"Bir gün Şaziye Anne (Merhum Şaziye İzdaş Hanımefendi) on beş günlüğüne köyüne gitmek için Ankara'daki evinden ayrılır. Durakta otobüs beklemek için oturur. Bakar yanda bir ana kız da oturuyorlar ve çok sıkıntılı bir halleri var. Şaziye Anne merak eder, sorar:
O hanım der ki, "Biz buraya çok uzaktan geldik, kızımın tedavisi başlayacak. Doktorlar bir süre burada kalmanız lazım yoksa tedavi olmaz, diyor. Ama bizim ne kalacak yerimiz var ne de tanıdık bir kimsemiz. Paramız da az kaldı. Kara kara düşünüyoruz.
Bunun üzerine Şaziye Anne hiç tereddüt etmeden:
-Al kardeşim der, benim evin anahtarları. Ben 15 gün yokum. Evde kızınla kendi eviniz gibi oturun, dolapta yiyecekler var, yeyin için, tedavinize gidin gelin. Rahatınıza bakın.
Ve tedavi süreci bitene kadar onları evinde misafir eder...
Değerli Dostlar, onlar böyle gani gönüllerle Hak aşıkları arasına katıldılar. Allah bizleri de onlara layık evlatlardan eylesin inşallah.
Aziz Ruhlarına Fatihalarla.