Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Sabır en güzel gerçek.
Gönderen : Çiğdem
Tarih : 10/26/2018 7:20:22 AM


.



Çok Kıymetli Sayın Büyüğüm,


Size ve bütün gönül dostlarına en güzel dileklerle merhaba...





Yine yepyeni umutlarla, yepyeni güzelliklere gebe güzel, taze, ışık dolu, renk dolu bir gün daha doğuyor şükürler olsun. Efendim birkaç gün önce çok sevdiğim bir öğrencimden bir mail almıştım. Mailinde yaşadığı bazı zorluklara değinerek "ben" diyordu "çok sıkıntılar atlattım, gerekirse yine atlatırım, yenilmeyeceğim, asıl bırakırsam yenilirim, mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim". Hayata dair hep ümitvar olmak, asla umutlarını ve gayretini


kaybetmemenin güzelliği içinde olabilmek ne güzel... Zaman zaman içinde bulunduğu durumdan çokca bunalabiliyor insanlar, sanki artık her şeyin sonuna geldiğini, yapılacak birşey kalmadığını düşünebiliyor, bütün çıkış yollarının kapalı olduğu zannına kapılabiliyor. Oysa hayat her an yeniden var oluyor, herşey her an yeniden doğuyor. Büyük Yunus’un Kur’an-ı Kerim’de bildirilen Yüce Rabbimizin her an yeni bir şe’n de olduğu hakikatini “Her dem taze doğarız, Bizden kim usanası” dizelerinden bizlere özümsetmekte olduğu gibi. Aslında insana asıl çözüm kapısı, bütün kapılar kapandı sanıldığında açılıyor gerçekte. Ancak bunun için hep ümitvar olmak gerekiyor, en zor şartlarda bile çözümün mümkün olduğuna inanmak, gayretini sonuna kadar ortaya koymak ve sonrasında da sükunetle bekleyebilmek. Ama şeksiz ve şüphesiz, bıkmadan, her an yeniden ümitlerini tazeleyerek bekleyebilmek... Siz bir sohbetinizde “Denize düşen bir insan eğer yüzme bilmiyorsa yapması gereken şey kendisini sakince denize bırakmaktır” diye güzel bir örnekle anlatmıştınız bu durumu. Olaylar karşısında çırpındıkça daha çok çözümsüzlüğe kayıyor insanlar ve bunun verdiği korkuyla ümitlerini kaybedebiliyor gerçeğe, güzele ulaşma yolunda. Yüksek bir yerde elleriyle tutunarak asılı kalmış bir insan için de ellerini bıraktığında herşey bitiyor, oysa belki de onu kurtarmak için bekleyen el hemen yanıbaşındayken. Eğer bizler de varoluşun çılgın güzelliği içinde elinden gelen her ne ise onu ortaya koyabilmenin verdiği müsterih bir kalple bekleyebilirsek, inanabilirsek şerlerin aslında hayra uzanan kapının kolu olduğuna yarın doğacak güneş bütün ihtişamıyla karanlıkları aydınlığa, zorlukları kolaylığa, tasaları da birer birer sevinçlere dönüştürecektir.





Yüce Rabbimiz bütün insan kardeşlerimizin yüklerini en büyük hayırlarla hafifletsin, ümitsizliğe düşmeden sabredebilmeyi ve bir çıkış yolunun açılmasını azimle, aşkla, inançla bekleyebilmeyi ve sonuca ulaşabilmeyi kolaylaştırsın inşallah...





Efendim, hepinize sağlık, afiyet ve huzur dolu hayırlı, uzun ömürler içerisinde birbirinden güzel günler dileği ve ümitleriyle sonsuz hürmetler, selam ve sevgiler...





Allaha emanet olunuz...





Çiğdem





--------------------------------------------------------------------------------





Sayın Sabri Tandoğan Efendi Hz'nin cevaben yazdıkları :





Sayın Çiğdem Hanım,,





Kıymetli yavrum, bir öğrencinin gönderdiği maile istinaden sabır konusunu ne kadar güzel işlemişsin. Seni yürekten kutlarım. Gerçekten sabır o kadar önemli ki bütün güzellikler onunla başlıyor. Ve bütün yücelikler onunla devam ediyor. Kur’an-ı Kerim’de Asr suresinde bu durum Cenab-ı Hak tarafından ne güzel açıklanıyor: “Andolsun asra ki bütün insanlar hüsrandadır, inananlar, inançlarına göre yaşayanlar, birbirlerine sabrı ve Hakkı tavsiye edenler müstesna”. Burada pek çok İslami incelik ve güzellik içinde özellikle sabır ve onun yeri ne kadar güzel belirtiliyor. Aklınıza ne gelirse din, bilim, güzel sanatlar, felsefe, devlet yönetimi, kumandanlık sanatı, yöneticilik, eğitim sanatı...evet aklımıza ne gelirse her şey sabırla oluyor, sabırla devam ediyor, sabırla yüceliyor. Ahmet Hamdi Tanpınar bir şiirinde










“Muradiye, sabrın acı meyvası”der.










İdil Biret beş yaşından itibaren hergün en az sekiz saat çalışmasaydı acaba bugünkü İdil Biret olabilir miydi? Edison ikiyüzbin deney yapmasaydı biz bugün elektrik ışığının altında oturup kitabımızı okuyabilir miydik, yazımızı yazabilir miydik? Yahya Kemal’in Erenköy’ünde bahar şiirini kaç günde yazdığını soruyorlar, Yahya Kemal cevap veriyor: “On beş yılda” diyor. Efendim hayatta hangi taşı kaldırırsanız altından sabır çıkıyor. Sabır olmayınca hiçbir şey olmuyor. Sabrın bittiği yerde herşey bitiyor. Hayattaki başarımız, evlilik hayatındaki mutluluğumuz, iş hayatındaki başarımız hep sabırla mümkün olabiliyor. Onun için küçük yaştan itibaren çocuklarımıza sabırlı olmasını, sabırlı hareket etmesini öğretelim. Bu yolda onlara güzel örnek olalım. Rahmetli babaannem, yere düşen bir pirinç tanesini uzun süre aramasıyla kıyamete kadar birçok güzel insana örnek olacak. Şunu iyi bilelim, sabırlı olmadığımız takdirde güzel bir çorba pişirmeye, adam gibi bir yağda yumurta yapmaya bile imkan yok. Eğer bizde sabır yoksa ne yaptığımız yemek, ne hazırladığımız sofra hiç ama hiçbir işe yaramaz. Unutmayalım ki bir çocuğu yetiştirmek, ana baba için de, öğretmen için de sadece bir sabır meselesidir. Eğer sabırlı değilsek ne bizim ana babalığımızdan, ne bizim hocalığımızdan hayır gelir. Resim tarihinde Cezanne kadar bir tablonun üzerinde duran ikinci bir ressam yoktur. Cezanne, gençliğinde akademiye girmek ister. Sınavlara katılır, başarılı olamaz. En son girdiğinde akademi başkanı onu bastonuyla kovalar. Eğer der bir kere daha gelecek olursan kafanı kırarım. Dünyada herkes resim yapabilir ama sen yapamazsın. O kadar kabiliyetsizsin ki”. Cezanne, yılmaz, çalışır, çalışır, gecesini, gündüzüne katar, aşkla, inançla, sabırla çalışır. Aradan yıllar geçer. Özellikle elmalı natürmortlarıyla o kadar tanınır ki birgün hükümet onun bir tablosunu almaya karar verir, girişimde bulunur. Ama alamaz. Çünkü parası yetmemiştir. Klasik batı müziğini sevenler bilirler, onun en büyük üstadlarından birisi Bach’dır. Bir gün Bach’a sorarlar, “Efendim” derler “sizin bu büyüklüğünüzün sırrı nedir?” Bach gülümser, “Bunun bir sırrı yok” der, “kim benim kadar müzikle meşgul olsaydı o da bir Bach olurdu”. Bu misalleri sabaha kadar çoğaltabiliriz. Ama karşımıza hep aynı realite çıkar: Sabır. Kıymetli yavrum, senden bir ricada bulunacağım. Üniversitede talebelerine ders verirken lütfen arada sırada sabırdan da bahset. Rahmetli Münir Bey bizi hep bu yolda teşvik ederdi. “O kadar sabırlı olun ki” derdi “hayatta kimse sizinle yarışamasın”.

 

Allah sana da, bize de, yeryüzündeki bütün insan kardeşlerimize de güzel sabırlar ihsan eylesin. Selam, sevgi ve saygı ile.










Sabri Tandoğan


Allah'ın Rahmeti ve Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'ın Şefaati Gani Gani Onun ve Hakk'a Göçen Ailesinin Üstlerine Olsun.

 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]