Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Çocukluk hatıralarından.1.
Gönderen : Sabri Babadan Hatıra
Tarih : 23.6.2020 12:42:44


.
SABRİ BABA'DAN ÇOCUKLUK HATIRALARI
Dört yaşında idim. Dondurmacı amca geçerdi mahalleden. Bir yanda vişneli, bir yanda kaymaklı dondurma satardı. Parmağını havaya kaldırarak, “Kurtlu vişneeem!” diye bağırırdı. Mahalleli koşar, kap kap alırdı dondurmadan. Çok merak ettim. “Amca, herkes malını över, sen kötülüyorsun” diye sordum.
“Oğlum, sen anlamazsın. Bu insanlar ters, malımı översem, gelip almazlar. Ben onları tanıyorum. Onun için böyle söylüyorum” dedi. Çocukken hep bunu düşünürdüm.
***
Hiç unutmadığım çocukluk hatıralarımdan birisi de şu: Pazartesi günleri “Bin Bir Roman” isimli bir çocuk dergisi çıkardı. Beş altı yaşlarındaydım. “Mandrake” vardı. Bayılırdım ona. Bir tercüme hikâye okumuştum o dergide. Kahramanın adı “El Kel Mona” idi. Amcam da çok sevmişti, o hikâyeyi tekrar tekrar okuturdu bana. Anneme bir gün o hikâyeden bahsediyordum. Tabii sık sık kahramanın ismi geçiyor. El Kel Mona diye. Babaannem o sözü duymuş, çok gücenmiş. (Ermenek ağzı ile kel, kötü demek; Mona, babaanne demek.) “Ne dii kel olacağmışıııım!” diye alınganlık gösterdi. Hiç babaannemin böyle isyan ettiğini görmemiştim. Günlerce annemle güldük. Hâlâ aklıma geldikçe babaannemin o tatlı isyanına gülerim.
***
Yedi yaşındayım. Kese kâğıdı yapar satar, harçlığımı çıkartırdım. Okul ihtiyaçlarımı karşılar, mahalledeki arkadaşlarımı Osman Nuri’ye götürür, dondurmalı tavukgöğsü ısmarlardım.
Bir tatil günü, hasır şapkamı taktım. (Epeyce eskimiş bir hasır şapkam vardı.) Kese kâğıtlarını sepete doldurdum. Satışa çıktım. Bir amca, “Senin şapkan ne biçim öyle, hiç meymenet yok. Ben senden kese kâğıdı almıycam” dedi. Ben güldüm. “Ya, ne gülüyorsun, başkası olsa kızar.” dedi. “Yaa amca, öyle tatlı söylediniz ki, niye kızayım.” dedim. Amca, yanındaki adama döndü, “Bu çocuk büyük adam olacak.” dedi ve bütün kese kâğıtlarını satın aldı.
***
İlkokul birinci sınıftayım. İlk defa beslenme programı çıktı. Herkes okula beslenme getirecek dediler. Ertesi gün hocamız, “Herkes beslenmesini çıkarsın.” dedi. Ben babaannemin yaptığı nar gibi kızarmış, ıspanaklı böreğimi çıkardım. Hoca böreklere gözünü dikti. Bir aşağı, bir yukarı gitti geldi. Biz de komut bekliyoruz yemeğe başlamak için. Birden bir hamle yaptı, börekleri kaptı. “Sen her gün yiyorsun nasıl olsa, bunu ben yiycem.” dedi aldı, nar gibi kızarmış börekleri afiyetle yedi. Akşam eve gidince babaanneme anlattım. Babaannem o kadar sevindi ki, yaptığı börek beğenildi diye pek memnun oldu. O günden sonra her börek yaptıkça, hocama da yollardı.
Sabri Tandoğan Efendi Hz.
Aziz Ruhları Şad Olsun.

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]