Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Kadın, kadın gibi giyinmeli.
Gönderen : Semih
Tarih : 11.2.2018 09:17:09


.


Efendim, kadınların pantolon giymesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir kadın nasıl giyinmeli? Erkek kendisine nerede ya da nasıl müdahale etmeli ya da etmeli mi? Teşekkürler, hürmetler..


--------------------------------------------------------------------------------



Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :


Sayın Semih Bey,


Kıymetli yavrum, önemli olan bir kadının kadın gibi giyinmesi, bir erkeğin bir erkek gibi giyinmesidir. Evet, bugün pek çok hanım pantolon giyiyor, bu bir realite. Ama estetiğe düşkün olan bir erkek yine bir kadında etek arıyor. Eğer ille giyilecekse o zaman bir hususa çok dikkat etmeli: Vücut hatlarını belli edecek derecede ince ve özel bir kumaştan yapılmış pantolonlar açık söylemek gerekirse hiçbir kadına yakışmıyor. İlle pantolon giymek isteyen kimselerin lütfen bu hususa dikkat etmeleri özellikle rica olunur. Eskiden İngiltere’deki maden işçileri çok derin katmanlara inince romatizma oluyorlardı. Bunu önlemek isteyen işverenler işçilerine kot pantolon giydirdiler. Kot pantolon kalın kumaştan yapıldığı için pek çok işçiyi dertten kurtardı. Gel zaman, git zaman bu işçilerin giydiği pantolonlar öyle bir moda oldu ki protokol toplantılarında bile bazı hanımlar kot giyiyorlar. Yalnız o çok ince nokta burada da bahis konusu. Bazı hanımlar kot pantolonlarını öyle alıyorlar ki yine bütün vücut hatları ortaya çıkıyor. Aynı sakınca burada da bahis konusu.


Ben genç olsam, eşim ille bütün vücut hatlarını koyan daracık bir pantolon giyse ve giymekte ısrar etse o hanımı ne kadar seversem seveyim, ondan ayrılırım. Orada maç biter.


Semih Bey, müsaadenizle size bir anımı anlatayım: Yeni evlenmiştik. Akşam Rahmetli eşim Rânâ Hanım’la Danıştay’dan beraber gelmiş, yemek yiyorduk. Rânâ bir ara sordu: “Sabri,” dedi, “çuval modası hakkında ne düşünüyorsun?” 1960’lı yılların başında böyle bir moda çıkmıştı. Elbise ince kumaşlardan yapılıyor, bir çuval gibi yukarıdan aşağıya bütün vücut hatlarını belli ederek iniyordu. Böyle bir modayı sevmeme, benimsememe imkan, ihtimal yoktu. Nedenleriyle beraber düşüncelerimi Rânâ’ya anlattım. Rânâ bir ara sofradan kalktı. Yan odaya geçti. Ben yemeğimi bitirdim, Rânâ hala dönmedi. Merak ettim, kalktım, usulca yan odaya baktım. Rânâ bekarken yaptırdığı çuval elbiselerini önüne koymuş, makasla dilim dilim kesiyor, sonra onları bir poşete koyuyordu. Kesme eylemi bitince poşeti aldı, kapının önündeki çöp kutusuna koydu. Bu olay ben çok duygulandırmıştı. Rânâ’nın yaptığı çok asil hareketi ömür boyu unutamadım ve ona hep saygı duydum. Bu konuyu aramızda bir kere bile konuşmadık.


Selam, sevgi ve saygı ile.


Sabri Tandoğan
Aziz Ruhlarına Fatihalarla.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]