Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Hz. Abdulkadir Geylani (K.S.)'dan Nasihatler.
Gönderen : Siteden
Tarih : 5.1.2020 23:40:36


.
Hz.Abdülkadir Geylani'den (K.S.) Öğütler

Sabırlı kulların bu dünyada çektiği cefa, Yüce Allah'ın (C.C) gözünden kaçmaz. Siz bir an olsun O'nun uğruna sabır yolunu tutun, yıllarca ecrini alırsınız.

Ömrü boyunca "Kahraman" lakâbıyla gezen, onu bir anlık cesareti sonunda kazanmıştır.

* * * Size gereken, Yüce Yaratanı sevmek ve O'ndan başka kimseden korkmamaktır. Ve bütün işleri O'nun rızasını gözeterek yapmak... Bunlar "Kalp" le olur, dil gürültüsüne getirip söze boğmakla olmaz. Sonra mihenk taşına vurulunca utanırsın. Kuru davaya kimse inanmaz. Halk arasında söylediğin sözleri yalnız kaldığında söylüyor musun? Aynı duyguları tek başına kaldığın zaman da duyman mümkün oluyor mu? İşte bunları yapabiliyorsan mesele yok... Kapı önünde "Tevhid", içeriye girince "Şirk", yakışır mı? Bu, nifak, ikiyüzlülük alametidir, içi bozuk olmanın ta kendisidir. Acırım sana, sözün kötülükten sakınma hakkında, kalbin ise fitne çıkarmaya istekli. Şükrü dilinden bırakmıyorsun, ama kalbin daima itiraz halinde.

* * * Bütün amacın yemek, içmek ve arzularının tatmini olmasın. Bunların hepsi amaç değil Yüce Allah'a (C.C.) ulaşmak için birer araçtır. Bütün hedefin sana en çok gerekli olana ulaşmak olmalı. Sana en gerekli olan ise Yaratanındır. O'nu ara. Her şeyin bir bedeli olur. Dünyaya ahiret, yaratılmışlara ise bedel Yaratan'dır. Dünyayı kalbinden atarsan yerini Hak alır. Yaşadığın günü ömrünün son günü bil, işlerini ona göre ayarla. Bu duygu sana yeter.

* * * "Allah'tan (C.C) başka ilah yoktur." dediğinde bir "dava" peşine düştün demektir. Her davada şahit isterler, şahidi olmayan, davasını kaybeder. Ayrıca bu uğurda gelecek her türlü sıkıntıya göğüs gerip, sabır göstermek de birer şahid sayılır. Bunları yaparken ihlaslı olmak gerekir.

* * * Hiçbir söz amelsiz ve ihlassız kabul edilmez. Kainatın Efendisinin (Allah’ın Selamı Üzerine Olsun) yolu ihlastan ibarettir.

* * * Hak'la çekişme, nefsin için O'nu kötüleme, malın azaldı diye O'nu itham etme, insanlar sana yüz vermiyor diye O'nu suçlama. Suçu kendinde ara. Her işin kendi keyfine uygun olmasını istiyorsun, en büyük hüküm senin mi, O'nun mu? Sen mi fazla biliyorsun yoksa O' mu? Merhametin O'nunkinden fazla mı? Sen ve bütün yaratıklar O'nun kuludur. Her şeyde yalnız O'nun hükmü geçer bunu sakın unutma.

* * * Böbürlenmeyi bırakın, Yüce Allah'a (C.C) karşı büyüklük satmak ta neymiş? Kullara da kibirli davranmayın, haddinizi bilin. Varlığınıza tevazuyu yerleştirin. Önceden ne olduğunuzu düşünün; bir damla su. Sonrası ne olacak, malum...Bir hendeğe yuvarlanacak bir ağırlık. Hali böyle olana büyüklük taslamak yaraşır mı? Hırsa kapılmayın, kötü arzular sizi esir etmesin. Dünyalık adamların kapısını aşındırmayın. Ezilip büzülerek onlardan dünyalık dilenmek size yakışmaz, sabırla doğru yoldan nasibini arasan daha iyi olmaz mı? Ya bir de yaptığın dilenciliğin sonu boşa çıkarsa... Sevgili Peygamberimizin (Allah’ın Selamı Üzerine Olsun) "En büyük belâ, nasibte olmayanı aramaktır." buyruğunu hiç duymadın mı? Nasibte olmayanı kullar hiçbir zaman veremez. Dünya oğullarının buna hiçbir zaman gücü yetmez.

* * * Yazık sana! cehennemlik işleri yaparken cenneti umuyorsun. Geçici şeylerle avunuyor onları seviyor ve senin sanıyorsun. Ama yakında elinden alacaklar. Yaratan hayatı sana emanet olarak verdi, O'nun rızası yolunda yaşamanı emretti. Sen ise kendi isteğin, heveslerinin peşinde hayatını tükettin. Sana verilen zenginlik, makam, sıhhat birer emanettir. Bütün bunları Yaratıcının rızasına uygun yolda kullan.

* * * Başkasında bulunan bir hatayı defetmek istersen nefsinle yapma, imanınla yap. Kötülükleri ancak iman yıkar. Bu durumda Rabb'in sana işlerinde yardımcı olur. O kötülüğü yok etmek için arkadaş olur, O kötülüğü ezer, ortadan kaldırır. Eğer bir kötülüğü nefsin için, halkın seni tanıması için ortadan kaldırmaya niyet edersen rezil olursun. Her işte Hakk'ın rızası aranmalıdır.

* * * Rabbimiz, Alan değil veren ellerin Affedici olduğu için affedilenlerin Hak ile doğan, Hak ile yaşayan, Hak ile ölenlerin Ve sonsuz hayatta yeniden doğanların saffına katılmayı bizlere nasip et... Amin.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]