Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Berceste Beyitlerden...
Gönderen : Siteden
Tarih : 13.6.2019 10:45:52


.



Beyitlerdeki Güzellikler BERCESTE BEYİTLER


BERCESTE BEYİTLER



Eğer maksud eserse, mısra-ı berceste kâfidir!


Koca Ragıp Paşa


*


Mutriba! Sen ışka dair bir hava bilmez misin?


Tokadî Kânî Ebubekir Efendi


*


Her Ali Haydar değildir, denilmez her seyfe Zülfikar!


Keçecizade İzzet Molla


*



Ehl-i dil söyleyemez derdini Allah’a bile!


Hızırağazade Said Bey


*



Erişir menzil-i maksuduna aheste gidenler


Tiz-reftar olanın pâyına damen dolaşır!


Hatemî İbrahim Bey


*



Su uyur, düşman uyur, haste-i hicran uyumaz...


Şeyh Galip


*



Değil bülbül gibi fasl-ı bahara giryemiz mahsus


Senin âşıkların ey bî-vefa gül her zaman ağlar!


Keçecizade İzzet Molla


*



Ayağı yer mi basar zülfüne berdar olanın?


Necati Bey


*



Bela dildendir ol dildar elinden dâdımız yoktur!


Gönüldendir şikâyet kimseden feryâdımız yoktur!


Nev’î


*



Geldimse n’ola ben şuara bezmine âhir?


Adet budur ahirde gelir bezme ekâbir...


Nev‘î



*


Fark eylemeyen cevheri sarraf değildir...


Nev’î


*



Vefakâr olmadan geçtik, cefakâr olmasa bari!


Mollafeyzîzade Raşid Efendi



*


Terk-i rahat eyle rahat andadır!


Keçecizade İzzet Molla


*



Kimi ar‘ar dedi kadd-i dildara kimi elif


Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif...


“Muhibbî” Kanuni Sultan Süleyman


*



Kâfi bana bilmek beni, hiç bilmesin âlem


Zira büyük afettir o şöhret, neme lazım!


“Giridî” Sırrı Paşa


*



Gören sanır sefadan sema‘-ı rah ederim


Döner döner bakarım kûy-ı yâre, ah ederim!


Esrar Dede


*



Çeşm-i insaf gibi kâmile mizan olmaz...


Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz!


Bursavî Tabib Muhammed Bey



*


Yetmez mi temaşa-yı cemal, elde sunarsın?


Ey âşık-ı mihnetzede, buldukça bunarsın!


Şamî Mustafa Bey


*



Sükût etmek gibi âlemde nadana cevab olmaz!


Kefevî Şefi’î Dede


*



Kimseden havf eylemez Allah’dan havf eyleyen!


Keçecizade İzzet Molla


*



Lalenin nakşın görüp, ümmid-i bû etmez gönül...


İstanbulî Şinasi Muhammed Çelebi


*



Behamız ağır anınçün bizim revacımız yoktur...


Lâ-edri


*



Ol zehri Cem de içmiş gerdun-ı dûn elinden...


Lâ-edri


*



Seng üzre gösterir zer-i kâmil ayarını...


Nedim


*



Mecnun ki fena deştini seyr etti ser-a-ser,


Gamhaneme geldi, dedi “Halin ne birader ?”


“Deli Birader” Gazalî


*



Gamdan ölmem, korkarım gayret helak eyler beni...


Şeyh Galib


*



Bir gün aranır elde heman bir hüner olsun!


Keçecizade İzzet Molla


*



Geldi burc-ı evliyaya padişah-ı namdar!


Fuzulî


*



İlim kesbiyle paye-i rif‘at arzu-yı-muhal imiş ancak...


Aşk imiş her ne var âlemde, ilim bir kıyl u kal imiş ancak!


Fuzulî


*



Dünya evine konduk oturduk bir iki gün!


Fuzulî



*


Bir gün bulur elbet arayan derdine derman!


Keçecizade İzzet Molla



Ey gam yine meydan-ı muhabbet sana kaldı...


Şeyh Galib


*



Anlasam bari bidayet mi, nihayet mi nedir?


Şeyh Galib



*


Garibindir anı hoş tut, efendim işte biz gittik,


Gönül derler ser-i kûyunda bir divanemiz kaldı!


Hayalî



*


Hun-i dil nuş ederiz, bade-i hamra yerine!


Hayalî


*



Kim halâs olmuş cihandan, olmadan candan halâs!


Keçecizade İzzet Molla


*



Dar-ı dünya deli gönlüm gibi viran olsa!


Ne cihan olsa, ne can olsa, ne hicran olsa!


Taşlıcalı Yahya Bey


*



Bin safsata bir mısra-ı bercesteye değmez!


İndimde esatir-i Felatun hezeyandır...


Yenişehirli Avni


*



Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı


Yunus Emre


*



Sanman taleb-i devlet ü cāh etmeye geldik


Biz āleme bir yār için āh etmeye geldik


Yenişehirli Avni


*



Gülmek ol gonceye münāsiptir


Ağlamak bu dil-i hazîne gerek


Bâki


*



Cihāna aşk ile geldim, ne malım ne menālim var


Kanaat gencine kānî olalı hoşça hālim var


Figānî



*


Gül gülse dāim ağlasa bülbül acep değil


Zîrā kimine ağla demişler kimine gül


Zâti


*


Bir demir dağı delip boynuna almak gibidir


Her kişi âşık olurdu eğer āsan olsa


Taşlıcalı Yahya


*



Bir peri peyker mi var yanınca ağyār olmaya


Var mıdır bir gül ki ānın çevresi hār olmaya


Kanunî (Muhibbî)



*


Künc-i mihnette rakiba bizi tenha sanma


Yar ger sende yatursa elemi bizde yatur


Ruhî



*


Güzeller mihribān olmaz demek yanlıştır ey Bākî


Olur vallahi billāhi hemān yalvarı görsünler


Bâki


*



Ne yanar kimse bana āteş-i dilden özge


Ne açar kimse kapım bād-ı sabādan gayrı


Fuzulî



*


Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib


Kılma dermān kim helākim zehri dermānındadır


Fuzulî


*



Ol gülendām bir al şāla bürünsün yürüsün


Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün


Enderunlu Vasıf



*


Can yandı nâr-ı aşkına, yansın beden dahi


Ateş-peresti-i aşka gerekmez kefen dahi


Ali Ruh-i Bey


*



Ders-i aşkın müşkilin Yahya nice halleylesin?
Söyleyenler kendini bilmez, bilenler söylemez!
Şeyhülislam Yahya



*


Dâim arayan bulsa civanım seni bende


Bir gonce gül olsan da senin gülşenin olsam


Nedim



*


Bu suçlarla beni tartarsa Rahman


Kırılır rûz-ı mahşerde Mizan


Mesihî



*


Baharı neylerüz ol Gülizâr-ı goncefemüm


Gülüp açılması bin nevbahâra değmez mi?


Nâilî



*


Cânıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yâr


Şöyle mest oldum ki gayrın merhabâsın bilmedim


Ahmet Paşa


*


Ya ver bana mihnetimce tâkat
Ya tâkatım olduğunca mihnet
Fuzulî


*


Bîgâne-i mahabbetün olmaz gam-âşinâ
Ey dâğ-ı derdin eylemeyen merhem-âşina


Nâilî



*


Berg-i gülle andelîb-i zârı tekfîn ettiler
Bir Gülistan beytini üstüne telkîn ettiler


İzzet Molla


*


Hâb görmez çeşmimiz endîşe-i ağyârdan
Pâsbânız genc-i esrâr-ı mahabbet bekleriz.


Fuzulî



*


Sen bana bakma;


Ben senin baktığın yönde olurum...


Özdemir Âsaf



*


Sen olasın deyü yer yer asılıp âyineler
Gelene gidene eyler nazarı döne döne


Necâtî



*


Bende yok sabr u sükûn sende vefâdan zerre
İki yoktan ne çıkar fikr edelim bir kerre


Nâbî



*


Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir
Müptela-yı gama sor geceler kim kaç saat


Fuzulî



*


Vermeyen cânın sana bulmaz hayât-ı cavidân
Zinde-i câvid ana derler ki kurbândır sana


Fuzulî



*


Yârin gelir hemişe cefâsı Nesimi'ye
Sen sanma ki Nesîmi’ye yârın atâsı yoh


Nesimî



*


Görünen yıldız değil, yer yer delinmiştir felek,
Gün yüzünün hasretiyle, tîr-i âhımdan benim.


Necâtî



*


Dilde gam var şimdilik lûtfeyle gelme ey sürûr!
Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne


Rasih



*


Ger derse Fuzulî ki güzellerde vefa var
Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.


Fuzulî



*


Şu ellerin taşı hiç bana değmez
İlle dostun gülü yaralar beni.


Pir Sultan Abdal



*


Hicrinle hasta guşe-i mihnetde ben zâr iken,
Yalnız komaz gamın beni her dem gelir gider


Kemal Paşazade


*



Ne beyân-ı hâle cür’et ne figâna tâkatim var
Ne recâ-yı vasla gayret ne firâka kudretim var


Vâsıf



*


Arz-ı hal etmeye cana seni tenha bulamam
Seni tenha bulıcak kendimi asla bulamam


Ulvî


*



Da’vi–i Mansûr ederdi her kişi dâr olmasa


Koca Ragıp Paşa



*


Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile


İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile


Neşâti



*


Cânı kim cânânı içün sever cânânın sever


Cânı içün kim ki cânânı sever cânın sever


Fuzûli



*


Bahçeye kurdum çifte salıncak


Yâr gidip yâr gelip salınacak


Anonim


*



Senin de yolun biter diner gözünde yaşlar


Benim talihsiz yolum bittiği yerde başlar


Faruk Nafiz Çamlıbel



*


Büyür çınar gibi zahmetle şanlı sevdalar


Bahara geç kavuşur sevdiğim yüce dağlar


Faruk Nafiz Çamlıbel



*


Aşkı bir vâdiye irgürdü dil-i divâne kim


fürkatüne râzı oldı vuslatı itmez taleb


Taşlıcalı Yahya Bey


*



Âşıka firkat ü vuslat nola yeksan olsa


Bir görür ehl-i fenâ yokluğ ile varlığı


Ulvî



*


Hiç neyleyeyin bu dil-i âvâreyi bilmem


Ne vuslata kâdir sana ne fürkata sabır


Nevî



*


Derd-i aşkı gayrıdan sorman ne bilsün çekmeyen


Anı yine âşık-ı nâlâne söylen söylesün


Bâkî



*


Kimsesiz hiç kimse yok her kimsenin var kimsesi
Kimsesiz kaldım yetiş ey kimsesizler kimsesi
Ruşeni



*


Hani ol gül gülerek geldiği demler şimdi


Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz


Mahir



*


Öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim


Vaslına mümkün ola yetürmek saba beni.


Fuzulî


*



Mecnun ile bir mektebi-i aşk içre okuduk


Ben Mushafı hatmettim, o Vel-Leyli'de kaldı.


Fuzulî


Kaynak : rumimevlevidergisi.blogcu.com


 

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]