Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Mevlana “Aşk nedir? Sorusuna “Ben ol da bil” diye cevap veriyor.
Gönderen : Mehmet Doğramacı
Tarih : 8.8.2018 09:38:13


.


Muhterem Büyüğüm;


Güneşli bir İstanbul sabahından en içten dileklerimle merhaba...


Hakkın selamı ve lutufları sizlere olsun....



Bugün iki soru ile huzurunuzu işgal etmeme izin veriniz lütfen:



1-Tasavvufta SIR bahsi çok geçiyor...Bazı mana büyükleri, konuşup yazarken; belli bir noktaya gelince susuyor ve BUNDAN ÖTESİ SIRDIR,SÖYLENMEZ buyuruyorlar...Özellikle Münir Baba merhumda bunu çok görüyoruz...



Belki sorum tuhaf ama sır nedir efendim?..


Sırrın ne oldugunu açıklamak da sır kapsamında mıdır?..


Yani sırrın ne oldugu hakkında az bir şeyler lütfeder misiniz?...



Bundan ötesini ehli bilir, ya da açıklanmaz denen sırlar kimlere verilir efendim?...



2-Aşk bahsi... Merhum Yeşil Hoca(ks)'nın EVLİYALAR BAHÇESİ kitabını okuduk... Aşıkın konumu da çok özel... Normal insanın anlayamayacagı şeyler yaşanıyor aşık maşuk arasında... Aşk nedir efendim?..



3-Efendimiz (sav) İNSANÜSTÜ PEYGAMBER olmak yerine KUL PEYGAMBER olmayı dilemiş Rabbinden..Kulluk;kelime i tevhidde Rasüllüğün önünde zikredilmiş... Kulluğunu icra etmek nedir efendim?.. Bu makam niçin herşeyin üstündedir..?



Ummana benzeyen gönlünüzden bizim kurak sahillerimizi okşayacak dalgaları bekliyor; selam, dua, hurmet ve mehabbetler sunuyorum...



MEHMET DOĞRAMACI




--------------------------------------------------------------------------------


Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :


Sayın Mehmet Doğramacı,


1- Efendim, insan günlük hayatını aşıp nefsaniyetini müslüman ettikten sonra mana aleminde yükselişe geçer. Malumaliniz mana aleminde basamaklar vardır. Bir basamağın hakkı verilmeden öbür basamağın gerçekleri, güzellikleri gösterilmez. Niye gösterilmez? Yine o şahsın iyiliği için. Kaldıramaz, tahammül edemez, taşıyamaz. Başına olmadık işler gelir. İşte o şahsın iyiliği için bir sonraki basamaklardaki bilgiler, incelikler, güzellikler ona sırdır. Sanırım ne demek istediğimi anlatabildim. Eğer yine meçhul bir taraf kaldıysa sorulabilir.



2- Aşk, insanın Yaradanına karşı duyduğu sevginin, saygının, hayranlığın, edebin yoğunlaşmış şeklidir. Öyle basamaklar vardır ki mana yolunda, ilim, akıl, mantık bir yerde durur, ondan ötesine aşkla çıkılır. Aşk, yaşanan bir haldir. Mevlana’ya sormuşlar, “Efendim” demişler, “Aşk nedir?”. Hazret buyurmuş, “Ben ol da bil” demiş. Biz ağzımıza aldığımız bir lokmanın tadını, lezzetini kelimelerle ifade edebilir miyiz? Mesela ben hayatımda hiç havyar yemedim. Çocukluğumuzdan beri işitiriz, zengin sofralarında bulunurmuş, meze olarak sunulurmuş. Birisi bana sorsa, “Ey Sabri Bey”, dese, “bize havyarın tadını anlat”, ne diyebilirim, yemedim ki, tadmadım ki, bilmiyorum ki. İşte efendim, aşkı da yalnız yaşayanlar bilir. Gerisi edebiyattır.



3- Kulluk makamı herşeyin üstündedir çünkü bir kimsenin hem günlük hayatını yaşaması, hayatını kazanması, evlenmesi, çoluk çocuk sahibi olması, mal mülk sahibi olması, sosyal bir çevrenin içinde günlük hayatını sürdürmesi halinde aynı zamanda mana aleminin en büyük doruklarını, en erişilmez zirvelerine varabilmesi ancak Resulullah Efendimiz’de görülen çok olağanüstü bir durumdur. Asıl zor olan, güç olan da budur. Bir kimsenin hayattan uzaklaşıp bir manastıra sığınması, kendini ibadete vermesiyle manevi tekamülde zirveye çıkılmıyor. Çünkü ucuz ve kolay. Mes’ele iki hayatın aynı anda yaşanması. İşte asıl büyüklük burada. Onun için kulluk makamı herşeyin üstünde oluyor. Çünkü burada insan takatini aşan zorluklar var. Onun için evli olan, evlilik hayatının acılarını, ıstıraplarını yaşayan bir veli hiç evlenmemiş bir veliye göre daha üstündür, daha büyüktür, daha yücedir. Peygamber Efendimizin hayatını inceleyecek olursak günlük hayatını yaşayan bir insanın başına gelen bütün acıların ve ıstırapların, çilelerin Peygamber tarafından yaşandığını görürüz. Ama buna rağmen eriştiği manevi yücelik kainattaki bütün insanların vardıkları noktadan daha yukarıdadır.



Muhterem efendim, elimden geldiği kadar sade, açık bir dille sorularınızı cevaplandırmaya çalıştım. Eğer gölgede bir husus kaldıysa emir buyurun, açıklamalara devam edelim. Size, muhterem eşinize, baldızınıza, Berat Hanıma, Ülkü Hanıma, Nurten Hanıma en derin selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.



Sabri Tandoğan


Aziz Ruhlarına Fatihalarla.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]