, saygı, sevgilerle


Nesim



--------------------------------------------------------------------------------


Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :


Sayın Nesim Bey,


Gönderdiğiniz mail hepimiz için son derece önemli. Keşke herkes bu maili okuyabilse. Alınacak öyle ince dersler var ki kimde ne olduğu hiç belli olmuyor. Bütün mesele her gecemizi Kadir bilmek, her gördüğümüzü Hızır bilmek. Bu da ancak İslami sevgi ve saygıyla mümkün oluyor. Çağdaşlık, ilericilik palavralarıyla asla mümkün olmadı ve olmayacak. Allah bizleri çağdaş olmaktan korusun.


Bir Fransız kadın romancı “Ben,” diyor “bu çağda yaşadığım için utanç duyuyorum. Sömür bu çağda, ahlaksızlığın daniskası bu çağda, hırsızlığın, uğursuzluğun, puştluğun, pezevenkliğin daniskası bu çağda. Çağdaş olmakla övünenlere binlerce defa hayret ediyorum.”


Efendim, yeni maillerinizi özlemle bekliyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.



Sabri Tandoğan
Aziz Ruhları Şad Olsun.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]