Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Ken'an Rıfai ve Yirminci Asrın Işığında Müslümanlık kitabından bölümler.
Gönderen : "Neva"
Tarih : 3/13/2020 3:34:34 PM


.



Değerli hocam, öncelikle ellerinizden öpüyorum. Bayramda sesinizi duymak inanılmaz mutluluk verdi bize. İnşallah Rabbim bir gün sizinle görüşmeyi, pamuk ellerinizden öpmeyi kısmet eder.





"Ken'an Rıfai ve Yirminci Asrın Işığında Müslümanlık" adlı kitabı okuyorum. Ken'an Rıfai Hz.leri'nin bazı ifadelerini paylaşmak istiyorum izninizle...





"Mescid ü meyhanede, Kabede, büthanede; Hanede, viranede çağırırım dost, dost."





"Yaşadığım sürece ya bir şey öğrenmeliyim, ya bir şey öğretmeliyim."





"Bildiğinizi kendinize saklamayın, öğretmek cihetiyle kıskanç, öğrenmek cihetiyle ihmalkar olmayın. Bildiğini kendine saklayan kimse beşeriyet için bir ayıp teşkil eder, öğrenin ve öğretin."





"Evlerinizi temizleyin, fakat içinizi de temizleyin."





"Randevularınıza saatinde gidin, zira bu, ahde vefanın küçük fakat ehemmiyetli bir tezahürüdür."





"Biz daima hüsnü zanla mükellefiz."





"Hakikatla mağlup edilmekten üstün bir zevkim yoktur."





"Çocuklar! Ben gıybet ediyor muyum? Ediyorsam siz de edin. Ben yalan söylüyor muyum? Söylüyorsam siz de söyleyin. Ben kalp kırıyor muyum? Kırıyorsam siz de kırın. Ben kin tutuyor, kibrediyor, haset eyliyor muyum? Yapıyorsam size de bol bol izin! Ama beni hocanız bilmişseniz bende olmayan hasletlerin herhangi birinde konuklamak üstünüzdeki manevi hakkımı reddetmek olmaz mı?"





"Daima etrafına iyilik edenin elinden tutmak, düşeni kaldırmak isterim."





"Bendelikte bulduğum zevki efendilikte bulmadım."





"Havada uçmak mucize olsa kargalar da uçuyor; denizde yüzmek mucize olsa balıklar da yüzüyor. Biz iç terbiyemizle meşgul olalım, bir kötü hasleti yok edip yerine bir iyisini getirelim, lazım olan budur."





"Ben bir gayp sırrını öğrenmek için kendi kendime sual sormaya bile utanırım."





"Hıristiyan nedir? Sen onu gayrı mı görüyorsun? Sen İsa'ya da inanıyorsun, Musa'ya da... çünkü başka türlü müslüman olamazsın."





"Hülasa, havf u hüzünden azat olan insanlar Hakk'ı seven yani halka şefkat, merhamet, af, hilim ve sabırla muamele eden ve bunun için de kimseyi incitmeyen ve kimseden incinmeyenlerdir."





"Bütün hikmetlerin başı Allah sevgisidir. Allah sevgisi ise Hakk'ın şu alem içre her biri bir türlü tecellisine mazhar olan mahlukatı sevmekle mümkün olur."





"...insan Allah'a en çok secde ettiği zaman yakındır, tabii secde demek yatıp kalkmak demek değildir, bunu tavuklar da yapar."





"Bir saat kendi yokluğunu düşünmek, bir sene kendi varlığında ibadetten daha üsttür, ibret nazarıyla etrafına bakmak, işte bu da ibadettir."





"Her Müslüman aynı zamanda bir Mecusidir, bir Yahudidir, bir Hıristiyandır... fakat tekamül etmiş bir Mecusi, tekamül etmiş bir Hıristiyan..."





"Bakın, Allah için Rabbülalemindir, diyoruz. Rabbülmüslimin demiyoruz. O'nun yapmadığı ayrımı ben kul olarak nasıl yaparım?"





"Günlük rızkını komşusuyla paylaşmayan bizce ricalden değildir."





"Zenginin zekatı malına fukarayı iştirak ettirmek olduğu gibi fukaranın zekatı da zenginden ümidini ve gözünü kesmektir. İlmin zekatı onu ehline ve talibine vermektir. Evin zekatı gelen misafiri ağırlamak ve itibar etmektir. Sohbetin zekatı dedikodudan uzak olmaktır. Evladın zekatı yetimlere ihsandır. Kuvvetlinin zekatı, zayıflara yardımdır. Nefsin zekatı, kötü ahlakları terk etmektir. Aşkın zekatı, vermek, hep vermektir."





"Allah'ın bir kimseyi, bir fakirin gönlünü almaya muvaffak edişi ne büyük lütuftur. Onun için ben, bana karşı uzanan ihtiyaç elini öpmek isterim."





"Küçücük bir kır çiçeği bana ne güzel şeyler, ne ibret verici fıkralar söylüyor, onunla neler neler konuşuyorum, bilmem sizler de böyle düşünür müsünüz?"





"Her günah, her kabahat affolunur, fakat kul hakkı asla..."





"İslamiyette meskenet asla telif edilemez. Resulullah hayatının en parlak devrinde de söküklerini kendi diker, ayakkaplarını kendi yamardı. Bunun manası ümmetine çalışma yolunda da örnek olmaktır."





"İhtiyat, teslimiyete mani olmaz."





"...Mesela adetleri ele alalım: 1, 2, 3 diyoruz. Fakat aslında iki var mıdır? İki, birin tekerrürüdür. Anlaşılıyor ki kesretin ifadesi olan bütün adetlerin vücudu birin tekerrüründen husule geliyor, yani birden başka adet yoktur. Hep vahdet-i vücut..."





Kenan Rıfai Hz.


Aziz Ruhlarına Fatihalarla.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]