Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Sabri Baba'dan seçme sözler.
Gönderen : Çiğdem
Tarih : 7.9.2018 00:44:28


.




Aziz Büyüğümüz ve Çok Değerli Dostlar,


Hepinize sonsuz hayırlar ve güzellikler içinde olmanız dileğiyle bir kez daha Merhaba...



Efendim, birkaç gün önce değerli bir gönül dostu, mailinde site mensuplarını siz değerli büyüğümüzün oluşturduğu yoğurt mayasına benzetmişti. Hakikaten bu site çatısı altında bizzat tanımak mutluluğunu yaşadığımız, edebin kendisinde şekil aldığı çok değerli insan Nuraydın Hanım, inceler incesi Gül Uçar Hanım, omuzlarındaki ağır sorumluluklara rağmen örnek bir yaşama sevinci içinde olan Bahtışen Hanım, duygu yüklü İlknur Hanım’larla sayamadığımız daha pek çokları var... Ve bizzat tanışmasak da kâlbî olarak çok kıymetli ve özel olduklarını hissettiren birçok gönül dostları...



Burası gerçekten sadece hayırlar, iyilikler ve güzelliklere ulaştıran, ışık sindiği için karanlıkların uzaklaşıp gittiği bir site... Fırtınalı havalarda gemilerin demirlediği bir liman... Bu siteye gönül veren, bizlerle görüşlerini ve düşüncelerini paylaşan bütün dostlara gönülden teşekkürler...



Efendim, tarifsiz güzellikte bir zikir ahengi içinde sâhile ard arda ulaşan sonra sizi de alıp âdeta sonsuz ummanlara taşıyan dalgalar misali sözlerinize yer vermeden önce hepinize vâroluşun gerçek gayesine ulaştıracak tertemiz, dostça sevgilerin, paylaşımların, edep ve inceliklerin yaşandığı en güzel zamanlar, sağlık, huzur ve mutluluklar dileklerimi sunuyorum...



Selamların en güzeli ile hoşçakalın...





Çiğdem











¶ GÖNÜL SOHBETLERİ’NDEN DERLEMELER ¶





“Hayat bir gündür, o da bugün.”


Hacı Ahmet Kayhan Hazretleri


......


Sensiz bir zamanı yaşadın mı hiç?


Öyle insanlar vardır ki, çalışırlarken, işlerini yaparlarken, mes­leklerini icra ederlerken güzelleşirler, ulvîleşirler, bir gül yapra­ğının üstündeki yağmur tanesi gibi olurlar. İşte onlar, mükem­mellik duygusuna sahip insanlardır. Her iş önemlidir. Her mes­lek kutsaldır. İş, o yüceliği görebilmekte, o işin gerektirdiği ciddi­yet, vakar, asâlet, edep ve incelikle gereken önemi gösterebil­mektedir. Önemli olan ne yaptığımız değil, nasıl yaptığımızdır.


Hapishane bu çağda insanların kendi içindedir. Ora­dan kurtulmayı bilmek gerekir. Çağımızın en acı, en trajik durumu, insanın kendini ve evreni bomboş hissetmesidir.


Hayatta insanın başına ne gelirse, hep ne yapacağını bilmemekten gelir. Yaşamına bir anlam verememekten, gide­ceği, yürüyeceği yolu bilmemekten gelir.


Alem nimetlerle dolu bir bağ olsa, fare ve yılan yine toprak yer. Tahtanın içindeki kurt, “Kimin böyle güzel helvası var?” der. Ne olur şu dar, şu sınırlı çerçevelerden, önyargılardan kurtulabil­sek... Yaşama, doğaya daha özgür, daha bağımsız bakabil­sek... Boşuna mı demiş koca Yunus “Seni deli eden şey yine sendedir sende” diye.


Yaşamak, farkında ol­mak demektir. Yağmur da kayanın üzerinden akar gider. İş, toprak gibi onları özümleyebilmekte...


“İlim ilim demektir,


İlim kendin bilmektir


Sen kendini bilmezsin,


Ya nice okumaktır.”


Yunus Emre



Her insan kendisinde bütün insanlık ve kâinatın sırlarını taşır. Kendi kendisini tahlil, insanı derin ger­çeklere götürür.


Hayatın her ânı, her köşesi sonsuz güzellikler, hayret ve ürperti veren nesneler, olaylar ve insanlarla doludur.


“Deli eder insanı bu dünya


Bu gece, bu yıldızlar, bu koku


Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç...”


Orhan Veli Kanık



Dünya, yeryüzü Allah’ın sayısız güzellikleri ile doludur. Asıl san’atkâr bu binbir güzelliği en güzel terennüm eden insandır.


Bir sırdan geldik, bir sırra gidiyoruz.


Yaşamanın hüne­ri, her yeni günün güzelliğini bulmaktır.


Mümin demek, aynaya bakan, aynada sevgilisini gören demektir.


Gören göz değil, gönüldür.


Edebi terk eden sırra vâkıf olamaz.


Kalp sırlarından haberdar olmayan kimsenin sözü, kalpte yer tutmaz.


Bugün ekilen tohumlar, yarının çiçekleridir. Her güzellik, Hak’kın gözle görülen bir ayna­sıdır. Önemli olan, izâfi güzellikten, mutlak güzelliğe giden yolu bulmaktır.


İnsanların alıp verdiği nefes sayısı kadar Allah’a giden yol vardır.


Akıllı insan, her gün, her saat Allah’a yaklaşmak için vesile arar.


Bu garip vücudunda mahzun yaşama. Dipdiri, cıvıl cıvıl ol, sevgiliyi gören göz nasıl neşe ile dolarsa, içi içine sığmazsa, sen de öyle ol…


Öl ki diri olasın. Ölmeden önce, gönlünü saran putlardan, nefsin azgınlıklarından kurtul ki, gerçek hayata, ebedî güzelliğe ulaşasın…


Kâinatın sırrı muhabbettedir. Muhabbetin zirvesi Hz. Muhammed AS’dır.


Aşk yolunda tartışma yoktur. Sadece edep, incelik, efendilik vardır.


Bu dünya sahnesinde darılan değil, dayanan kazanır. Çektiklerimiz, mâruz kaldıklarımız hep bizim iyiliğimiz içindir.


“Hak şerleri hayreyler


Zannetme ki gayreyler


Mevla görelim neyler


Neylerse güzel eyler…”


Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.



Mutluluk, sevgi üstün kıymetlerdir. Varlığı aydınlatan güneş, onlardır.


Sevgi, insanın bahtıdır.


Sabır ne güzel bir anahtardır. Onun açmadığı, açamadığı hiçbir kilit yoktur. En zor açılan kilit gönül kilididir, onu da açar.


Şu gökkubbenin altında seni sevecek bir gönül ara. Yok deme, muhakkak vardır. Kalp yarasına canan sözünden başka ilaç yoktur. Nafile dolaşma. İnsanı insan eden yine insandır.


Kalp temizliği, gönül safiyeti kitap okumakla kazanılmaz. Bir gönül sahibi ile, bir Allah dostu ile dost ol ki, onda kendini göresin.


İmam Gazali’ye sormuşlar, “Ya İmam,” demişler, “Allah’a nasıl vâsıl olalım?” Cevap vermiş: “Her geceni Kadir, her gördüğünü Hızır bil.”



SABRİ TANDOĞAN EFENDİ HZ'NİN GÖNÜL SOHBETLERİ KİTAPLARINDAN DERLENMİŞTİR.


AZİZ RUHLARI ŞAD OLSUN.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]