Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Hepsi birbirinden seçkin anekdotlar.
Gönderen : Nurettin
Tarih : 11.3.2018 23:08:02


.


Selamünaleyküm Hocam



Bâyezidi Bistâmî Hazretlerine bir gün bir kimse gelip; Efendim! Ben otuz senedir, gündüzleri oruç tutup, geceleri namaz kılıyorum. Ama, kendimde hiç bir ilerleme göremiyorum. Halbuki itikadım da düzgündür, dedi. Hazretleri; Sen bu hâlde üç yüz sene daha devam etsen bir şeye kavuşamazsın. Çünkü nefs engelin var, buyurdu. O kimse; Efendim,bunun bir çâresi yok mu, diye sordu. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri: Var ama sen kabul etmezsin, buyurdu. O kimse ısrar edip; Aman efendim, lütfen bildiriniz ve beni talebeliğe kabul ediniz. Ne emir ederseniz yaparım, dedi. Buyurdu ki: Öyle ise şimdi evine git. Bu kıymetli elbiseleri çıkarıp, adi ve eski bir elbise giy. Boynuna bir torba asıp içine ceviz doldur. Seni en iyi tanıyanların bulundukları sokağa git. Çocukları başına topla, Bana bir tokat vurana bir ceviz, iki tokat vurana iki ceviz veriyorum, diye söyle. O kimse bunları duyunca; Ben bunları yapamayacağım. Bana başka bir şey emir etseniz, dedi. Bâyezîd-i Bistâmî hazretleri; Senin ilacın ancak budur ve biz de baştan; Sen bunları kabul etmezsin, diye söylemiştik. Yolumuzun esası nefsi terbiye etmektir, buyurdu.



Bir gün, talebeleri ile birlikte, gâyet dar bir sokaktan geçiyorlardı. Karşıdan bir köpeğin gelmekte olduğunu gördü ve geri çekilip köpeğe yol verdi. Talebelerinden birinin hatırına şöyle geldi: İnsanoğlu hayvanlardan şereflidir. Hem bizim üstâdımız, Sultân-ül-Ârifîn’dir. Hem de etrâfındakiler onun, her biri çok kıymetli sadık talebeleridir.Bütün bunlara rağmen,üstadımızın bu köpeğe yol vermesinin hikmeti acaba nedir? Bunun üzerine Hazretleri buyurdu ki: Şu köpek, hal lisanı ile bana dedi ki; Sana Sultân-ül Ârifîn olmak hil’atini ve bana da köpeklik postunu giydirdiler. Bunun tersi de olabilirdi. Bunun üzerine ben ona yol verdim.



Bir gün de sevdiği bir gence;


- Hayat hayaldir. Dün öldü yarın belli değil. Öyleyse bu günü değerlendir, buyurdu.


Delikanlı sordu:


- Günümü nasıl değerlendireyim efendim?


- Dînini öğren ve öğrendiğinle amel et.


- Îman ne ile kuvvetlenir efendim?


- “Allah adamları”nın sohbetiyle.


- Böyle zatlar yoksa hocam?


- Onlar yoksa kitaplarını oku. Kitap okumak sohbet gibidir. Bir İslâm âlimi'nin kitabını okuyan onunla sohbet etmiş gibi feyz alır.



Kendisi diyor ki:


- Kırk sene riyâzet yapıp nefsimle uğraştım. Onu öldürmek için yıllarca çile çektim. Ve “Yâ Rabbî senin rızâna ne sûretle kavuşurum? diye yalvardım.


O anda gâibten;


- Şu testinle şu abân gönlünde bulundukça Ona kavuşman olmaz! diye bir ses geldi.


O “Testi” ile “Abâ”yı çıkardım kalbimden.


Ancak kazanabildim Rabbimin rızâsını.



Bulunduğunuz bu derecelere nasıl kavuştunuz diye kendisine sordular. Cevabında, her yerde Allahü Teâlâ’nın gördüğünü ve bildiğini düşünüp, edebe riâyet etmekle kavuştum, buyurdu.



Bistâmi Hazretleri vefât ettikten sonra, büyük zatlardan birisi kendisini rüyada görüp sordu: Münker ve Nekir sana nasıl muamele eyledi? Cevabında; “O iki mübarek melek gelip; “Rabbin kimdir?” diye sorunca, onlara dedim ki: “Bunu sormakla sizin maksadınız hâsıl olmaz. Siz bana Onu soracağınıza, beni Ona sorun. Eğer O, beni, kulu olarak kabul ederse ne âlâ. Mâzallah O, beni kulu olarak kabul etmezse, ben, yüz defa; “O, benim Rabbimdir,” desem ne faydası olur?” buyurdu.



Size ve cümle dostlara selamlamlar.


Nurettin


--------------------------------------------------------------------------------


Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :


Sayın Nurettin Bey,


Çok değerli yavrum, mailinde yazdığın hepsi birbirinden güzel, birbirinden kıymetli anektodlar beni çok duygulandırdı. Keşke herkes bunları okuyabilse. Allah razı olsun.


Yeni maillerini bekler, selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.



Sabri Tandoğan
Aziz Ruhları Şad Olsun.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]